Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sürdürülebilir Tarım

Beyoğlu Haber 24 - Sürdürülebilir Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep'te Ata Tohumları filizleniyor Haber

Gaziantep'te Ata Tohumları filizleniyor

Ata tohumlarının korunmasından akıllı tarım uygulamalarına, sürdürülebilir üretimden çocukların doğayla buluşmasına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapan şenlikte, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gıda güvenliğinin stratejik önemine dikkat çekerek ata tohumlarını kentin en değerli kaynaklarından biri olarak nitelendirdi. Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen tarımsal birikimini korumak, yerel tohum çeşitliliğini gelecek nesillere aktarmak ve doğa dostu üretim anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen şenlik, Festival Park’ta kapılarını açtı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı organizasyonunda, Özge Şahin’in sunumuyla gerçekleştirilen programda çiftçiler, üreticiler, çocuklar ve vatandaşlar tarımın geçmişiyle geleceğini aynı alanda deneyimleme fırsatı buldu. Şenliğin ilk gününde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protokol üyeleri ve çocuklarla birlikte stantları gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çocuklara bitkiler, hayvanlar ve tarımsal üretim süreçleri uygulamalı olarak anlatılırken modern, sürdürülebilir ve doğa dostu tarım teknikleri tanıtıldı. Açılış konuşmaları öncesinde Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma, tarımsal üretim ve çiftçilere yönelik desteklerini anlatan tanıtım filmi katılımcılarla buluşturuldu. ŞAHİN: BİZ TOHUMA DÖNDÜK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, açılış konuşmasında iklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının korunması ve ata tohumlarının yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Gaziantep’te hayata geçirilen tarımsal kalkınma modelinin Türkiye’ye ve dünyaya örnek olmasını hedeflediklerini belirten Şahin, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Şahin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Allah'ın izniyle bu Gaziantep modeli bütün Türkiye'ye, bütün dünyaya örnek olacak. Evliya Çelebi bütün dünyayı dolaşıyor. Buraya gelince Şehr-i Ayıntab-ı Cihan diyor. Suyun gözü. Suyun gözünde su kalmadı. Öyle heder ettik ki dünyayı. Kendi elimizle doğayı bozuyoruz. Hiç kimsenin buna hakkı yok. O yüzden kent planlamacısını doğa dostu, tarım dostu yapmak zorundayız. Ata tohumu, ana tohumu. Ne oldu bunlara? Sahip çıkmazsak ya yanıp gidiyor. Ya kuraklıkta gidiyor ya selde gidiyor. Biz şimdi bankamızı kurduk. Bunların hepsi burada. Sof domatesinin tohumu burada. Bu burada olduğu sürece sof domatesi eski domates gibi kokacak. O yüzden tohum takas deyip geçmeyin. Biz tohuma döndük.” GIDA POLİTİKASI, SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİ Tarımda su yönetiminin ve üreticinin ekonomik açıdan güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade eden Başkan Şahin, Büyükşehir Belediyesi’nin içme suyu, tarımsal sulama, ata tohumu ve çiftçi desteklerini bütüncül bir anlayışla ele aldığını söyledi. ATA TOHUMLARINDAN AKILLI TARIMA 3 GÜNLÜK ŞENLİK Festival Park’ta 22-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen 3’üncü Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği, her yaştan ziyaretçiyi toprağın ve üretimin dünyasıyla buluşturacak. Üç gün boyunca yerel ve ata tohumlarının tanıtılacağı etkinlikte tohum takası, fide dikimi, kompost yapımı, doğa dostu tarım atölyeleri, akıllı tarım uygulamaları, söyleşiler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Çocukların tarımı uygulamalı öğrenmesine olanak sağlayan şenlik, üreticiler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken Gaziantep’in yerel tohum zenginliğinin korunmasına ve sürdürülebilir tarım bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunacak.

CGTN, Küresel Güney Yönetmenleri Ortak Yapım Programı 2026'ya özel web sayfasını yayına aldı Haber

CGTN, Küresel Güney Yönetmenleri Ortak Yapım Programı 2026'ya özel web sayfasını yayına aldı

