Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sıfır Atık

Beyoğlu Haber 24 - Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Vekili Biba: Dirençli şehirlere yol haritası belirledik Haber

Başkan Vekili Biba: Dirençli şehirlere yol haritası belirledik

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından ‘Sağlıklı Kentlerde Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi’ temasıyla düzenlenen 46. Olağan Meclis Toplantısı, 16-17 Ekim tarihlerinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Gaziantep Vali Yardımcısı Oktay Kaya, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile üye belediyelerin başkan, yöneticileri ve meclis üyeleri katıldı. “DİRENÇLİ ŞEHİRLER OLUŞTURMAK YOL HARİTASI BELİRLEDİK” Sürdürülebilir şehircilik, çevre dostu uygulamalar ve atık yönetimi konularının ele alındığı program konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, yarım asırlık sürede bir şehrin 20 kattan fazla büyümesinin getirdiği sorunları herkesin tahmin edebileceğini söyledi. Bursa’nın sanayisiyle güçlü bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Sanayinin hızla gelişmesiyle birlikte yaşanan göçün sonuçlarını acı bir şekilde deneyimliyoruz. Afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için bir yol haritası belirledik. Bundan sonraki süreçte yapacağımız tüm çalışmalarda afete öncelik vereceğiz. Bir park yaparken buranın afet durumunda toplanma alanı olarak da kullanılabilmesini ve gerekli altyapıya sahip olmasını sağlayacağız. Bursa’nın ya da daha genel bir ifadeyle Türkiye’nin deprem ve diğer afetlere karşı kırılganlığını göz ardı edemeyiz” diye konuştu. “OLUŞAN ATIĞI AZALTMANIN YOLLARINI ARAMAK GEREKİYOR” Bursa’da her gün sürdürülen toplama, taşıma ve bertaraf hizmetlerinin yanında kentin ileride ihtiyaç duyacağı altyapı üzerinde de çalıştıklarını vurgulayan Başkan Vekili Biba, “İlçe belediyelerimizin topladığı atığın işlenmesi, geri kazanılması ve kalanının uygun şekilde bertaraf edilmesi, birbirini tamamlayan işler. Bu hizmetleri yürütürken oluşan atığı azaltmanın yollarını da aramak gerekiyor. Vatandaşımız atığını evinde ayırıyorsa, toplama ve işleme düzeni de buna uygun olmalı” dedi. “CUMHURBAŞKANIMIZIN ANLAYIŞINI YOL GÖSTERİCİ BULUYORUZ” Yeniden kullanılabilecek malzemenin değerlendirilmesinin hem kaynakların korunması hem de ekonomiye kazandırılması bakımından değer taşıdığını belirten Başkan Vekili Biba, hizmetin maliyetinin de konuşulması gerektiğini ifade etti. Bir tesisi kuracak kaynağın bulunması kadar çalışmasını sürdürecek bütçenin sağlanması gerektiğini de anlatan Başkan Vekili Biba, “Atık finansmanını ele alırken yatırımın yanında işletme giderlerini de hesaba katmalıyız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sıfır atık konusunda vurguladığı israfı önleme ve kaynakları verimli kullanma anlayışını da belediye hizmetlerimiz açısından yol gösterici buluyoruz” diye konuştu. Bursa’da bu konuları önemsediklerini, ilgili çalışmalar ve projelerle katkı sunduklarını dile getiren Başkan Vekili Biba, “’Batı Bölgesi Entegre Katı Atık Bertaraf projemizin uygulama imar planı meclisimizde kabul edildi. Kurumumuzdaki ‘sıfır atık’ uygulamalarını desteklemek için de personelimize ‘çevre ve sıfır atık’ eğitimi düzenledik. Bursa’daki çalışmalarımızı paylaşırken sizlerin deneyimlerini de dinlemek isteriz. Uygulamada karşılaştığımız güçlükleri açıkça konuşmanın hepimize katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

