Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tübi̇tak

Beyoğlu Haber - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir depreminden ilham aldı, dünyanın en parlak 100 öğrencisinden biri oldu... Türk gencinden büyük başarı Haber

İzmir depreminden ilham aldı, dünyanın en parlak 100 öğrencisinden biri oldu... Türk gencinden büyük başarı

18 yaşındaki genç girişimci, Oxford’daki zirvenin ardından bilgisayar mühendisliği eğitimi için ABD’deki University of California, Berkeley’ye gitmeye hazırlanıyor. 2020 İzmir depreminde yaşadığı korkuyu bir teknoloji projesine dönüştüren Mert Özkardeş’in hikâyesi, uluslararası bir başarıyla taçlandı. Henüz 16 yaşındayken deprem güvenliği üzerine geliştirdiği projeyle dikkat çeken Özkardeş, gençlere yönelik uluslararası Rise programında dünyanın en parlak 100 öğrencisi arasına girdi. İzmir’de 2008 yılında dünyaya gelen Özkardeş, çocukluk ve gençlik yıllarını İzmir, Van ve Boston’da geçirdi. Ailesinin desteğiyle eğitim hayatını sürdüren genç, deprem güvenliği alanındaki çalışmasının temelini ise 2020’de yaşadığı sarsıcı deneyim üzerine attı. “KEŞKE DEPREM OLDUĞUNDA BİZE HABER VEREN BİR SİSTEM OLSA” 2020 İzmir depremi sırasında evde yalnız olan Özkardeş, kuşunu da yanına alarak merdivenlerden aşağı indi. Deprem sona ermesine rağmen yaşadığı korkunun etkisi uzun süre devam etti. Bu deneyim, genç girişimcinin zihninde tek bir fikir oluşturdu: “Keşke deprem olduğunda bize haber veren bir sistem olsa.” LGS hazırlığı nedeniyle o dönemde projesine yoğunlaşamayan Özkardeş, fikrini not ederek bir kenara bıraktı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri ise Özkardeş için yeni bir dönüm noktası oldu. Yardım çalışmalarına katılan genç, deprem bölgesindeki durumu jeoloji mühendisi amcasıyla konuştu. Amcasının, “İnsanlar ölüyor, hiçbir şey yapamıyoruz” sözleri Özkardeş’i derinden etkiledi. Bu süreçte 2020 yılında not aldığı proje fikrini yeniden gündemine alan genç, deprem sırasında uyarı vermenin ötesine geçen bir sistem geliştirmeye karar verdi. Projenin temelinde, pahalı ivmeölçerler yerine akıllı telefonların sensörlerinden yararlanılması fikri yer aldı. Böylece telefonlardan elde edilen sarsıntı verileriyle hem kullanıcıların deprem sırasında uyarılması hem de yapıların risklerine ilişkin veri oluşturulması hedeflendi. YAPAY ZEKÂYLA “GÜVENLİ ODA” MODELİ Özkardeş, projesini zamanla yalnızca deprem uyarı sistemi olmaktan çıkararak daha kapsamlı bir güvenlik modeline dönüştürdü. Yapay zekâ desteğiyle ev ve odalardaki eşyaların deprem sırasında daha güvenli olacak şekilde konumlandırılmasını sağlayan bir sistem geliştirdi. Tasarımın kullanıcıların estetik beklentilerini de karşılaması için güvenlik ve görselliği bir araya getiren bir yapay zekâ modeli üzerinde çalıştı. Proje; deprem uyarısı, yapısal risk analizi ve güvenli oda düzenlemesi gibi farklı bileşenleri bir araya getirdi. TÜBİTAK’TAN RİSE PROGRAMINA UZANAN YOL Özkardeş, birkaç arkadaşını da projeye dahil ederek çalışmasını TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na sundu. Projenin bölge sergisine davet edilmemesi ise genç girişimcinin çalışmalarını bırakmasına neden olmadı. Aynı projeyle, gençlerin toplumsal sorunlara yönelik çalışmalarını destekleyen uluslararası Rise programına başvurdu. Başvuru sürecinin son günlerinde ise yoğun bir çalışma temposu yaşadı. 16 Ocak’ta aldığı olumsuz geri bildirimin ardından hem Rise hem de TÜBİTAK başvurularının son günü olan 17 Ocak’a kadar dosyalarını yeniden hazırladı. Aylar süren değerlendirme sürecinin ardından 16 Nisan’da Rise’ın 500 finalistinden biri olduğunu öğrendi. 17 Eylül 2024’te açıklanan sonuçlarda ise dünyanın en parlak 100 öğrencisinden biri seçildi. OXFORD’UN ARDINDAN HEDEF BERKELEY Başarısının ardından burs kazanan Özkardeş, Oxford Üniversitesinde düzenlenen iki haftalık zirveye katıldı. Farklı ülkelerden genç girişimcilerle bir araya gelen Özkardeş, burada insan hakları üzerine bir konuşma yaptı ve toplumsal sorunlara yönelik çözüm fikirleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Şimdi ise genç girişimcinin önünde yeni bir eğitim dönemi bulunuyor. Özkardeş, bilgisayar mühendisliği eğitimi almak üzere University of California, Berkeley’ye gitmeye hazırlanıyor. Gelecekte kendi şirketini kurmayı ve insanların hayatını kolaylaştıracak teknolojiler geliştirmeyi hedefleyen Özkardeş, 2020’de yaşadığı deprem korkusunu bugün toplumsal fayda üretmeye yönelik bir teknoloji projesine dönüştürmüş durumda. Genç girişimcinin hedefi ise net: Üretmeye, teknoloji geliştirmeye ve topluma katkı sağlayacak çözümler üretmeye devam etmek.