CGTN, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü'nde Küresel Güney Yönetmenleri Ortak Yapım Programı 2026'ya özel bir web sayfasını yayına aldı. Web sayfası; bu yılki teması “Yoksulluğun Ötesinde: Küresel Güney'de Ortak Kalkınmaya Uzanan Yollar” olarak belirlenen program çerçevesinde insanların hayatlarını iyileştirmenin farklı yollarını nasıl arayıp bulduklarını irdelemek amacıyla uluslararası izleyicileri farklı ülkelerdeki topluluklar ve hanehalklarıyla buluşturan belgeselleri bir araya getiriyor. China Media Group bünyesindeki China Global Television Network tarafından başlatılan Küresel Güney Yönetmenleri Ortak Yapım Programı, belgesel alanında iş birliğine yönelik bir girişim. Program, Global South Media Partners (Küresel Güney Medya Ortakları) mekanizması çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi doğrultusunda yoksulluğu azaltma, sürdürülebilir kalkınma, toplumsal dayanıklılık, taban düzeyinde inovasyon, ekolojik dönüşüm ve gençliğin kalkınması gibi ortak kaygıları masaya yatırıyor. Program yerel sinemacıların imzasını taşıyan yapımlar, içerik paylaşımı ve ortak dağıtım yoluyla kalkınma deneyimlerinin değişimini teşvik ediyor. 2026 programı Asya, Afrika, Latin Amerika ve Avrupa'dan 20 kadar ülkeden medya kuruluşlarını ve sinemacı ekipleri buluşturuyor. Bu kuruluşların ve ekiplerin yapımları istihdam, barınma, gıda güvenliği, kadınların güçlenmesi, kamu hizmetleri ve sürdürülebilir kırsal kalkınma gibi alanlardaki topluluk girişimlerini ve sosyal değişimi belgelendiriyor. Filmler, daha geniş ölçekli bu sorunlar ile bireysel yaşamlar arasında bağ kuruyor. Programa Ürdün adına katılan yapım, başka kadınlarla birlikte sürdürülebilir tarım yapmak ve kooperatif işletmek amacıyla kendi memleketine dönen bir kadının hikâyesini anlatırken kırsaldaki iş birliklerinin nasıl iş olanakları yaratabileceğini ve topluluk bağlarını nasıl güçlendirebileceğini gözler önüne seriyor. Arjantin imzalı belgeselse suyu korumaya, hayvancılığa ve yerel üreticilere destek olmak üzere Mendoza'daki bir üniversitenin bilgi birikimini sınıfın dışına nasıl taşıdığını, böylece araştırmalardan yola çıkarak topluluklara pratik faydalar sağlayan sonuçlara nasıl imza attığını ortaya koyuyor. Tarım ve gıda güvenliği de öne çıkan temalar arasında yer alıyor. Programa Burundi adına katılan yapımsa ziraat, hayvancılık ve tarımsal işlemeye mercek tutuyor, bu sektörlerin istihdamı ve hanehalkı gelirlerini nasıl desteklediğini gösteriyor. Rusya imzalı belgesel dizisi, ürettikleri tahıl mahsulleri aracılığıyla ülkenin tarımla uğraşan bölgelerini irdeliyor ve araştırma, üretim, işleme teknolojileri ve gıda arzı arasındaki bağları mercek altına alıyor. Etiyopya'daysa bir film Hadiya bölgesinde çiftçilikle uğraşan bir ailenin hayatındaki değişikliklerin izini sürerek barınma, temiz su tedariki, sanitasyon ve elektrik alanlarındaki iyileşmeleri belgelendiriyor. Kırsal altyapının ve tarımsal kalkınmanın nasıl somut değişime dönüştüğünü gösteriyor. Programa Pakistan adına katılan yapım Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nda enerji geliştirmeye odaklanırken bölgesel kalkınma konusuna başka bir bakış açısı sunuyor. Programa Çin adına katılan On the Rural Healthcare Front Line (Kırsal Sağlık Hizmetleri Alanında Ön Saflarda) başlıklı belgesel, kırsal kesimde yaşayan ailelere sağlık hizmetleri veren ve konsültasyonlar, ev ziyaretleri ve sağlık eğitimi yoluyla bu ailelerin sağlıkla ilgili ihtiyaçlarına yanıt veren, genç bir köy doktorunun gündelik işlerini kayda geçiriyor. Yerel bakış açıları ve bağımsız hikâye anlatıcılığı, Küresel Güney Yönetmenleri Ortak Yapım Programı'nın en önemli bileşenlerinden. Sinemacılar; ortak bir tema çerçevesinde kendi konularını, karakterlerini ve yaratıcı yaklaşımlarını seçerek izleyicilerin kalkınmayı sıradan insanların çektiği zorluklar, aldıkları kararlar ve yaşadıkları değişimler merceğinden bakarak anlamalarına yardımcı oluyor. Katılımcı kuruluşlar yayın haklarını paylaşıyor, farklı dillerde ve platformlarda dağıtımı destekliyor. Bu özel web sayfası programla ilgili bilgi sağlıyor ve katkı verilen filmlere erişim olanağı sunuyor; sayfanın içeriğiyse düzenli aralıklarla güncelleniyor. İzleyiciler; farklı kalkınma deneyimleri aracılığıyla sınırlar ötesinde toplulukları birbirine bağlayan, insanlık onuru, fırsat ve daha iyi yaşama yönelik ortak özlemleri keşfedecek. Filmleri izleyin: https://www.cgtn.com/global-south-directors-co-production-rogram-2026.html

