Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Nato

Beyoğlu Haber - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HİSAR-A ve HİSAR-O için ilave seri üretim sözleşmeleri imzalandı Haber

HİSAR-A ve HİSAR-O için ilave seri üretim sözleşmeleri imzalandı

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, HİSAR-A ve HİSAR-O hava savunma sistemleri için ilave seri üretim sözleşmelerinin imzalandığını açıkladı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 18 Şubat 2026 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararları doğrultusunda, ASELSAN ve ROKETSAN ile HİSAR-A ve HİSAR-O hava savunma sistemlerine yönelik ilave seri üretim sözleşmelerinin hayata geçirildiğini duyurdu. Türkiye’nin çok katmanlı hava savunma mimarisini güçlendirme hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirten Prof. Dr. Görgün, bu adımların “Çelik Kubbe” vizyonu ve NATO kapsamındaki taahhütler çerçevesinde önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. “SAVUNMA SANAYİİNDE GÜÇLÜ BİR EKOSİSTEME SAHİBİZ” Savunma sanayiindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Görgün, son 23 yılda atılan adımlarla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ileri seviye kabiliyetleri karşılayabilecek güçlü bir ekosisteme ulaştığını belirtti. Prof. Dr. Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binin üzerinde şirket ve yaş ortalaması 34’ün altında olan 100 bin kişilik mühendis ve teknisyen gücüne sahip olduğunu aktardı. Başkanlık koordinasyonunda yürütülen yerli ve milli projelerin ülke ekonomisine de katkı sunduğunu vurgulayan Görgün, bu projelerin kaynakların yurt içinde kalmasını sağladığını, istihdamı desteklediğini ve sanayi kapasitesini artırdığını kaydetti. Görgün, savunma sanayisinin bugün ulaştığı seviyede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin önemli rol oynadığını belirterek teşekkürlerini iletti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” programında mevcut dünya düzeninin iflas ettiğini belirterek, insanlığın adil bir küresel mimariye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

UMag Solutions, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz mayınlarının havadan tespiti ve denizaltılar için F1Mag® sistemini tanıttı Haber

UMag Solutions, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz mayınlarının havadan tespiti ve denizaltılar için F1Mag® sistemini tanıttı