10. Aşçılar-Tedarikçiler Buluşması ve 6. İstanbul Culinary Cup 2026 için geri sayım başladı Haber

10. Aşçılar-Tedarikçiler Buluşması ve 6. İstanbul Culinary Cup 2026 için geri sayım başladı

Gastronomi sektörünün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturacak önemli organizasyonlardan biri olan Aşçılar Derneği 10. Aşçılar-Tedarikçiler Buluşması ve 6. İstanbul Culinary Cup 2026, kasım ayında İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanıyor. Beş gün sürecek etkinlik, profesyonel aşçıların bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına, genç yeteneklerin kendilerini göstermelerine ve mutfak sektöründeki yeni gelişmelerin takip edilmesine olanak sağlayacak. 10-14 Kasım 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, otel, restoran, gastronomi ve mutfak ekipmanları sektörlerini bir araya getiren HOSTECH BY TUSİD ile eş zamanlı düzenlenecek. Böylece aşçılar, mutfak profesyonelleri, tedarikçi firmalar, eğitim kurumları ve gastronomi alanında faaliyet gösteren sektör temsilcileri aynı organizasyon çatısı altında buluşacak. Etkinliğin, aşçılık mesleğinin gelişimini desteklemenin yanı sıra sektör temsilcileri arasında yeni bağlantılar kurulmasına, ürün ve teknolojilerin tanıtılmasına ve uluslararası mesleki iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. 28 KATEGORİDE 340 YARIŞMACI MÜCADELE EDECEK Organizasyonun öne çıkan etkinliklerinden 6. İstanbul Culinary Cup 2026, farklı deneyim düzeylerine sahip şefleri ve aşçılık öğrencilerini bir araya getirecek. Organizasyon kapsamında 340 yarışmacının 28 ayrı kategoride yarışarak teknik becerilerini, yaratıcılıklarını, sunum yeteneklerini ve mesleki bilgilerini ortaya koyması planlanıyor. Türkiye Gastronomi Konfederasyonu (TUGAK) ve Worldchefs akreditasyonuyla gerçekleştirileceği belirtilen yarışma, bireysel ve takım kategorilerinin yanı sıra farklı sunum ve sergileme alanlarını da kapsayacak. Yarışmacılar, mutfak sanatlarının farklı alanlarında hazırlayacakları çalışmalarla jüri karşısına çıkacak. Yarışmalar, katılımcıların mesleki yetkinliklerini göstermelerine olanak sağlarken gastronomi alanındaki teknik bilgi, yaratıcılık ve sunum becerilerinin gelişmesine de katkıda bulunmayı amaçlıyor. Ulusal ve uluslararası katılımın hedeflendiği Culinary Cup, deneyimli şeflerle genç aşçılık adaylarını aynı ortamda buluşturarak bilgi aktarımını ve mesleki etkileşimi güçlendirmeyi de amaçlıyor. GENÇ AŞÇILAR İÇİN ULUSLARARASI DENEYİM FIRSATI İstanbul Culinary Cup 2026'nın önemli hedeflerinden biri, geleceğin mutfak profesyonellerinin yetişmesine destek olmak. Aşçılık eğitimi veren liselerden ve üniversitelerden katılacak öğrenciler ile genç şefler, deneyimli meslektaşlarıyla bir araya gelerek bilgi ve becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. Uluslararası bir ortamda gerçekleştirilecek yarışmaların, gençlerin farklı mutfak kültürlerini tanımasına, yeni teknikleri öğrenmesine ve meslek çevrelerini genişletmesine katkı sağlaması bekleniyor. Aşçılık mesleğinde yalnızca uygulama becerilerinin değil, ürün bilgisi, hijyen, sunum, ekip çalışması, yaratıcılık ve sürdürülebilir üretim anlayışının da önem kazandığı günümüzde, bu tür organizasyonlar mesleki gelişim açısından önemli bir paylaşım alanı oluşturuyor. Etkinlik kapsamında kurulacak mesleki bağlantıların, öğrenciler ve genç şefler açısından yeni eğitim, deneyim ve iş birliği fırsatlarına zemin hazırlaması da hedefleniyor. GASTRONOMİNİN GELECEĞİ, TEKNOLOJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MASAYA YATIRILACAK Beş günlük program yalnızca aşçılık yarışmalarıyla sınırlı kalmayacak. Paneller, söyleşiler, atölyeler, canlı mutfak gösterimleri ve mesleki buluşmalarla gastronomi sektörünün bugünü ve geleceğine ilişkin farklı başlıklar ele alınacak. Programda sürdürülebilir gastronomi, sıfır atık uygulamaları, sorumlu gıda tüketimi, yerel ürünlerin değerlendirilmesi, aşçılık eğitimi ve küresel mutfak trendlerinin yanı sıra gastronomide teknoloji ve yapay zekânın kullanımına ilişkin konuların da gündeme gelmesi planlanıyor. Gıda maliyetleri, kaynakların verimli kullanılması, mutfak süreçlerinin geliştirilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması