Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Vakıflar Genel Müdürlüğü

Beyoğlu Haber - Vakıflar Genel Müdürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vakıflar Genel Müdürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LÖSEV'in gururu taçlandı... LÖSEV’e Vakıflar'dan 'risksiz' değerlendirmesi Haber

LÖSEV'in gururu taçlandı... LÖSEV’e Vakıflar'dan 'risksiz' değerlendirmesi

Raporda vakfın faaliyetlerinin amaçlarıyla uyumlu yürütüldüğü, kaynakların ağırlıklı olarak hasta ve hasta yakınlarına yönelik çalışmalarda kullanıldığı ve MASAK rehberine göre yapılan değerlendirmede LÖSEV’in “risksiz” olarak değerlendirildiği bildirildi. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişlerince gerçekleştirilen kapsamlı denetimin sonuçlarını açıkladı. Vakfın açıklamasına göre, 2024 yılı faaliyetlerine ilişkin sonuç raporunda, LÖSEV’in çalışmalarının vakıf senedinde belirlenen amaç ve hedeflerle uyumlu şekilde yürütüldüğü tespit edildi. Raporda, elde edilen gelirlerin başta lösemili çocuklar ve kanser hastaları olmak üzere hasta ve hasta yakınlarının sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanıldığı belirtildi. “KAYNAKLAR AĞIRLIKLI OLARAK AMACA YÖNELİK KULLANILDI” Denetim raporunda, LÖSEV’in yönetim ve idame giderlerinin toplam giderler içerisinde düşük bir orana sahip olmasının, vakıf kaynaklarının ağırlıklı olarak amaca yönelik faaliyetlere tahsis edildiğini gösterdiği ifade edildi. Raporda ayrıca vakfın şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, sağlık, eğitim ve sosyal destek alanlarında ulusal ve uluslararası iş birlikleri geliştirerek toplumsal faydayı artırdığı değerlendirmesine yer verildi. MASAK DEĞERLENDİRMESİNDE “RİSKSİZ” LÖSEV açıklamasında, denetim kapsamında MASAK tarafından hazırlanan rehber doğrultusunda da değerlendirme yapıldığı bildirildi. Buna göre vakfın hastalara ve ailelerine yönelik ayni ve nakdi yardımları, tedavi destekleri, taze et temini, rehabilitasyon ve moral etkinlikleri açısından “RİSKSİZ” olarak değerlendirildiği, rehbere aykırı herhangi bir unsura rastlanmadığı aktarıldı. “BAĞIŞLANAN HER KURUŞU EMANETİMİZ SAYIYORUZ” LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Pediatrik Hematolog-Onkolog Dr. Üstün Ezer, açıklamasında vakfa yapılan bağışların lösemi ve kanser hastalarına ulaştırıldığını belirterek, vakfın tedavi başarısını artırma hedefinin sürdüğünü ifade etti. Dr. Ezer, LÖSEV olarak lösemili çocukların tedavi başarısını yüzde 20’lerden yüzde 94 seviyesine çıkardıklarını, hedeflerinin ise yüzde 100 olduğunu belirtti. Elde edilen denetim sonuçlarının vakfın çalışmalarına yönelik güveni daha da güçlendirdiğini vurgulayan Dr. Ezer, yeni projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini kaydetti. Dr. Üstün Ezer, “Kendimize güveniyoruz, hesap veriyoruz” mesajı verirken, LÖSEV’in ilk günkü heyecanla yeni ve çağdaş projeler üretmeye devam edeceğini, vakfın uzun vadeli geleceğini planladığını ifade etti. Öte yandan LÖSEV, açıklamasında yalnızca tıbbi tedavi değil, hastaların eğitim, barınma, beslenme ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını da sıraladı. Lösante Yetişkin ve Çocuk Hastanesi’nde lösemili ve kanserli çocuklara tedavi sürecinde çeşitli sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu belirtilirken, Ankara LÖSEV Doğal Yaşam Köyü’nde hastaların tedavi aralarında ücretsiz konaklama imkanından yararlandığı ifade edildi. LÖSEV’in eğitim faaliyetleri kapsamında ise anaokulundan liseye kadar eğitim veren LSV Eğitim Kurumları, tedavi gören çocukların eğitim hayatlarının kesintiye uğramaması amacıyla faaliyet gösteren Canım Kardeşim Ders Evleri ve Bursa Köy Enstitüsü öne çıkarıldı. Vakfın sosyal destek programlarında ise ihtiyaç sahibi hastalara gıda, et, giysi, beyaz eşya, oyuncak ve kırtasiye gibi yardımlar ulaştırıldığı kaydedildi. LÖSEV ayrıca anne uğraş, tedavi ve moral atölyeleri ile Bodrum Tatil Köyü gibi çalışmalarla hastalar ve ailelerine yönelik sosyal destek faaliyetleri yürüttüğünü bildirdi.