F1Mag®, UMag’in drone tabanlı manyetik algılama portföyünü, açık deniz ortamlarında deniz mayınları ve denizaltıların gerçek zamanlı tespiti için yüksek hızlı, havadan bir sistem ile genişletmektedir. Sistem, deniz araçları ve personeli riske atmadan saatte 6 bin hektara kadar alanı tarayabilmektedir. İran’a ait deniz mayınlarının Hürmüz Boğazı’nda hâlâ tam olarak tespit edilememiş olması, NATO’nun Baltic Sentry misyonunun deniz altı altyapı devriyelerini artırması ve Karadeniz’de sürüklenen mayınların sivil deniz taşımacılığını tehdit etmeye devam etmesi nedeniyle UMag Solutions, savunma operatörlerinin deniz mayınlarını, denizaltıları ve insansız su altı araçlarını (UUV) suya herhangi bir ekipman yerleştirmeden ve saatte 120 km’ye varan hızlarla havadan tespit edebilmesini sağlayan F1Mag® sistemini duyurdu. Bir yıldan uzun süren donanma ve kara birlikleri testlerinin ardından F1Mag® artık resmi olarak piyasaya sunulmuştur. F1Mag®, herhangi bir drone üzerine monte edilerek hedef bölge üzerinde uçurulabilir. Deniz yüzeyinin altındaki sabitlenmiş veya dip mayınları, denizaltılar, UUV’ler ve diğer metal nesneler gibi manyetik tehditleri tespit eder ve verileri gerçek zamanlı olarak iletir. F1Mag®’in hassasiyeti, operatörlerin deniz yüzeyinin 15-30 metre altındaki mayınları ve 500 metreyi aşan derinliklerdeki denizaltıları tespit etmesine olanak tanır. UMag Solutions CEO’su ve Kurucu Ortağı Arne Døssing Andreasen, "F1Mag®’i modern savaşın belirleyici unsurlarından biri olan deniz altı tehditleri için geliştirdik. Bu tehditleri yüksek hızda, doğru ve gerçek zamanlı verilerle, insanları ve ekipmanı suya göndermeden tespit etme ihtiyacı hiç bu kadar büyük olmamıştı. UMag Solutions, F1Mag® ile açık denizde denizaltı ve UUV takibi yapmış ve deniz mayınlarını tespit etmiştir"şeklinde konuştu. Andreasen, "Havadan çalıştığı için F1Mag®, hava koşullarına, deniz durumuna veya gemi desteğine çok daha az bağımlıdır. Deniz buzu, bulanık sular veya su sütunundaki katmanlardan etkilenmez" dedi. Deniz mayınları ve sessiz denizaltılar, modern çatışmalarda en maliyet etkin ve politik açıdan en yıkıcı silahlar arasında yeniden öne çıkmıştır. Tek bir mayın veya buna dair güçlü bir şüphe bile sigorta maliyetlerini artırmaya, küresel ticaret rotalarını değiştirmeye ve donanmaları haftalar süren temizleme operasyonlarına zorlamaya yetmektedir. BÖLGELERE GÖRE TEHDİT DURUMU: Hürmüz Boğazı: Küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %20’si ve LNG ticaretinin dörtte biri bu dar geçitten geçmektedir. 2026 başından bu yana İran’ın mayın yerleştirme faaliyetleri aktif bir temizleme süreci başlatmış ve yerleştirilen mayınların bile tam olarak takip edilemediği rapor edilmiştir. Bir mayının bulunmadığını kanıtlamak artık onu bulmaktan daha zor hale gelmiştir. Baltık Denizi: 2022’den bu yana kablo, boru hattı ve enerji bağlantılarında yaşanan olaylar NATO’nun Baltic Sentry misyonunu sürekli gözetim durumuna getirmiştir. Sığ sular, yoğun trafik ve izlenmesi zor “gölge filo” gemileri geniş alanlı hızlı deniz altı taramasını zorunlu kılmaktadır. Karadeniz: Rusya-Ukrayna savaşından kalan sürüklenen mayınlar hâlâ havza genelinde hareket etmekte ve Boğazlara yaklaşan bölgeleri tehdit etmektedir. Güney Çin Denizi ve Hint-Pasifik: Artan denizaltı faaliyetleri, tartışmalı ada zincirleri ve yoğun deniz altı kablo altyapısı gelecekteki mayınlama operasyonlarının maliyetini artırmaktadır. Akdeniz ve kıyı bölgeleri: Geçmişten kalan patlamamış mühimmat (UXO) hızlı ve ölçeklenebilir tespit ihtiyacını sürdürmektedir. Geleneksel mayın karşı tedbirleri (MCM), yüzey gemileri, dalgıçlar ve bağlı veya otonom su altı araçlarına dayanır; bu yöntemler yavaş, riskli ve hava/deniz koşullarına bağımlıdır. F1Mag® bu modeli tersine çevirir: sensör havadadır, operatör kıyıda veya ana platformdadır ve tarama hızı metrekare değil hektar bazında ölçülür. F1MAG® NE YAPAR Deniz mayını tespiti (MCM): Saatte 30-70 hektar, deniz yüzeyinin 15-30 metre altındaki mayınları tespit etme hassasiyeti. Denizaltı harbi (ASW): Saatte 1.000-6.000 hektara kadar kapsama ve yüzlerce metre derinlikte tespit kapasitesi. Tüm ortam koşullarında tespit: Deniz buzu, dalga durumu, bulanık su veya termal/haloklin katmanlarından etkilenmez. Kara uygulamaları: Yoğun ormanlık alanlarda araç ve yapı tespiti yapılabilir. Gerçek zamanlı veri: Uçuş sırasında operatöre iletilir; geri kazanım veya sonradan işleme gerekmez ve NATO STANAG 4817 ile doğrudan entegrasyon sağlar. DRONE BAĞIMSIZ TASARIM F1Mag®, dünya genelinde kullanılan birçok üst segment drone platformu ile entegre çalışmaktadır; bunlar arasında UMS Skeldar (V-200), High-Eye (Airboxer), Pterodynamics (Transwing), Acecore Technologies (NOA), Airolit (CX-10), Hecto Drone (HD-606), Freespace Operations (Callisto 25), Inspired Flight (IF1200), Velos Rotors (V3) ve Harris Aerial (Carrier H6) bulunmaktadır. Andreasen, "F1Mag®’i drone bağımsız tasarlayarak müşterilerimizin zaten güvendiği platformları kullanmasına olanak tanıyor ve tedarikten operasyonel kullanıma geçiş süresini kısaltıyoruz" şeklinde konuştu. SAHA TESTLERİNDEN GEÇMİŞ KANITLANMIŞ TEKNOLOJİ F1Mag®, UMag’in ultra hassas V2Mag® sistemi üzerine inşa edilmiştir. Bu sistem hâlihazırda Avrupa’daki savunma güçleri tarafından kara ve kıyı mayın haritalama için kullanılmaktadır. 2025 yazından bu yana F1Mag®, açık denizde deniz mayını tespiti, denizaltı harbi ve ormanlık alanlarda gizlenmiş araçların tespiti için test edilip doğrulanmıştır. ERİŞİLEBİLİRLİK F1Mag®, operasyonel kullanım, demonstrasyonlar ve iş ortaklığı entegrasyonları için artık mevcuttur. UMag Solutions, Detroit’te düzenlenecek XPONENTIAL 2026’da (Stand 14020) ve Belçika’nın Ostend kentinde gerçekleştirilecek NATO Naval Mine Warfare Conference 2026’da hem V2Mag® hem de F1Mag® sistemlerini sergileyecektir. UMAG SOLUTİONS APS HAKKINDA UMag Solutions, drone tabanlı kuantum manyetik algılama teknolojileriyle deniz altı tehdit tespitinde öncü bir Danimarka savunma şirketidir. 2018 yılından bu yana ultra hassas, gerçek zamanlı manyetik tespit teknolojileri geliştirerek kara ve deniz mayını tespiti, denizaltı harbi ve deniz altı altyapı gözetimi alanlarında faaliyet göstermektedir. UMag Solutions hakkında daha fazla bilgi için KAYNAK: UMag Solutions ApS