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar Haber

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar

GL Platform Fuarcılık tarafından düzenlenen AgroGreen Bursa Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, ikinci yılında 300 marka ve firmayı 270 bin ziyaretçiyle buluşturdu. Üreticiler ile sektör temsilcilerini aynı çatı altında bir araya getiren fuar, yeni ticari bağlantılara, teknoloji tanıtımlarına ve tarımın geleceğine ilişkin bilgi paylaşımına ev sahipliği yaptı. AgrooGreen Bursa’da aralarında Ürdün, Kosova, Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak, Filistin, Lübnan, Cezayir, Sırbistan, Bulgaristan, Gana ile Zambiya’nın olduğu 15 ülkenin satın alma heyeti ise fuara çıkarma yaptı. İkili iş görüşmeleri gerçekleştiren ve özellikle tarım ekipmanları ile yakından ilgilenen heyet, gerçekleştirdiği ön görüşmelerle fuardan mutlu ayrıldı. Öte yandan dev iş makinelerinden tohuma kadar geniş bir ürün yelpazesiyle fuarda stant açan firmalar, yoğun ilgiyi satışa dönüştürerek fuarı bereketli geçirdi. Fuarı ziyaret ederek stantları gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da fuardaki yüksek katılıma dikkat çekerek “Sezon sonuna yaklaşırken üreticilerin ve firmaların burada birbirleriyle etkileşim kurması, alışveriş yapması önemli. Tarımda üretimin devam etmesi için bu ticaretin de devam etmesi gerekiyor” dedi. Tarım ve hayvancılığın yaşam için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Aydın, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. “Üretimin Devamı İçin Güçbirliği” GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, AgroGreen Bursa’nın başarısının temelinde sektörün ortak emeği ve güçbirliğinin bulunduğunu söyledi. Üreticilerin artan maliyetler karşısında verimliliği yükseltecek çözümlere ve yeni pazarlara ihtiyaç duyduğunu belirten Ceylan, “Tarımın geleceği için üreticinin yanında olmak, üretimi destekleyen bağları güçlendirmek gerekiyor. AgroGreen Bursa’da üreticimizi firmalarla, yeni teknolojilerle ve iş fırsatlarıyla buluşturduk. Burada kurulan her bağlantıyı, yapılan her görüşmeyi üretimin devamlılığına katkı sağlayan bir adım olarak görüyoruz” dedi. Fuarın ikinci yılında gördüğü ilginin gelecek 2027 yılı için sorumluluklarını artırdığını ifade eden Ceylan, “Bizim için en büyük karşılık, katılımcılarımızın ve üreticilerimizin fuardan memnun ayrılması. AgroGreen Bursa’ya güvenen ve stand açan firmalara ve 270 bin ziyaretçimize, kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bursa’nın tarımsal birikimini, sanayi gücünü ve ticaret deneyimini aynı buluşmada bir araya getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. AgroGreen Bursa, ticari buluşmaların yanı sıra Agro Talks oturumlarıyla da sektörün gündemine odaklandı. Fuar son oturumlarında sürdürülebilir tarım ve küçükbaş hayvancılık ele alındı. Kerem Demirel’in moderatörlüğündeki “Topraktan Katma Değere: Bursa’da Sürdürülebilir Tarım” oturumunda, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Uğur Bilgili, Prof. Dr. Barış Bülent Aşık ve Prof. Dr. Sertaç Dokuzlu yer aldı. Mustafa Bayındır’ın yönetimindeki “Tarımda kariyer yapılır mı?” konulu panel ise büyük gördü. Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Başkanı ve TETA Teknik Tarım Yöneticisi Sumer Tömer Bayındır ile TÜSEDAD Başkanı ve Doğru Tarım Yöneticisi Müslüm Doğru’nun konuşmacı olduğu panel kariyer hedefleri olan üreticileri buluşturdu. “Küçükbaş Hayvancılığın Türkiye’deki Yeri ve Önemi” başlıklı oturumun konuşmacıları ise Türkiye Küçükbaş Hayvancılık ve Irk Yetiştiricileri Federasyonu Genel Başkanı Ömer Mırçık ile Genel Başkan Yardımcısı Kemal Çığırdan oldu.

