Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tedavi

Beyoğlu Haber - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zonguldak'taki maden kazası hayatını kararttı! Devletten yardım bekliyor Haber

Zonguldak'taki maden kazası hayatını kararttı! Devletten yardım bekliyor

Zonguldak Kandilli’deki maden ocağında yaşanan iş kazası sonrası yüzde 100 engelli kaldığını belirten Tuncay Dilaver, iş güvenliği ihmali iddiasıyla yetkililere çağrıda bulunarak, "Dava uzun sürebilir, benim zamanım yok" dedi. Zonguldak’ın Kandilli beldesinde faaliyet gösteren Er Maden’e ait maden ocağında, işletmeci konumundaki Bahadır Madencilik bünyesinde çalışan Tuncay Dilaver, geçirdiği iş kazası sonrası yaşamının tamamen değiştiğini belirterek yetkililerden destek istedi. Kaza sonrası yüzde 100 engelli kaldığını ifade eden Dilaver, ilk olarak İstanbul’da özel bir hastaneye götürüldüğünü, burada 35 gün tedavi gördükten sonra maddi desteğin kesildiğini ve devlet hastanesine sevk edildiğini söyledi. Şirketin kendisine destek olacağı yönünde söz verdiğini ancak bu sözlerin tutulmadığını öne sürdü. Üç çocuk babası olduğunu belirten Dilaver, ailesinin geçimini yalnızca sigortadan gelen gelirle sağlamaya çalıştığını ifade ederek özellikle okul çağındaki çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını dile getirdi. “İSKELE YOKTU, TAVAN ÇÖKTÜ” Kazaya ilişkin hazırlanan rapora da tepki gösteren Dilaver, üç maden mühendisinin imzasıyla “işçinin kendi hatasıyla iskeleden düştüğü” yönünde tutanak tutulduğunu ancak olayın gerçeği yansıtmadığını savundu. “İskele yoktu ki düşeyim” diyen Dilaver, “İskele ve tahkimat olmadığı için üzerime tavan çöktü. Tüm kemiklerim kırıldı. Daha fazla kazanç için gerekli önlemler alınmıyor. Bir vardiya kaybı olmasın diye iskele kurulmadı. Benim hayatım bitti ama başkalarının da başına gelmemesi için burası denetlensin.” dedi. Dilaver, maden sahasında çalışan diğer işçilerin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek iş güvenliği önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. “YARGI SÜRECİ UZUN, BENİM ZAMANIM YOK” Olayı yargıya taşıdığını ifade eden Dilaver, dava sürecinin uzun sürebileceğine dikkat çekerek acil destek çağrısında bulundu. Mahkemenin yıllarca sürebileceğini belirten Dilaver, "Kazansam da sağlığıma kavuşamayabilirim. Benim tedavi olmam ve ailemin geçimini sağlamam gerekiyor. Üç çocukla yatağa bağlı kaldım. Devletimden yardım bekliyorum” diye konuştu.

Yavuz Selim’in Beşiktaş Aşkı ve Engel Tanımayan Mücadelesi Kas Hastalığına Karşı Destek Bekliyor Haber

Yavuz Selim’in Beşiktaş Aşkı ve Engel Tanımayan Mücadelesi Kas Hastalığına Karşı Destek Bekliyor

10 yaşındaki Yavuz Selim’in azim ve umut dolu hikayesi yürekleri burkuyor. Beşiktaş’ın karakartalı Yavuz Selim, pençelerini hayata geçirmek için DMD (Duchenne Musküler Distrofi) kas hastalığına karşı zorlu bir mücadele veriyor. Valilik onaylı kampanya ile hayata tutunmaya çalışan küçük Yavuz, destekçilerini bekliyor. Parklardan Hastane Koridorlarına Uzanan Zorlu Süreç 10 Ekim 2014’te dünyaya gelen Yavuz Selim, beş yaşına kadar her çocuk gibi koşup oynadı, basamakları heyecanla tırmandı. Ancak anaokulu döneminde talihsiz bir düşme sonucu bacağının kırılmasıyla başlayan süreç, ailenin hayatını tamamen değiştirdi. Ameliyatlar ve pandemi dönemine denk gelen tedavi süreçlerinin ardından Yavuz’un yürüyüşünde zayıflıklar başladı. Doktor tavsiyesiyle spora yönlendirilen ancak düşmeleri gün geçtikçe artan Yavuz Selim’e, 2024 yılında yapılan genetik testler sonucu DMD Kas Hastalığı tanısı konuldu. Anne Elif Yurtbaşı ve ailesi, genetik bir geçmişi veya akraba evliliği olmamasına rağmen, gen mutasyonu sonucu ortaya çıkan bu durumla sarsıldı. Okul Başarısı ve Beşiktaş Sevdasıyla Hayata Tutunuyor Hastalığın ilerlemesi nedeniyle merdiven çıkmakta zorlanan ve fizik tedavi gören Yavuz Selim, eğitimine asla ara vermedi. Okulunda sınıf değişikliği yapılmasına rağmen derslerine dört elle sarılan Yavuz, geçtiğimiz dönem Takdir Belgesi alarak başarısını kanıtladı. Matematik dersine olan tutkusuyla bilinen Yavuz Selim’in bir diğer büyük aşkı ise Beşiktaş. Odası siyah-beyaz formalarla dolu olan küçük kartal, her şeye rağmen pes etmiyor. Onur belgesi alamadığı için üzülse de, onun en büyük hedefi sağlığına kavuşup okuluna ve sahalara güçlü bir şekilde geri dönmek. Zamanla Yarış: Valilik Onaylı Kampanya İçin Destek Çağrısı İBAN: TR60 0001 2001 2980 0001 1455 68 Bağış Yaz 6723'e Gönder 1 Sms 50. TL Doktorların ifadesine göre hastalığı hızla ilerleyen Yavuz Selim’in, mutasyona uğramış genlerini durduracak özel bir tedaviye ihtiyacı var. Ailesi, tedavi masraflarının karşılanabilmesi için Valilik onaylı resmi bir bağış hesabı açtı. Yavuz Selim’in ailesi hayırseverlere şu sözlerle sesleniyor: "Evladımızın matematik sevdasının yarım kalmaması, Beşiktaş maçlarına kendi ayakları üzerinde gidebilmesi için zamanla yarışıyoruz. Her bir destek, Yavuz’un yarınlarına bir umut ışığıdır." Yavuz Selim’in mücadelesine ortak olmak ve bağış kampanyası hakkında detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, Valilik onaylı resmi hesaplar üzerinden desteklerini iletebilirler.

Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenler Haber

Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenler

Doç.Dr.Ahmet İnanır, bel ağrılarının nedenlerini ve korunma yollarını açıkladı. Ağrının bir belirti olduğunu, asıl tedavinin nedenini ortadan kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. İnanır, fazla kilo, yanlış duruş ve stresin bel sorunlarına yol açabileceğini söyledi. İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar. Peki bel sağlığını korumak ve gelecek yıllarda gelişebilecek bel ağrılarından kurtulmak için yapılabileceklerle ilgili Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır önemli bilgiler verdi. BEL AĞRILARI NEDEN OLUR ? Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir. 6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık yüzde 30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir. BEL AĞRILARINI TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR ? Gerçek bir tedavi yapabilmek için gerçek ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır. BEL AĞRILARINDAN KORUNMAK VE BEL SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR? En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde ağrı çıkmadan tedbir almaktır. Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir. Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir. Şu bir gerçektir ki, bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir. Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.