gibi konular, günümüz gastronomi sektörünün önemli çalışma alanları arasında bulunuyor. Bu çerçevede düzenlenecek etkinliklerin, sektör temsilcileri arasında deneyim paylaşımını ve yeni uygulamaların değerlendirilmesini desteklemesi amaçlanıyor. Yerel ürünlerin profesyonel mutfaklarda daha etkin değerlendirilmesi ve geleneksel mutfak kültürlerinin gelecek kuşaklara aktarılması da organizasyonun ele alacağı önemli alanlar arasında yer alıyor. AŞÇILAR VE TEDARİKÇİLER AYNI PLATFORMDA BULUŞACAK Aşçılar Derneği 10. Aşçılar-Tedarikçiler Buluşması, organizasyonun sektörler arası iş birliği boyutunu oluşturacak. Otel ve restoran işletmeleri ile mutfak profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu ürün, ekipman ve teknolojilerin tanıtılması; tedarikçi firmalarla doğrudan iletişim kurulması ve yeni ticari bağlantıların geliştirilmesi etkinliğin temel amaçları arasında bulunuyor. HOSTECH BY TUSİD ile eş zamanlı gerçekleştirilecek organizasyon, profesyonel mutfakların ihtiyaçları ile sektördeki yeni ürün ve çözümlerin aynı ortamda değerlendirilmesine imkân sağlayacak. Aşçılık mesleği ile tedarik zinciri arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi, işletmelerin değişen ihtiyaçlarının daha yakından takip edilmesi ve sektör temsilcilerinin karşılıklı deneyimlerini paylaşması, buluşmanın öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda etkinliğin yalnızca bir yarışma organizasyonu olarak değil, aynı zamanda gastronomi sektöründe mesleki iletişimi, ticari ilişkileri ve yenilikçi uygulamaları destekleyen bir platform olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor. AHMET KARAMAN’DAN SEKTÖR PAYDAŞLARINA DAVET Aşçılar Derneği Genel Başkanı Ahmet Karaman, organizasyonun Türkiye gastronomi sektörünün ulusal ve uluslararası alandaki birikimini, gücünü ve gelişme potansiyelini ortaya koyması bakımından önemli olduğunu belirtti. Karaman, sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren profesyonelleri, aşçıları, tedarikçileri, eğitim kurumlarını, öğrencileri ve gastronomi meraklılarını bu büyük buluşmaya davet etti. Organizasyonun, aşçılık mesleğinin gelişimine katkı sağlaması, genç yeteneklerin desteklenmesi ve Türkiye gastronomisinin uluslararası alanda daha görünür hâle gelmesine yardımcı olması hedefleniyor. İSTANBUL’UN GASTRONOMİ TURİZMİ POTANSİYELİ ÖNE ÇIKIYOR Avrupa ile Asya arasında köprü konumundaki İstanbul, tarih boyunca farklı toplumların ve kültürlerin mutfak geleneklerine ev sahipliği yaptı. Kentin kültürel çeşitliliği, tarihî mirası ve zengin mutfak birikimi, uluslararası gastronomi organizasyonları açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Dünyanın farklı ülkelerinden şeflerin, öğrencilerin, jüri üyelerinin ve sektör profesyonellerinin aynı etkinlikte buluşması; mutfak kültürleri arasında bilgi alışverişinin gelişmesine ve yerel lezzetlerin uluslararası çevrelerde tanınmasına katkı sağlayabilir. Gastronomi, günümüzde yalnızca yeme içme deneyimiyle sınırlı olmayan; kültür, tarih, yerel üretim ve seyahat deneyimiyle bütünleşen önemli bir turizm alanı olarak öne çıkıyor. Bu nedenle uluslararası gastronomi etkinlikleri, düzenlendikleri kentlerin tanıtımına ve gastronomi turizmi potansiyelinin geliştirilmesine de katkı sunabiliyor. İstanbul Culinary Cup 2026'nın da Türkiye'nin mutfak kültürünü, yerel ürünlerini ve aşçılık birikimini uluslararası katılımcılarla buluşturarak bu alandaki tanıtım çalışmalarına destek vermesi amaçlanıyor. GASTRONOMİ DÜNYASI 10-14 KASIM’DA İSTANBUL’DA BULUŞACAK Aşçılar Derneği 10. Aşçılar-Tedarikçiler Buluşması ve 6. İstanbul Culinary Cup 2026, 10-14 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yarışmalar, eğitim faaliyetleri, sektörel buluşmalar ve yeni teknolojilerin tanıtımını bir araya getirecek organizasyonun; deneyimli şefler, genç aşçılık adayları, tedarikçiler, akademisyenler ve gastronomi profesyonelleri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkıda bulunması bekleniyor. İstanbul’da düzenlenecek beş günlük buluşma, mesleki gelişim ve uluslararası etkileşimin yanı sıra Türkiye'nin gastronomi değerlerinin tanıtılması açısından da sektörün takip edeceği etkinlikler arasında yer almaya hazırlanıyor.