Gaziantep'te Başkan Şahin üzüm hasadına katıldı Haber

Gaziantep'te Başkan Şahin üzüm hasadına katıldı

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İslahiye ilçesi Altınüzüm Mahallesi’nde üzüm hasadına katılarak çiftçilerle bir araya geldi. Akıllı tarımın yaygınlaştırılması ve modern sulama yöntemlerinin hayata geçirilmesi amacıyla projeler üreten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı öncülüğünde İpekyolu Kalkınma Ajansı işbirliğinde Altınüzüm Sulama Kooperatifi’ne ait tarlada depremde hasar gören 11 kuyu ve 3000 dekar alanın kapalı sulama sisteminin tamiratı yapıldı. Normal sisteme göre iki kat daha fazla verim veren telli terbiye sistemi kurularak yönteminin yaygınlaşması sağlandı. Başkan Şahin de desteklerden yararlanan çiftçilerle birlikte üzüm hasadı gerçekleştirdi. Şahin ayrıca antioksidan içeriği bağlamında en zengin çeşitlerden birisi olan Antep Karası Üzüm çeşidinin özellikleri hakkında bilgi aldı. ŞAHİN: BİZE DÜŞEN BU BEREKETLİ HİLALİ SUYLA KAVUŞTURMAKTI Başkan Fatma Şahin, hasat sonrası yaptığı açıklamada İslahiye Ovası’nı suyla buluşturan çalışmaların içerisinde yer aldığını belirterek şunları söyledi: “Baktığımız zaman üzüm gerçekten şifa. İçinde demir var, içinde D vitamini var, içinde hafızayı geliştiren özel bir mineraller var. Bu bölgenin en büyük ürünü altın üzüm gerçekten altın. Bize düşen bu bereketli hilali suyla kavuşturmaktı. Bugün bu suya kavuşmasında hem bakanlarımızın hem vekillerimizin çok büyük emeği var.” Başkan Fatma Şahin, konuşmasının devamında telli bağ sisteminin verimliliği artırdığını ifade ederek, “Şimdi kooperatif başkanlarımız, oda başkanlarımız bütün sistemi telli bağa çevirmemiz gerektiğini söylüyorlar. Buranın güneş enerjisi, daha önce 5 MW yapmıştık, şimdi 25 MW ilave, yatırım gerekiyor. Rabbim verecek en güzel meyveyi vermiş, toprağı vermiş, güneşin en güzelini vermiş. Bize de burayı yeşil ekonomiye dönüştürmek, akıllı tarımı kullanmak gerektiğini belirtiyoruz. Çiftçimizin cebi rahatlayınca aile ekonomisi rahatlayacak, şehir ekonomisi rahatlayacak.” dedi. Altınüzüm Sulama Kooperatif Başkanı Fatih Cihan ise konuşmasında Başkan Fatma Şahin’e yaptığı destekler için teşekkür ederek, “Tarıma verdiğimiz destek, yakıt destekleri, tohum destekleri ben gözlemleyebildiğim kadar Türkiye'de eşi yok. Buradaki altyapı yatırımı ile bu ova kurtuldu” dedi.