İzmir'de gece nöbetine devam... CHP'li Tanal pense ile plastik kelepçeleri kesti! Haber

İzmir'de gece nöbetine devam... CHP'li Tanal pense ile plastik kelepçeleri kesti!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’na yönelik el koyma girişimine karşı başlatılan nöbet, perşembe gecesi de sürdü. Başkan Dr. Cemil Tugay öncülüğünde bir araya gelen yurttaşlar, türkülerle dayanışmayı büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da mücadeleye katıldı. Tanal, pense ile binayı çevreleyen polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti. Meslek Fabrikası nöbeti, perşembe gecesi de sürdü. Sabah saatlerine kadar Meslek Fabrikası önünde nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın ile ilçe belediye başkanları da eşlik etti. Tepecik Müzisyenler Derneği üyeleri ise nöbete seslendirdikleri şarkılarla destek verdi. Soğuk havaya rağmen alandan ayrılmayan katılımcılar, omuz omuza vererek direnişi büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da nöbete destek verdi. Tanal, penseyle polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti. Türkiye sınırlarının bu şekilde korunmadığını ifade ederek uygulamaya tepki gösteren Tanal, polis yetkilileri ile görüşme talebinde bulundu. “KAMU KURUMU POLİS TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ” CHP'nin Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Meslek Fabrikası önünde yaptığı açıklamada, “Türkiye'nin sınırlarında böyle tedbirler yok. Bir sürü bariyerle kapatılmış. Sınırlarımız böyle korunmuyor” dedi. Meslek Fabrikası'nın bir eğitim kurumu olduğunu vurgulayan Mahmut Tanal, “Kur’an’ın ilk ayeti ‘oku’.. Niye oku? İnsanları cehaletten kurtarmak için. Anayasaya göre kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Burada insanların bir meslek edinmesi için, işsiz kalmaması ve çalışabilmesi için meslek kursları veriliyor. Kurs verilmesi maalesef engellenmeye çalışılıyor” diye konuştu. “BURAYA MÜDAHALE EDEMEZSİN” 40 yıllık avukat olduğunu anımsatarak tahliye prosedürünün şartlarına değinen Mahmut Tanal, “İki türlü tahliye var. Birincisi sulh hukuk mahkemelerinde karar alınır. Bir diğeri de 3091 yasa uyarınca yapılır. Bu yasa diyor ki 'Bir kişi sizin mülkünüzü işgal etmiş ise 15 gün içerisinde kaymakamlığa müracaat edersin. Onu tahliye edersin.' Ancak eğer o mülkle ilgili davalar açılmış ise orasını tahliye edemezsin. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kaymakamlığın işleminin iptali için dava açmış. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne dava açmış. İdari mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tekrar itiraz edilmiş. 3091 sayılı yasanın 14'üncü maddesi diyor ki, 'Burada dava açılmışsa, kaymakam olarak senin görevin bitti. Buraya müdahale edemezsin.' Ne yapması lazım? Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tahliye davası açacak. Tahliye kararını alacak. İcra memuruyla birlikte gelip anahtarı isteyecek.” diye konuştu. MAHMUT TANAL'DAN BAKANLARA ÇAĞRI Yapılanın bir gasp olduğunu vurgulayan Tanal, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Geliyor zorla 'Ben içeri girdim, seni almıyorum' diyor. Bu örnek kötü bir örnek. O zaman tüm mal sahipleri ansızın gidecekler, kiracının evinin anahtarını çıkaracaklar, ‘Hadi kardeşim sen buraya giremezsin’ diyecekler. Şu anda devletin, emniyetin, kaymakamın yaptığı bu. İçeride belediyenin 300 milyona yakın malzemesi var. Hukuk devletini ihlal ediyorlar. Kanunsuz emir. Bu kanunsuz emri yerine getiren de suç işliyor. Onun için buradan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sesleniyoruz. Bu kararları bir daha gözden geçirsinler. Bu hukuka aykırıdır. Lütfen bu hukuka aykırı işlemden vazgeçsinler. Belediyeye ait olan bu taşınmazı teslim etsinler ve burada kursiyer olan öğrenciler kursuna, eğitimlerine devam etsinler.” Tanal, uygulamanın düşmanlar tarafından dahi yapılamayacağını belirterek, "Bu despotluktur, otoriterliktir. Aynı şekilde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyoruz. Tahliye hükümleri böyle zorbayla uygulanmaz. Bu bir zorbalıktır” dedi. Tanal ayrıca, hukuksuz uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, sonuç alamadıkları takdirde İzmir Valiliği ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşeceklerini de açıkladı.

Meslek Fabrikası’nın kalbi durdu, eğitimler yarıda kaldı! Haber

Meslek Fabrikası’nın kalbi durdu, eğitimler yarıda kaldı!