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu Haber

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu

Bursa Osmangazi Belediyesi’nin ortağı olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin Horizon Europe Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Üç kıtadan 12 kurumun bulunduğu projede Osmangazi Belediyesi, Türkiye’nin tek resmi belediye temsilcisi olarak yer alacak. Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

GTÜ'den 'Depreme Dayanıklı Çelik Yapı' patenti atılımı Haber

GTÜ'den 'Depreme Dayanıklı Çelik Yapı' patenti atılımı

Gebze Teknik Üniversitesi, depreme dayanıklı yapılar için geliştirdiği 'Tüp İçinde Tüp' patentini Ductile Solutions Arge Danışmanlık Ltd. Şti.’ye lisansladı. Hedef, teknolojiyi başta ABD olmak üzere uluslararası pazarlarda ticarileştirmek. GTÜ, akademik bilgi birikiminin sanayiye ve uluslararası pazarlara aktarılması hedefi doğrultusunda önemli bir teknoloji transferi başarısına daha imza attı. Gebze Teknik Üniversitesi hak sahipliğinde yer alan ve GTÜ Patent Destekleme Fonu kapsamında desteklenen “Steel Tube-in-TubeBuckling-ControlledBraceStructuralMembers” / “Tüp İçinde Tüp Burkulması Kontrol Edilmiş Çelik Çapraz Yapı Elemanları” başlıklı buluş, gerçekleştirilen lisanslama süreciyle DUCTILE SOLUTIONS ARGE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİ’ne münhasır olarak lisanslandı. Lisanslama kapsamına alınan buluş; çelik yapı elemanlarının deprem etkileri altındaki davranışını iyileştirmeye, burkulma kontrolünü sağlamaya ve yapıların sismik performansını artırmaya yönelik yenilikçi çözümler sunmaktadır. Geliştirilen teknoloji, özellikle çelik yapılar, deprem mühendisliği, performansa dayalı tasarım, yapıların sismik değerlendirmesi ve endüstriyel yapı sistemleri alanlarında uygulama potansiyeli taşımaktadır. Patent konusu teknoloji, “tüp içinde tüp” yapısal tasarımıyla çelik çapraz yapı elemanlarında burkulma davranışının kontrol altına alınmasını hedeflemektedir. Bu yönüyle buluşun; depreme dayanıklı yapı tasarımı, yüksek performanslı çelik taşıyıcı sistemler ve uluslararası yapı teknolojileri pazarı açısından önemli bir ticarileştirme potansiyeli taşıdığı değerlendirilmektedir.Buluşun buluşçuları arasında GTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Onur Şeker, Prof. Dr. Bülent Akbaş, Jay Shen ve Mahmoud Faytarouni yer almaktadır. ULUSLARARASI TİCARİLEŞTİRME HEDEFİ Lisanslama sürecinin temel hedeflerinden biri, buluşun TÜBİTAK 1702 Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme Programı kapsamında desteklenerek ileri aşama doğrulama, uygulama ve ticarileştirme süreçlerinin hızlandırılmasıdır. Bu kapsamda, patentin başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere yurt dışında ticarileştirilmesi ve uluslararası pazarlarda katma değerli bir yapı teknolojisi olarak konumlandırılması hedeflenmektedir. Buluşun, yapı güvenliği ve deprem dayanımı gibi kritik alanlarda sunduğu yenilikçi yaklaşımın, üniversite kaynaklı teknolojilerin küresel ölçekte değerlendirilmesine önemli katkı sağlaması beklenmektedir. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan GTÜ Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, üniversitenin teknoloji transferi ve ticarileştirme vizyonuna dikkat çekti: “Gebze Teknik Üniversitesi olarak, akademik üretimin yalnızca bilimsel yayınlarla sınırlı kalmamasını; sanayiye, topluma ve ülke ekonomisine değer üreten teknolojilere dönüşmesini önemsiyoruz. Özellikle yapı güvenliği ve deprem dayanımı gibi ülkemiz açısından stratejik öneme sahip alanlarda geliştirilen patentlerin sanayiye aktarılması, üniversitemizin teknoloji transferi vizyonunun güçlü bir göstergesidir.” Gerçekleştirilen lisanslama, GTÜ’nün teknoloji transferi ekosistemindeki etkinliğini güçlendiren, üniversite-sanayi iş birliğini somut çıktıya dönüştüren ve akademik buluşların uluslararası pazarlarda değerlendirilmesine katkı sunan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı Haber

Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kente kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen “Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu” programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait anılar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. GUHEM GENÇLERE İLHAM VERMEYE DEVAM EDİYOR Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, “Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz.” dedi. Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, “Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı şaşkınlık ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır.” dedi. “GUHEM’İN ALTERNATİFİ YOK” Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Ufkun Ötesi” sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, “Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam.” dedi. Milli Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, “Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında TÜBİTAK Uzay’ın da rol aldığı bu aktif döngüde; bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum.” dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, “2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.