Gaziantep'e Gastrobotanik Parkı Haber

Gaziantep'e Gastrobotanik Parkı

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, inşasına başlanılan, deneyimleme, öğrenme ve dinlenme alanı özellikleriyle Türkiye’de bir ilk olacak Gastrobotanik Parkı ziyaret etti. Bereketli Hilal’in binlerce yıllık tarım mirasını geleceğin bilimiyle buluşturan, doğayı sadece seyredilen değil, hissedilen, öğrenilen ve yaşanan bir yaşam alanına dönüştüren büyük bir ekoköy olacak Gastrobotanik Parkı için inşaat çalışmaları başladı. Proje, botanik, gastronomi, tarım, etnobotanik, fitoterapi, ekolojik tasarım, kültürel miras, eğitim ve bilimsel araştırmayı aynı ekosistem içinde buluşturan uluslararası ölçekte örnek bir merkez olacak. ALANDA BULUNAN AĞAÇLARIN KORUNDUĞU DOĞA DOSTU PROJE İnşaat çalışmalarını ziyaret eden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, teknik bilgi aldı. Parkın yapılacağı alanda 100 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık ceviz ağacı, 120 yıllık fıstık ağacı olmak üzere tüm ağaçların korunarak projelendirmede ağaçların konumuna göre çalışıldığını belirtti. Başkan Şahin, doğa dostu, ekoloji dostu olarak hazırlanan projenin hiçbir dış hizmet alınmadan Büyükşehir Belediyesi mühendisleri tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. GALLE PARK İLE BERABER 500 DÖNÜMLÜK BİR YEŞİL ALAN Galle Parkı’nın hemen bitiminde devamı niteliğindeki Gastrobotanik Park, 150 bin metrekaresi yeşil alan olacak şekilde toplamda 232 bin metrekarelik özel bir alanda yükselecek. İçinde yer alacak 3,5 kilometrelik yürüyüş yolu Galle Park ile birleşerek toplamda 7 kilometrelik bir yol oluşturacak, şehrin en değerli bölgelerinden birinde Gastrobotanik Park’ın tamamlanmasıyla 500 dönümlük bir yaşam alanı oluşacak. ANADOLU’NUN ZENGİN MİRASI GELECEK NESİLLERE AKTARILACAK Gastrobotanik Park Projesi, Anadolu’nun zengin bitkisel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı, gastronomi kültürünü doğayla bütünleşik bir yaklaşımla yaşatmayı ve tıbbi ile aromatik bitkiler alanındaki bilimsel araştırmaları desteklemeyi hedefliyor. Proje, çocuklarda doğa bilincinin geliştirilmesine katkı sunarken, yerel üreticilerin bilgi ve üretim kapasitesini güçlendirmeyi de amaçlıyor. Toprağın hafızasını geleceğe taşıyan yaşayan bir miras olacak, aynı zamanda bilim insanları, sanatçılar ve üreticileri ortak bir platformda buluşturarak disiplinler arası iş birliğini teşvik eden Gastrobotanik, sürdürülebilir yaşam modellerini uygulamalı örneklerle ziyaretçilere sunacak. ŞAHİN: DOĞA DOSTU, İNSAN DOSTU BİR PROJE HAYATA GEÇTİ Ziyareti sonrası açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, arpanın, buğdayın, nohudun, mercimeğin ana vatanında olunmasına rağmen çocukların bunları ve sebzeleri yalnızca marketlerde gördüklerini belirterek şunları söyledi: “Bunların büyük bir tarihi, doğası, mektebi, eğitimi var ve günün sonunda insana dokunması var. Bunların hepsinin birleştiği bir mekan burası. Bu değerli mekanda 100 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık ceviz ağacı, 120 yıllık fıstık ağacı var. Biz bunları koruduk ve bunların durumuna göre projemizi hazırladık. Her bir ağacımızın olduğu yere göre projemiz hazırlandı. Doğa dostu, insan dostu bir proje hayata geçti. Gaziantep Büyükşehir'deki mühendislerimiz, mimarlarımız kendi hazırladı. Gaziantep'in en pahalı alanlarından birinde Galle Park ile beraber 500 dönümü yaşam alanı ve yeşile ayırmanın gerçek bir vizyon, inanç, kabiliyet, yetişmiş insan gücü istediğini aktaran Başkan Şahin, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: Yarın çocuklarımız buraya geldiğinde artık sadece kitaplardan öğrenmeyecek. Burayı bir atölyeye çevireceğiz orada öğrenecek. Burayı bir akademik dünyaya bilimsel altyapıya dönüştüreceğiz. Burası bir park değil. Burası bir doğa dostu yaşam alanı olacak. Tarih burada konuşacak. Bilim burada konuşacak. İnsan burada huzurla mutlu olacak. Ben bunun bir benzerini çok daha küçüğünü Marakeş'te görmüştüm. Marakeş dünyanın en fazla gezilen altıncı şehriydi. Biz de dünyanın en fazla gezilen ilk beş şehir olmaya talibiz. Bu yapacağımız projede onların yaptıklarının üzerine koyduk.” Gastrobotanik Park, 2 bin 280 metrekarelik Tropik Serası ile dünyanın farklı iklimlerinden gelen egzotik bitkileri tek çatı altında buluştururken 6 bin 400 metrekarelik Üretim Serası’nda bitki üretimi, araştırma ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının gerçekleştirildiği yaşayan bir laboratuvar olarak hizmet verecek. Seralar yalnızca bitki yetiştirme merkezi olmayacak, geleceğin tarım teknolojilerinin geliştirildiği, bilgi üretiminin paylaşıldığı ve yeni nesillere aktarıldığı bir eğitim kampüsü olarak görev görecek. Parka ulaşım ve rahatlık için 55 bin metrekarelik ulaşım ağı ve toplam 542 araç kapasiteli üç otopark, binlerce ziyaretçinin konforlu bir deneyim yaşamasını sağlayacak. Gastrobotanik Bahçesi sadece seralarla değil, ziyaretçilerine farklı deneyimler yaşatacak, eğitimler verecek ve doğa dostu uygulamalarıyla ön plana çıkacak bir yaşam merkezi olacak. Herbaryumu, 3 eğitim binası, şifahanesi, attarı, botanik sanat atölyesi, Etnobotanik Müzesi, Fitoterapi Merkezi, Labirent Parkı ile de ön plana çıkacak doğanın içinde kaybolmadan uyumlu bir yalın mimari ile tamamlanacak.