Özellikle gençlere ve kadınlara yönelik mesleki ve teknik eğitimler veren Meslek Fabrikası’nın Halkapınar’daki kurs merkezi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün el koyma girişimlerinin ardından polis ablukasına alındı. “İş, aş, umut üreten fabrika” sloganıyla her yaştan insana meslek öğretip istihdam olanağı sağlayan binayla birlikte binlerce kişinin gelecek umutlarına da kilit vuruldu. Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait tarihi yapıda devam eden farklı branşlarda onlarca kurs eğitimleri ise tahliye süreci nedeniyle yarıda kaldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, İzmirlilerin hayatını dönüştüren mesleki ve teknik eğitimlerini 29 farklı kurs merkezine yaysa da Halkapınar’da yer alan tarihi binadaki kurs merkezi, Meslek Fabrikası modelinin beyni konumunda. Çok sayıda kursun düzenlendiği, idari yapının organize edildiği, farklı daire başkanlıklarına ait 3. Yaş Üniversitesi gibi projelerin gerçekleştirildiği bina, bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün el koyma girişimiyle karşı karşıya. İzmir’in tarihine tanıklık etmesinin yanında İzmirlilerin yaşamının dönüşmesinde güçlü bir destek sunan yapı, polis ablukasına alınarak giriş çıkışlara kapatıldı. 2016’dan bu yana 531 kurstan 13 bin 149 kursiyerin mezuniyet belgesi aldığı binada, Dijital Gençlik Merkezi de kuruldu, bu merkezde 2025 yılının şubat ayından bu yana 385 gence dijital yetkinlikler kazandırıldı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde yer alan İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla da 37 bin 44 kişi açık iş ilanı bulunan firmalara yönlendirildi. Bu kapsamda 2 bin 763 kişi hayata yeni bir başlangıç yaptı. Yaşanan gelişmelerin ardından Meslek Fabrikası Halkapınar Kurs Merkezi’nde verilen onlarca kurs geçici olarak duraksadı. Tıpkı Meslek Fabrikası kurslarının erişilebilir hale getirilmesi amacıyla yeni başlatılan sağır ve işitme engelli yurttaşlara yönelik Hazır Giyim Makinelerinde Gelişme ve Uyum Eğitimleri kursu gibi. Geçen hafta ders başı yapılan eğitim programı kesintiye uğradı. Geriye ise meslek edinmek için dikiş makinelerinin başına geçen sağır ve işitme engelli kadınların heyecanını yansıtan fotoğraflar kaldı. HAYALLER YARIM KALDI Hazır giyim makinelerinde gelişme ve uyum eğitimlerinde, kursiyerler dikiş makinesi kullanımına dair kapsamlı bir eğitimden geçecekti. Sağır ve işitme engelli kursiyerler, mezuniyet sertifikalarını aldıktan sonra iş gücüne dahil olma hayalleri kuruyordu. Kurs boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görevli işaret dili tercümanları da kursiyer ve eğitmen arasındaki diyaloğu sağlıyordu. Kurs hakkında bilgi veren El Sanatları Teknolojisi Eğitmeni Özlem Uçak, “Sağır ve işitme engellilere yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından gelen talepler doğrultusunda kursiyerlerimize dikiş makinesi kullanımını öğretiyoruz. Yaklaşık iki ay sürecek kursumuz başladı. Bu sayede Meslek Fabrikası kurslarımız erişilebilir hale geliyor. Bundan çok mutluyuz. Kursiyerlerimiz mezun olduğunda dikiş makinelerini çok rahat kullanabilecek. Meslek Fabrikası’nın amacı insanları meslek sahibi yapmak ve istihdam edilebilir duruma getirmek. Engelli bireylere yönelik kurslar ise çok daha önemli. Aldıkları sertifikalarla istihdam edilmek üzere başvuru yapabilecekler” demişti. “İSTİHDAM EDİLMEK İSTİYORUM” DEMİŞLERDİ Kursa katılan 49 yaşındaki Aysel Akbalık “Derneğimiz aracılığı ile kurstan haberim oldu ve katılmak istedim. Daha önce 22 yıl bu işi yaptım ama sertifikam yoktu. Bu işe sertifikalı bir şekilde devam etmek istiyorum. Unuttuğum bilgileri tazelemek istiyorum. Bu kurslar hem işe yerleşmemiz hem meslek sahibi olmamız açısından çok önemli” derken, 59 yaşındaki Aysun Saygın ise “Daha önce bu alanda hiç çalışmadım. Annem dikişe çok meraklıydı. Ben de hep onu izlerdim. Dikiş öğrenmek için kursa başladım. Daha önce Meslek Fabrikası’nın farklı kurslarına geldim. Bu kurs sonucunda da istihdam edilmek isterim” diye konuşmuştu. Meslek Fabrikası modelinin kalbi konumundaki Halkapınar Kurs Merkezi’nin tahliye edilmesi sadece bir binanın boşaltılması değil, yılların emeğiyle kurulan bir sistemin de yıkılması anlamına geliyor. İçeride bulunan dikiş makineleri, bilgisayarlar ve diğer eğitim materyali kilit altında tutuluyor. Organizasyonun yürütüldüğü ana binanın yıllar içinde büyük çaba ve maliyetle kurulan altyapı sistemlerinin devre dışı kalması kamu kaynaklarının heba edilmesi olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.