Bursa Nilüfer’den Hollanda’da kooperatifçilik incelemesi Haber

Bursa Nilüfer’den Hollanda’da kooperatifçilik incelemesi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve beraberindeki heyet, Hollanda’da gerçekleştirdikleri teknik gezi kapsamında Maastricht kentindeki Gedeelde Weelde Kooperatifi’ni ziyaret etti. Yerel üretimi destekleyen iyi uygulama örneklerini yerinde görmek amacıyla düzenlenen ziyarette, kooperatifin işleyişi, katılımcı yönetim yapısı ve doğrudan tedarik modeli incelendi. HEM TÜKETİCİ HEM ÇALIŞAN ORTAKLIĞI Gedeelde Weelde, 600’ün üzerinde hissedar yurttaş ve çalışanın ortaklığıyla yönetiliyor. Sermaye büyüklüğüne bakılmaksızın “bir kişi, bir oy” ilkesiyle kararların alındığı yapıda ortaklar; ürün tedarik ilkelerinden gelir paylaşımına kadar tüm yönetim süreçlerinde doğrudan söz sahibi oluyor. ARACISIZ ALIŞVERİŞ MODELİ Klasik tüketici kooperatiflerinden farklı olarak sadece ortaklarına değil, tüm kent sakinlerine ve ziyaretçilere açık olan mağazada herkes aynı adil fiyat politikasıyla alışveriş yapabiliyor. Raflarında yalnızca sertifikalı organik ve biyodinamik ürünlere yer veren kooperatifte, sıfır atık yaklaşımıyla tek kullanımlık ambalajlar kullanılıyor. Bünyesinde kafe ve atölye alanları da barındıran kooperatif, aynı zamanda mahalle sakinlerinin bir araya geldiği bir sosyal buluşma noktası işlevi görüyor. Kooperatifin çalışma grupları ve gönüllülük esasına dayanan işleyişi hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Nilüfer’de yerel üretimi desteklerken üreticilerle tüketiciler arasındaki bağı da güçlendirmek istiyoruz. Gedeelde Weelde’de insanların tüketici olmanın yanında ortak olarak karar süreçlerine katıldığı, gönüllü emekleriyle işleyişe katkı sunduğu bir model gördük. Üretimin, tüketimin ve sorumluluğun paylaşılması, kooperatifçiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönünü ortaya koyuyor. Farklı kentlerdeki bu deneyimleri yerinde tanımayı, Nilüfer’deki çalışmalarımızı geliştirmek açısından önemsiyoruz.” diye konuştu. Ziyarette heyet, yerel üreticinin korunması, kente sağlıklı ve sürdürülebilir gıda ulaştırılması ile kooperatif yönetiminde katılımcılık konularında deneyim paylaşımında bulundu.