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı Haber

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’ni açıkladı. Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e kadar iklim eylemini hızlandıracak 10 öncelikli alan ve 6 küresel hedef üzerinde çalışacaklarını belirtti. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’nin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecini “Geleceğin COP’u” vizyonuyla şekillendirdiğini belirterek, hedeflerinin iklim taahhütlerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek olduğunu söyledi. COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf, kapsayıcı ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Kurum, sürecin diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel ilke üzerine inşa edildiğini ifade etti. 10 ÖNCELİKLİ ALAN BELİRLENDİ Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında belirlenen 10 öncelikli alanın; sıfır atık ve metan azaltımı, temiz enerji ve elektrifikasyon, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme, okyanuslar ve denizler, iklim dostu dirençli şehirler, gençlik katılımı, dayanıklı sağlık sistemleri, biyolojik çeşitlilik ve arazi kullanımı ile ulusal katkı beyanlarının uygulanmasının güçlendirilmesi olduğunu açıkladı. Bu başlıkların yalnızca çevre politikaları değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. ELEKTRİFİKASYONDA 2035 HEDEFİ: YÜZDE 35 Bakanlığın resmi internet sitesinde de yer alan habere göe COP31’in küresel uygulama hedeflerini de açıklayan Bakan Kurum, ilk hedefin elektrifikasyon olduğunu belirterek, “2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması için güçlü bir uluslararası iş birliği oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Sıfır Atık Hareketi ve metan emisyonlarının azaltılmasının COP31’in temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kurum, taraf ülkelere 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışı yarı yarıya azaltma çağrısında bulundu. ŞEHİRLERDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE YEŞİL SANAYİ Dirençli şehirler hedefi kapsamında bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035 yılına kadar en az yüzde 25 azaltılmasının amaçlandığını ifade eden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sanayide ise döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Toplumun tüm kesimlerinde iklim bilincinin artırılmasını önemsediklerini vurgulayan Kurum, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Bakan Kurum ayrıca, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerini uygulamaya geçirmelerini kolaylaştırmak amacıyla “İklim Uygulama Köprüsü” adını taşıyan yeni bir iş birliği mekanizmasını devreye alacaklarını duyurdu. Kurum, bu yapının yeni bir fon değil, mevcut iklim finansmanı ve uygulama mekanizmalarını destekleyen tamamlayıcı bir girişim olacağını belirtti. “DÜNYA ARTIK SONUÇ GÖRMEK İSTİYOR” Konuşmasının sonunda iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çeken Bakan Kurum, “Dünya artık yalnızca yeni kararlar değil, alınan kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Kuraklık, seller ve yangınlar milyonlarca insanın yaşamını etkiliyor. Antalya’da yalnızca geleceği konuşmayacak, geleceği birlikte şekillendireceğiz” dedi. Bonn’daki program kapsamında Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bursa Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm başlıyor Haber

Bursa Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm başlıyor

Avrupa Birliği’nden 464 bin Euro fon desteği alan “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesiyle Yenişehir’de tarımda dijitalleşme dönemi başlıyor. Bursa'da Yenişehir tarımında dijitalleşme dönemini başlatacak olan ve Avrupa Birliği’nden 464 bin Euro fon desteği alan “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in tarımda dijital dönüşüm sürecine öncülük edeceğini belirterek, “Yenişehir artık sadece bereketli topraklarıyla değil, teknolojiyle desteklenen üretim modeliyle de örnek bir tarım kenti olacak” dedi. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde ilçenin tarımsal geleceğini kökten değiştirecek vizyoner bir projenin lansmanını gerçekleştirdi. Lansmana AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. Programda konuşan Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in tarım potansiyeline dikkat çekti. İlçe nüfusunun büyük bölümünün geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığını ifade eden Başkan Özel, “Yenişehir bir tarım kentidir. Biz de bu bilinçle üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Özel, Yenişehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının hem akademik çevrelerde hem de uluslararası platformlarda ilgi gördüğünü belirterek, Özyeğin Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin de bu çalışmalar sayesinde başladığını söyledi. 464 BİN EURO’LUK DEV PROJE Avrupa Birliği ve Türkiye iş birliğiyle hazırlanan, Özyeğin Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle yürütülecek projenin toplam bütçesinin 464 bin Euro olduğunu açıklayan Başkan Ercan Özel, projenin Yenişehir tarımı için tarihi bir dönüşüm anlamı taşıdığını vurguladı. “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesi kapsamında tarımda dijitalleşme sürecinin başladığını ifade eden Özel, kurulacak Yeşil ve Dijital Tarımsal Dönüşüm Koordinasyon Merkezi ile çiftçilerin teknoloji ve bilimle buluşturulacağını söyledi. ‘ÇİFTÇİMİZ TARLASINI TELEFONUNDAN TAKİP EDEBİLECEK’ Proje kapsamında kurulacak dijital sistemlerle üreticilerin anlık verilerle üretim yapabileceğini belirten Başkan Özel, “Toprağın nem durumu anlık takip edilecek. Don riski, hastalık riski ve zararlı tehditleri önceden görülebilecek. Çiftçimiz ne zaman sulama yapacağını, ne kadar gübre kullanacağını telefonundan öğrenebilecek. Böylece daha az maliyetle, daha doğru ve verimli üretim mümkün olacak” dedi. MALİYETLER DÜŞECEK VERİM ARTACAK Projeyle birlikte; gübre ve ilaç kullanımının azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımsal maliyetlerin düşürülmesi ve verimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Özel, “Toprağı korumak geleceği korumaktır. Çiftçiyi korumak ise ülkenin yarınını korumaktır” ifadelerini kullandı. YENİŞEHİR TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK Yenişehir’in iklim krizine hazırlıklı, teknolojiyi kullanan ve veriyi yöneten örnek bir tarım kenti olacağını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Biz günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yarın Türkiye’ye örnek gösterilecek bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum” diye konuştu. Başkan Özel, projede emeği geçen belediye çalışanlarına, Özyeğin Üniversitesi’ne, kooperatiflere, teknik ekiplere ve üreticilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. BAŞKAN ÖZEL VE EKİBİNE AKADEMİK TEŞEKKÜR Özyeğin Üniversitesi Proje Koordinatörü Orkun Doğan da Yenişehir’in yalnızca verimli topraklarıyla değil; bilinçli üreticileri, güçlü kooperatifleri ve üreticinin her zaman yanında duran başta Yenişehir Belediyesi ve Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm tarım paydaşlarıyla Marmara Bölgesi’nin örnek tarım merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Bu projenin Türkiye genelinde 718 proje arasından hibe almaya hak kazandığını vurgulayan Doğan, bu başarının en önemli nedenlerinden birinin Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ve ekibinin tarımı sahiplenen yaklaşımı, üreticinin yanında duran güçlü iradesi olduğunu söyleyerek başta Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Yerelde koordinasyon ve hizmet noktasında belediyenin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Doğan, Yenişehir Belediyesi’nin bu sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini söyleyerek, “Önümüzde zorlu ama heyecan verici bir süreç var. Yenişehir’de yeni bir hikâye yazmaya hazırız” dedi ve programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm protokole teşekkürlerini sundu.

