Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yaşam Kalitesi

Beyoğlu Haber 24 - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Menopozda en sık yapılan 6 hata! Haber

Menopozda en sık yapılan 6 hata!

Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak ‘doğal’” olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Kadınların en sık yaptıkları hata, yaşam kalitelerini düşüren şikayetlere yalnızca katlanmak değil, bazı ciddi hastalıkların ilk sinyali olabilecek belirtileri ‘nasıl olsa menopozdandır’ diyerek geçiştirmeleri oluyor. Bu normalleşme algısı, kemik erimesinden kalp-damar hastalıkları ve jinekolojik kanserlere dek pek çok tehlikenin sessizce ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor” diyor. Kadın hastalıkları ve menopoz dönemine yönelik toplumumuzda farkındalığın yeterli seviyede olmadığını belirten Dr. Ağca, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, menopozda en sık yapılan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. ‘Menopozda olur’ diyerek şikayetlere katlanmak Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk veya cinsel ilişkide ağrı menopoz döneminde sık görülebilir. Ancak bir belirtinin sık görülmesi, tedavi edilmeden yaşanması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen yakınmaların değerlendirilmesi gerekir. Üstelik her şikayeti menopoza bağlamak da doğru değildir; tiroit hastalıklarından anemiye, uyku bozukluklarından metabolik sorunlara kadar farklı nedenler benzer belirtilere yol açabilir. “Menopozdasın, bunlar normal” şeklinde bir yaklaşım ciddi sonuçlara yol açabilir. Hormon tedavisinden kulaktan dolma bilgilerle korkmak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Hormon tedavisini herkes için aynı ve tehlikeli sanmak en büyük yanlışlardan biridir. Günümüzde tedavi tamamen kişiye özel planlanıyor; kadının yaşı, sağlık geçmişi ve riskleri dikkate alınıyor. Uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavi, kemik erimesinden sıcak basmalarına dek hayat kalitesini baştan aşağı değiştirebiliyor. Bugün artık ‘hormon iyi mi, kötü mü?’ sorusunu değil, ‘hangi kadına, hangi dozda ve nasıl bir tedavi verilmelidir?’ sorusunu konuşmalıyız” diyor. Menopozda kalp ve kemik sağlığını ihmal etmek Menopoz döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de; bu süreci sadece sıcak basmasından ibaret sanıp, kemik kaybı ve kalp-damar hastalıkları açısından risklerin arttığı bir dönem olduğunu dikkate almamak. Bir kadının sıcak basması olmaması, menopozun sağlığı üzerindeki diğer etkilerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmiyor. Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir; kilo ve bel çevresinde yağlanma, kan yağlarında yükseliş, insülin duyarlılığı ve kardiyovasküler risk faktörleri değişebilir. Bu nedenle menopoz kontrolü yalnızca hormon tetkiki yapılan bir muayene olmamalıdır. Özellikle aile öyküsü, sigara kullanımı ve bireysel kardiyovasküler riskler mutlaka değerlendirilmelidir. Sadece kiloya odaklanıp kaslarını unutmak Menopozda hormonların değişmesiyle karın yağlanması artarken, kas kütlesi ve gücü hızla erir. Bu dönemde bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili diyetler, tartıda kilo verdirse de kas kaybını hızlandırır. Sadece zayıflamaya değil; düzenli egzersiz, fiziksel aktiviteler, direnç egzersizleri ve yeterli proteinle kas gücünü korumaya odaklanılmalıdır. 50’li yaşlardan sonra yalnızca daha zayıf olmayı değil; daha güçlü olmayı hedeflemek gerekir. Kas, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir. Uyku sorununu sadece menopoza bağlamak Menopoz döneminde uyku sorunları oldukça sık görülür. Gece terlemeleri uykuyu bölebilir; ancak bu dönemde her uyku sorununun nedeni hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte açık havada geçirilen sürenin ve fiziksel aktivitenin azalması da uyku düzenini ve genel iyilik halini etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, gün ışığından yararlanmak, fiziksel aktivitelerde bulunmak ve özellikle akşama doğru kafeini azaltmak önemlidir. Alkol de uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünmesine rağmen gece uykusunun kalitesini bozabilir. Ayrıca menopoz döneminde alkol tüketimi meme kanserine de zemin hazırlayabilir. ‘Yaşım geldi, artık böyle’ diyerek yaşam konforunu ihmal etmek Dr. Jale Dal Ağca “Menopozun en fazla gözden kaçan alanlarından biri; östrojen azalmasına bağlı gelişen kuruluk, hassasiyet ve idrar yolları yakınmalarıdır. Bu sorunlar kadınların özel ilişkilerinde yaşadığı konfor kayıpları ve ağrılı süreçlerle birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Ancak pek çok kadın, mahremiyet çekinceleri nedeniyle hekimden sakladığı için sorunlar daha da büyümektedir. Oysa lokal ve kişiye özel tedavilerle bu tabloyu düzeltmek mümkündür. Unutmayın; kadının yaşam kalitesi ve özel hayatındaki konforu yaşla birlikte sona ermez. Yaşanan bu sıkıntılar ‘yaşım geldi, artık böyle’ denilerek kabullenilmemeli, mutlaka hekime danışılmalıdır.”