Emine Erdoğan: Sıfır Atık, iklim eyleminin güçlü araçlarından biri Haber

Emine Erdoğan: Sıfır Atık, iklim eyleminin güçlü araçlarından biri

Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta düzenlenen New York İklim Haftası 2026’nın Açılış Töreni’ne katıldı. Etkinliğe ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdoğan, insan faaliyetlerinin çevre üzerinde oluşturduğu yükün iklim değişikliğinin en görünür sonuçlarından biri olduğunu belirterek, iklim krizi karşısında izlenecek yolun ele alındığını ifade etti. Çözümün yalnızca atıkların azaltılmasından değil, alışkanlıkların ve zihniyetin de değiştirilmesinden geçtiğini belirten Erdoğan, doğayla ilişkinin ölçü ve adalet temelinde yeniden kurulması gerektiğini vurguladı. “BİREYİ ÇÖZÜMÜN BAŞ AKTÖRÜ HALİNE GETİRİYOR” Sıfır Atık hareketinin bu anlayıştan doğduğunu belirten Erdoğan, yaklaşımın iklim krizi karşısında bireyi yalnızca gözlemci olmaktan çıkararak çözümün parçası haline getirdiğini ifade etti. Erdoğan, küçük adımların yaygınlaşarak toplumsal bir kültüre, doğru politikalarla ise kalıcı bir sisteme dönüşebileceğini belirterek, Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak benimsenmesi için dayanışmanın artırılması çağrısında bulundu. New York İklim Haftası’nın yeni fikirlerin yanı sıra yeni alışkanlıklara ve ortak sorumluluğun ortak eyleme dönüşmesine katkı sağlamasını dileyen Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadelede ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması Haber

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması

Dokuz Eylül Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı kapsamında düzenlediği "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı" ile iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında geliştireceği projeler için yol haritasını belirledi. 60'ın üzerinde katılımcının yer aldığı çalıştayda, COP31 sürecine katkı sunacak proje fikirleri ele alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı doğrultusunda düzenlenen "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı", DEÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu Fuaye Alanı'nda gerçekleştirildi. 60'tan fazla katılımcının yer aldığı çalıştaya; DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol'un yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştayda, üniversitenin COP31 sürecine bilimsel ve toplumsal katkı sağlayacak proje önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. COP31'E YÖNELİK STRATEJİLER ELE ALINDI Çalıştayın açılışında konuşan DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, COP31'in üniversite açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bugünkü toplantımızın amacı COP31'in bizim için ne anlama geldiğini öğrenmek ve bizim neler yapmamız gerektiğini ortaya koymaktır. COP31, Birleşmiş Milletler tarafından organize edilen ve ülkemiz tarafından da benimsenen; çevre, iklim, sürdürülebilirlik, ekonomi ve enerji politikalarını şekillendiren önemli bir organizasyondur. Bu organizasyonda üniversitemiz olarak neler yapabileceğimizi belirlemek ve sorumluluklarımızı ortaya koymak üzere bu çalıştayı gerçekleştiriyoruz. Hangi alanlarda ilerleyeceğimizi ve nasıl bir strateji izleyeceğimizi belirlemek amacıyla bir araya geldik. Katılım göstererek destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum,” dedi.” Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol ise Dokuz Eylül Üniversitesinin sürdürülebilirlik alanındaki potansiyeline vurgu yaparak, "Dokuz Eylül Üniversitesi olarak fakültelerimiz, meslek yüksekokullarımız ve enstitülerimizle büyük bir aileyiz. COP31 kapsamında gerek proje gerekse gerçekleştirdiğimiz faaliyetler açısından önemli bir birikime sahibiz. Bu çalıştayı da 'COP31 sürecine Dokuz Eylül Üniversitesi nasıl katkı sağlayabilir?' sorusuna ortak akılla yanıt bulmak amacıyla düzenledik." dedi. 10 ANA TEMA ÜZERİNDE ÇALIŞILDI Çalıştay kapsamında katılımcılar, COP31'in belirlenen 10 ana teması doğrultusunda çalışma gruplarına ayrıldı. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi, Okyanuslar ve Denizler, Gıda Güvenliği ve Su, İklime Dirençli Şehirler, İklim Eylemini Güçlendirme, Gençlik ve Eğitim, Yeşil Sanayileşme, Temiz Enerji Geçişi, Rio Sinerjisi ile İklim Finansmanına Erişim başlıklarında problem tanımları ve çözüm önerileri geliştirildi. Akademisyenler tarafından oluşturulan çalışma grupları; araştırma, teknoloji geliştirme ve girişimcilik, üniversite-sanayi iş birliği, uluslararası ortaklıklar, farkındalık çalışmaları ve yan etkinlikler gibi proje kategorileri kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Oturumlarda ortaya çıkan proje fikirleri, gerçekleştirilen sunumlarla katılımcılarla paylaşılırken, elde edilen çıktılar üniversitenin COP31 sürecine sunacağı proje bildirimlerine temel oluşturacak. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde Dokuz Eylül Üniversitesi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği alanlarında yürüttüğü bilimsel çalışmalar ile ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi, yenilikçi proje önerileri geliştirerek yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Lara Plajı’nda kıyı kirliliğine bilimsel takip Haber