8 bin yıllık miras aynı sofrada buluştu Haber

8 bin yıllık miras aynı sofrada buluştu

Bornova Misketi, Yeşilova Höyüğü’nde bilim, tarih ve gastronomi dünyasını bir araya getirdi. Bornova Belediyesi’nin coğrafi işaret tescili aldığı Bornova Misket Üzümü, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen özel etkinlikte tarih, tarım ve gastronomi yönleriyle ele alındı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından düzenlenen programda akademisyenler, arkeologlar ve gastronomi uzmanları Bornova Misketi’nin antik çağlardan günümüze uzanan kültürel önemine dikkat çekti. Etkinlikte, yerel değerlerin korunmasının hem kültürel miras hem de bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bornova Belediyesi’nin coğrafi işaret tescili alarak koruma altına aldığı Bornova Misket Üzümü, düzenlenen özel panel programıyla kültürel miras, tarımsal değer ve gastronomi perspektifiyle ele alındı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından düzenlenen ve Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tarih, teruar, stil ve gastronomi başlıklarında gerçekleştirilen panellerde Bornova Misket Üzümü’nün Anadolu tarım tarihi içindeki yeri, aromatik özellikleri ve bölge kültürüne katkısı masaya yatırıldı. Antik çağdan günümüze uzanan yolculuk Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile Bornova Belediyesi Başkan Vekili Volkan Koçanalı ve Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Duygu Bölük’ün de katıldığı programın açılış bölümünde uzman isimler, Bornova Misketi’nin binlerce yıllık geçmişine dikkat çekti. Urla Bağyolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Panelde konuşan akademisyenler ve araştırmacılar, İzmir ve çevresinin antik dönemlerden bu yana üzüm üretim kültürünün merkezlerinden biri olduğunu vurgularken, Bornova Misketi’nin bölgenin tarımsal hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Etkinliğin Yeşilova Höyüğü’nde gerçekleştirilmesi ise tarım kültürünün tarihsel köklerine dikkat çekmesi açısından anlamlı bulundu. Coğrafi işaretle koruma altında Bornova Belediyesi’nin aldığı coğrafi işaret tesciliyle birlikte Bornova Misket Üzümü’nün yerel kimliğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Uzmanlar, coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca ekonomik değil; kültürel, tarımsal ve turistik değer açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Bornova Misketi’nin kendine özgü aroması, bölge iklimiyle kurduğu bağ ve geleneksel üretim kültürü sayesinde İzmir’in önemli yerel değerlerinden biri olduğu ifade edildi. Gastronomi dünyasının da ilgi odağı oldu Etkinliğin son bölümünde şefler ve gastronomi uzmanları, Bornova Misket Üzümü’nün mutfak kültüründeki yerini değerlendirdi. Uzman isimler, üzümün yalnızca tarımsal bir ürün değil; aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğini yansıtan önemli bir gastronomi değeri olduğunu belirtti. Düzenlenen oturumlarda yerel ürünlerin korunmasının sürdürülebilir tarım ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme de dikkat çekildi. Bilim, kültür ve yerel değer aynı etkinlikte buluştu Arkeologlardan gastronomi uzmanlarına, akademisyenlerden üreticilere kadar birçok ismin katıldığı organizasyon, Bornova Misket Üzümü’nün geleceği açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Katılımcılar, yerel değerlerin korunmasının yalnızca ekonomik değil, kültürel hafızanın yaşatılması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Kocaeli’de damızlık mandalar üreticilere teslim edildi Haber