Kayseri Melikgazi'den yeni sosyal tesis atağı Haber

Kayseri Melikgazi'den yeni sosyal tesis atağı

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde hayata geçirdiği birçok sosyal tesis projesi ile toplumun her kesimine hitap ettiklerini söyleyen Başkan Mustafa Palancıoğlu, "İldem Cumhuriyet Mahallesi’nde toplam 2300 metrekare alanda çok güzel ve içeriği dolu dolu olan bir sosyal tesisi hayata geçiriyoruz. İldem nüfusu oldukça yoğun kalabalık bir bölge. Sosyal tesislerimiz hemşehrilerimizin buluşma noktası gibi işlev görüyor. Yaptığımız nitelikli projelerimiz ile Melikgazi'de sosyal hayat canlanmaya, yaşam kalitesi yükselmeye devam ediyor. Bu tesisimizin tamamlanmasından sonra özellikle gençlerimiz ve hanım kardeşlerimiz bu tesisimizi yoğun bir şekilde kullanacaklar. Düzenlediğimiz kurslar, spor aktiviteleri, kültürel etkinlikler ve toplantılar sayesinde vatandaşlarımız hem kendilerini geliştirme fırsatı bulacak hem de sosyal çevre edinecek. Zemin kat ve 1. kat olarak yapacağımız sosyal tesisimizde özellikle spor, sağlıklı yaşam ve eğitim atölyeleri olacak. Sosyal, kültürel ve spor kompleksi olarak işlev yükleyeceğimiz tesisimizin zemin katında spor ve sağlıklı yaşam merkezi, 1. katında ise 7 adet atölyelerin bulunduğu eğitim ve sanat atölyeleri yer alacak. İldem'e ve ilçemize hayırlı olsun. İnşallah yeni sosyal tesis projelerimizle ilçemizin farklı noktalarında bu hizmetleri yaygınlaştırmaya ve herkes için erişilebilir olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor Haber

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor

Dünya genelinde 64 milyon kişiyi etkileyen kalp yetersizliği, Türkiye’de 2016-2022 arasında 2,7 milyondan fazla kişiye tanı konulan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı, tedaviye uyum ve düzenli takibin kritik olduğunu belirtiyor. Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen “Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası” kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti. Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD’de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24’e yükseldi. Türkiye’de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6’sında yeni vakalar ortaya çıkıyor. Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor” dedi. AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, “Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor” ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.