Lara Plajı’nda kıyı kirliliğine bilimsel takip

Antalya Muratpaşa Belediyesi öncülüğünde, Lara Plajı’nda öğrencilerin katılımıyla ikinci kez bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması gerçekleştirildi. Etkinlikte toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynakları tespit edildi. Antalya'da Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliği anlayışının ötesine geçilerek bilimsel veri toplamaya dayalı Marine Litter Watch (MLW) uygulaması hayata geçirildi. Çalışmaya Bahçeşehir Koleji Lara Kampüsü ile Yükseliş Koleji öğrencilerinin yanı sıra, Mavi Bayrak Programı kapsamında teknik incelemede bulunmak üzere Antalya’da bulunan Kırgız heyeti de katıldı. ÖĞRENCİLER HEM TEMİZLİK YAPTI HEM VERİ TOPLADI Öğrenciler, ellerindeki atık poşetleriyle Lara Plajı’nda belirlenen alanda temizlik çalışması gerçekleştirdi. Toplanan atıklar plastik, metal, cam ve diğer kategorilere ayrılarak kayıt altına alındı. Böylece öğrenciler hem çevre temizliğine katkı sundu hem de uygulamalı çevre eğitimi alarak bilimsel veri toplama sürecine dahil oldu. “Veriyle koruma” yaklaşımıyla yürütülen çalışma kapsamında, kıyı kirliliğinin kaynaklarını belirlemek ve kalıcı çözümler geliştirmek amacıyla atıklar türlerine göre sınıflandırıldı, kodlandı ve gözlemler rapor haline getirildi. MEVSİMSEL DEĞİŞİMLER DE TAKİP EDİLECEK Marine Litter Watch izleme programının ilki, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde gerçekleştirilmişti. Programın ikinci uygulaması ise Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında yapıldı. Yıl boyunca aynı bölgede dört kez gerçekleştirilecek çalışmalarla kıyılardaki atık yoğunluğu ve çeşitliliğindeki mevsimsel değişimler de izlenecek. Elde edilen veriler doğrultusunda kıyı kirliliğinin kaynaklarının belirlenmesi ve önleyici adımların planlanması hedeflenirken, öğrencilerin hazırladığı gözlem raporlarının da geleceğe yönelik çözüm önerilerine katkı sunması amaçlanıyor. MARİNE LİTTER WATCH (MLW) PROGRAMI NASIL ÇALIŞIYOR? Etkinlikte uygulanan Marine Litter Watch (MLW), Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen uluslararası bir deniz çöpü izleme programı olarak öne çıkıyor. Program kapsamında belirlenen alanda toplanan atıklar önce karakterizasyon işleminden geçiriliyor, ardından türlerine göre sınıflandırılarak her biri kendine ait kodlarla Avrupa Çevre Ajansı’nın veri sistemine işleniyor. MLW programının en önemli özelliğini düzenli veri takibi oluşturuyor. Aynı alanda yılda dört kez gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde atık türleri ve yoğunluğundaki değişimler izlenerek kıyı kirliliğine ilişkin bilimsel veriler elde ediliyor. Bu veriler, kirliliğin kaynağının belirlenmesi ve uzun vadeli çevre politikalarının oluşturulmasına katkı sağlıyor. KATILIMCILARDAN ÇEVRE DUYARLILIĞI MESAJI TÜRÇEV Antalya Koordinatör Yardımcısı Ömer Keskin, Marine Litter Watch programının kıyı kirliliğini bilimsel verilerle izlemeye yönelik bir çalışma olduğunu belirterek, toplanan atıkların sistem altyapısına işlendiğini söyledi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Efe Yağız Aktaş ise çevrenin korunması gerektiğini vurgulayarak, “Doğaya çöp ve plastik atılmamalı. Sahilleri ve tüm canlıları korumalıyız” diyerek çevrenin korunmasına dikkat çekti. Öğrencilerden Mira Yalçı da sahilde çok sayıda atıkla karşılaştıklarını belirterek, “Sahillerde cam ve sigara izmaritleri başta olmak üzere çok fazla çöp var. İnsanların bu konuda uyarılması ve bilinçlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı Haber