Kocaeli’de damızlık mandalar üreticilere teslim edildi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik projeleri her geçen gün büyük bir ivme kazanıyor. Bu kapsamda Kandıra Babaköy’de düzenlenen törenle damızlık mandalar üreticilere teslim edildi. 2023’ten bu yana manda üreticilerine toplamda 3,4 milyon TL değerinde destek sağlanmış oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, üretimi canlandırmak ve manda neslini korumak için başlattığı hamlelere hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde damızlık koç dağıtımını gerçekleştiren Büyükşehir, “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” doğrultusunda 2023 yılında başlattığı desteği bu yıl da sürdürdü. Kandıra ilçesinde düzenlenen törende damızlık manda boğaları kura ile sahiplerini buldu. Kandıra Babaköy Mahallesi’nde düzenlenen törene Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Uğur Şahin, Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, Kocaeli Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Yelkencioğlu, birlik ve kooperatif başkan ve yöneticileri ile muhtarlar ve üreticiler katıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk, kırsal kalkınmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Kandıra başta olmak üzere Kocaeli genelinde üreticilerimize destek vermeye devam ediyoruz. Kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarım hedefleri doğrultusunda hayvancılık projelerine önem veriyoruz. Kandıra’mızın meşhur mandası inşallah eski günlerine kavuşacak” ifadelerini kullandı. “HAYIRLI VE BEREKETLİ OLSUN” Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez ise Kandıra’da hayata geçirilen projeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Mandanın başkenti Kandıra’da böyle bir projenin gerçekleştirilmesi bizler için gurur verici. Büyükşehir Belediyemizin tarım ve hayvancılığa verdiği destekler her geçen gün artıyor. Pazar yerlerinin modernize edilmesi ve yöresel ürünlerin daha iyi şartlarda satışa sunulacak olması da önemli bir kazanım. Tahir Büyükakın Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyor, bu desteklerin hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” dedi. Kocaeli Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Yelkencioğlu da projenin önemine vurgu yaparak, “Çok kıymetli bir projenin hayata geçirilmiş olmasından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Kurduğumuz manda çiftliği modern yapısıyla Türkiye’de örnek teşkil edecek niteliktedir. Kandıra’da manda üretimini güçlendirmek adına uzun yıllardır emek veriyoruz. Kurduğumuz modern çiftlik ve mandıramızda süt, yoğurt ve peynir üretimiyle bölgesel bir marka haline geldik. Büyükşehir Belediyemizin sağladığı destekler, bu alandaki yatırımların artmasına ve üretimin sürdürülebilir hale gelmesine büyük katkı sağlıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin ise Kandıra ilçesine tarımsal ve hayvansal desteklerinden dolayı Başkan Büyükakın’a çiftçiler adına teşekkür etti. Konuşmaların ardından Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin ile Kocaeli Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Yelkencioğlu, kendi üretimleri olan özellikle manda sütünden elde edilen yoğurt ve peynirleri protokol üyelerine takdim etti. Daha sonra damızlık mandalar, üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisiyle teslim edildi. Tören sonunda damızlık manda boğalarını teslim alan üreticiler, tarıma ve hayvancılığa her zaman destek olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkürlerini sundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılından bu yana manda üreticilerine toplamda 3,4 milyon TL tutarında dev bir kaynak aktarmış oldu. Projede, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi canlı hayvanın 200 kilogramlık kısmını hibe olarak karşılarken, kalan ağırlığın bedeli üreticiler tarafından ödeniyor. Bu sayede üreticiler, yüksek genetik kapasiteye sahip damızlık boğalara çok uygun şartlarda ulaşma imkânı buluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” kapsamında manda yetiştiriciliğini teşvik etmek amacıyla üreticilere dağıttığı damızlık mandalar verimi artırdı. Aradan geçen iki yılda manda yetiştiriciliğinde büyük oranda ıslah sağlanırken, üreticiler de memnuniyetini dile getirdi. Damızlık mandalardan elde edilen yavru mandalar yetişkinliğe erişirken, Büyükşehir’e bağlı veteriner hekimler üreticileri ziyaret ederek, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.