Miyomlarda Modern Cerrahi Dönemi Haber

Miyomlarda Modern Cerrahi Dönemi

Miyom Nedir, Kimlerde Görülür? Miyomlar, rahim kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu kitlelerdir. Özellikle 30-50 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Hormonal faktörler, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı miyom oluşumunda etkili olabilir. En sık görülen belirtiler şunlardır: Yoğun ve uzun süren adet kanamalarıKasık ve bel ağrısıSık idrara çıkmaKarında şişkinlikKısırlık (infertilite) Miyom Tedavisinde Her Hastaya Özel Yaklaşım Uzmanlar, miyom tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguluyor. Her miyom ameliyat gerektirmez. Şikâyet oluşturmayan küçük miyomlar düzenli takip edilebilirken, belirti veren veya büyüyen miyomlar için tedavi şarttır. Prof. Dr. Hanifi Şahin, tedavi planlamasında şu kriterlerin belirleyici olduğunu ifade ediyor: Miyomun boyutu ve sayısıYerleşim yeriHastanın yaşıGebelik planı Miyom Cerrahisi: Hangi Yöntemler Uygulanıyor? 1. Kapalı (Laparoskopik) Miyom Ameliyatı Minimal invaziv yöntemler arasında yer alan laparoskopik cerrahi, küçük kesilerle gerçekleştirilir. Hastalar daha hızlı iyileşir ve günlük hayata kısa sürede dönebilir. 2. Histeroskopik Miyom Ameliyatı Rahim içine doğru büyüyen miyomlarda tercih edilir. Vajinal yoldan girilerek yapılan bu yöntemde kesi yapılmaz. 3. Açık (Abdominal) Miyom Ameliyatı Çok büyük veya çok sayıda miyomlarda uygulanabilir. Daha geniş cerrahi alan gerektiğinde tercih edilir. 4. Rahim Koruyucu Cerrahi (Myomektomi) Gebelik planlayan hastalarda rahmin korunması esastır. Sadece miyomlar çıkarılır, rahim yerinde bırakılır. 5. Histerektomi (Rahim Alınması) Doğum planı olmayan ve ileri derecede miyomu bulunan hastalarda kalıcı çözüm olarak uygulanabilir. Ameliyat Dışı Tedavi Seçenekleri Var mı? Cerrahi dışı yöntemler de bazı hastalar için alternatif oluşturabilir: Hormon tedavileriMiyom küçültücü ilaçlarGirişimsel radyoloji yöntemleri (embolizasyon) Ancak bu yöntemler her hasta için uygun olmayabilir ve mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. Miyom Ameliyatı Sonrası Süreç Ameliyat sonrası süreç uygulanan yönteme göre değişir. Kapalı ameliyatlarda hastalar genellikle birkaç gün içinde normal yaşamına dönebilirken, açık ameliyatlarda bu süre biraz daha uzayabilir. Dikkat edilmesi gerekenler: Doktor kontrollerinin aksatılmamasıAğır kaldırmaktan kaçınılmasıİyileşme sürecine uygun yaşam tarzı Erken Tanı Hayat Kalitesini Artırıyor Miyomlar çoğu zaman rutin jinekolojik muayene sırasında tespit edilir. Bu nedenle düzenli kontroller büyük önem taşır. Erken teşhis edilen miyomlar, daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir. Uzmanından Önemli Uyarı Prof. Dr. Hanifi Şahin, kadınların özellikle adet düzensizliği ve şiddetli ağrı gibi şikâyetleri ciddiye alması gerektiğini belirterek şu uyarıda bulunuyor: “Her miyom ameliyat gerektirmez ancak ihmal edilen miyomlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve doğru zamanda müdahale büyük önem taşır.” Sonuç: Doğru Tanı, Doğru Tedavi Miyom cerrahisi, günümüzde gelişmiş teknikler sayesinde hastaya özel planlanabilen ve yüksek başarı oranına sahip bir tedavi süreci sunuyor. Uzman hekim değerlendirmesiyle doğru yöntem seçildiğinde hem yaşam kalitesi artıyor hem de gereksiz cerrahi işlemlerin önüne geçilebiliyor. Beyoğlu Haber 24 olarak sağlık alanındaki güncel gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Bursa iş dünyası 23. Kalite ve Başarı Sempozyumu’nda buluştu Haber

Bursa iş dünyası 23. Kalite ve Başarı Sempozyumu’nda buluştu

KalDer Bursa ve BUSİAD iş birliğinde düzenlenen 23. Kalite ve Başarı Sempozyumu, "Kırılma Noktası" temasıyla Almira Otel’de yapıldı. Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, Recai Çakır ve Murathan Mungan'ın konuşmacı olduğu etkinlikte iş dünyası bir araya geldi. Bursa’da 2003 yılından bugüne her yıl iş dünyasını buluşturan KalDer Bursa ve BUSİAD iş birliğinde düzenlenen Kalite ve Başarı Sempozyumu’nun 23. sü “Kırılma Noktası” teması ile Almira Otel’de; iş dünyası, kent protokolü, üniversite ve STK temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşti. Sempozyum; KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez, BUSİAD Yönetim Kurulu Tuncer Hatunoğlu, KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Konak ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın açılış konuşmaları ile başladı. Alanında uzman konuşmacıların katılımı ile düzenlenen sempozyum oturumları; bilgi ve tecrübenin paylaşıldığı zengin içeriklerle tamamlandı. Program kapsamında üç ayrı özel oturumda alanında uzman konuşmacılar yer alarak bilgi ve deneyimlerini paylaştılar. Tarihçi, Yazar, Araştırmacı, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan ‘Cumhuriyet’i Anlamak' oturumunda, İş insanı, Yazar, Motivasyon Konuşmacısı Recai Çakır ‘Uyum’ oturumunda, Şair, Yazar Murathan Mungan 'Yaşam Kalitesi' oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. İş dünyasını buluşturan Sempozyum süresince 23. Kalite ve Başarı Fuarı’nda stant açan firmalar da ürün ve hizmetlerini katılımcılara sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.