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’ni açıkladı. Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e kadar iklim eylemini hızlandıracak 10 öncelikli alan ve 6 küresel hedef üzerinde çalışacaklarını belirtti. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’nin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecini “Geleceğin COP’u” vizyonuyla şekillendirdiğini belirterek, hedeflerinin iklim taahhütlerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek olduğunu söyledi. COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf, kapsayıcı ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Kurum, sürecin diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel ilke üzerine inşa edildiğini ifade etti. 10 ÖNCELİKLİ ALAN BELİRLENDİ Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında belirlenen 10 öncelikli alanın; sıfır atık ve metan azaltımı, temiz enerji ve elektrifikasyon, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme, okyanuslar ve denizler, iklim dostu dirençli şehirler, gençlik katılımı, dayanıklı sağlık sistemleri, biyolojik çeşitlilik ve arazi kullanımı ile ulusal katkı beyanlarının uygulanmasının güçlendirilmesi olduğunu açıkladı. Bu başlıkların yalnızca çevre politikaları değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. ELEKTRİFİKASYONDA 2035 HEDEFİ: YÜZDE 35 Bakanlığın resmi internet sitesinde de yer alan habere göe COP31’in küresel uygulama hedeflerini de açıklayan Bakan Kurum, ilk hedefin elektrifikasyon olduğunu belirterek, “2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması için güçlü bir uluslararası iş birliği oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Sıfır Atık Hareketi ve metan emisyonlarının azaltılmasının COP31’in temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kurum, taraf ülkelere 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışı yarı yarıya azaltma çağrısında bulundu. ŞEHİRLERDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE YEŞİL SANAYİ Dirençli şehirler hedefi kapsamında bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035 yılına kadar en az yüzde 25 azaltılmasının amaçlandığını ifade eden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sanayide ise döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Toplumun tüm kesimlerinde iklim bilincinin artırılmasını önemsediklerini vurgulayan Kurum, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Bakan Kurum ayrıca, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerini uygulamaya geçirmelerini kolaylaştırmak amacıyla “İklim Uygulama Köprüsü” adını taşıyan yeni bir iş birliği mekanizmasını devreye alacaklarını duyurdu. Kurum, bu yapının yeni bir fon değil, mevcut iklim finansmanı ve uygulama mekanizmalarını destekleyen tamamlayıcı bir girişim olacağını belirtti. “DÜNYA ARTIK SONUÇ GÖRMEK İSTİYOR” Konuşmasının sonunda iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çeken Bakan Kurum, “Dünya artık yalnızca yeni kararlar değil, alınan kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Kuraklık, seller ve yangınlar milyonlarca insanın yaşamını etkiliyor. Antalya’da yalnızca geleceği konuşmayacak, geleceği birlikte şekillendireceğiz” dedi. Bonn’daki program kapsamında Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bursa İnegöl’de sıfır atık bilinciyle ödül töreni Haber

Bursa İnegöl’de sıfır atık bilinciyle ödül töreni

Bursa İnegöl’de yıl boyunca düzenlenen Okullar Arası Atık Toplama Yarışmalarının ödül töreni gerçekleştirdi. Bitkisel atık yağ, elektronik atık ve ambalaj atığı kategorilerinde dereceye giren okullar ödüllerini törenle aldı. Bursa İnegöl Belediyesi, 5 Haziran Dünya Çevre Gününün de çerisinde bulunduğu haftayı her gün farklı bir etkinlikle kutluyor. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi, Çevre İl Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İshakpaşa Okulu ve Erka Geri Dönüşüm Firması iş birliğinde özel bir program düzenlendi. İshakpaşa İlkokulu 4-L sınıfı öğrencilerinin hazırladığı “Atık Şehrin Sırrı” tiyatro gösterisinin de sahnelendiği ve devamında yıl boyunca düzenlenen atık toplama yarışmalarında dereceye giren okullara ödüllerin takdim edildiği ödül töreni düzenlendi. ATIK TOPLAMA YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Sıfır Atık Ödül Töreninde derece giren okullar şöyle sıralandı: Okullar arası bitkisel atık yağ toplama yarışmasında; 1’inci Hocaköy İlkokulu, 2’nci Deydinler İlkokulu ve 3’üncü Alanyurt İlkokulu oldu. Okullar arası elektronik atık toplama yarışmasında; 1’inci Tahtaköprü İlkokulu, 2’nci Ticaret ve Sanayi İlkokulu ve 3’üncü Huzur İlkokulu oldu. Okullar arası ambalaj atıkları toplama yarışmasında da 1’inci Necip Fazıl Kısakürek Okulu, 2’nci Kocatepe İlkokulu ve 3’üncü Gaziosmanpaşa İmam Hatip Ortaokulu oldu. SIFIR ATIK ARTIK HAMMADDE Programda tiyatro gösterisini izleyen öğrenciler ve öğretmenlere yönelik konuşan Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, “Okullarımızı, idarecilerimizi, öğretmen ve öğrencilerimizi bu ödül töreni ve ortaya çıkan sonuçtan dolayı, emeklerinden dolayı kutluyorum. Listeler önümüze geldiğinde ne kadar değerli bir iş yapıldığını daha iyi görmüş olduk. Artık sıfır atık diye bir şey yok, sıfır atığa artık hammadde diyoruz. Çünkü bunlar geri dönüşümü sağlanarak yeniden kullanılan malzemeler. Bu bilinçle dünyayı, ülkemizi kurtarmak gerekiyor. Bu bilinci destekleyen herkese teşekkür ediyorum. Derece elde eden okullarımızı da kutluyorum” dedi. NE KADAR BİLİNÇLİ OLURSAK, O KADAR AZ KİRLİLİK OLACAK İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise “Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile birlikte Kaymakamlığımız himayesinde çevre başlığı altında, 5 Haziran Dünya Çevre Gününü haftaya yayarak programlar icra ediyoruz. Biz sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz. İnegöl’ümüzü, ülkemizi sizlerle daha yaşanabilir bir çevreye kavuşturacağımıza inanıyoruz. Bu noktada yapacağınız her şey, atacağınız her adım bizim için çok değerli. Bu programlar da bunun için tertip edildi. Bir tiyatro gösterisi sahnelendi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çevreyi kirleten aslında bizleriz. İnsanlar olarak kirliliğe biz sebebiyet veriyoruz. Ne kadar bu konuda bilinçli olursak o kadar az kirlilik oluşacak. Diğer yandan sıfır atık diyoruz. Bunun diğer karşılığı israf etmemek. Bunları başardığımızda, iyi ve doğru bir iş yapmış olacağız. Çevresini koruyan, çevre bilinci olan bir insan olacağız. Sizler büyüklerinize de bunları anlatacaksınız. Sizler büyüklerinizi çok daha güzel ikaz ediyorsunuz. Sizlerle İnegöl’ü çok daha güzel bir çevreye kavuşturmuş olacağız” diye konuştu. SIFIR ATIK VİZYONUNU ORTAYA KOYAN BİR ÜLKEYİZ Son olarak konuşan Kaymakam Eren Arslan da “Bugün konumuz çok çok ciddi. Bu hafta, içerisinde çevre haftasını barındırıyor. Biz içinde yaşadığımız dünyayı büyüklerimizden emanet olarak aldık, sizlere teslim edeceğiz. Sizler de bilinçli yetişerek, duyarlı yetişerek, bilgiyle yetişerek bu dünyayı daha güzel hale getireceksiniz. Bu dünya tüm canlıların, hepimizin evi. Maalesef zaman zaman yanlış davranışları da görüyoruz. Bunun çözümü sizin gibi akılla yetişmiş, bilinçli nesiller. Bu anlamda ben farkındalık oluşturmak adına gayret eden Belediye Başkanımıza, Milli Eğitim Müdürümüze teşekkür ediyorum. Hayatı yaşarken, üretirken ortaya koyduğumuz, bugün artık bir atık değil ekonomik materyal olan geri dönüşüm kavramıyla açıkladığımız her türlü kullanılan malzemenin ekonomiye tekrar kazandırılması mümkün. Bu anlamda sıfır atık vizyonunu ortaya koyan bir ülkeyiz” ifadelerinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.