Türkiye–Hollanda ticaretinde yeni hedef: 15 milyar dolar Haber

Türkiye–Hollanda ticaretinde yeni hedef: 15 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025’te 13,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 sonu için 15 milyar dolarlık hedef koyduklarını açıkladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından “Kral Günü” dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda Türkiye ile Hollanda arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenerek devam ettiğini söyledi. Etkinliğe Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı. İki ülke arasındaki köklü ilişkilerin bugün çok boyutlu bir ortaklığa dönüştüğünü vurgulayan Bolat, diplomatik bağların ekonomi, ticaret, kültür ve savunma alanlarında derinleştiğini ifade etti. Türkiye ile Hollanda’nın NATO, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası platformlarda da yakın iş birliği içinde olduğunu belirtti. Bolat, Hollanda’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olduğuna dikkat çekerek, ikili ticaret hacminin 2015’te 6,4 milyar dolardan 2025’te 13,3 milyar dolara yükseldiğini söyledi. “Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmak” dedi. Hollanda’nın Türkiye’de 32 milyar dolarlık yatırımla ilk sırada yer aldığını belirten Bolat, Türkiye’de faaliyet gösteren 3 binden fazla Hollanda şirketinin ekonomik ilişkileri güçlendirdiğini aktardı. Türk yatırımlarının da Hollanda’da 25 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Karşılıklı turizm ve ulaşım verilerinin de güçlü ilişkilere işaret ettiğini belirten Bolat, 2025’te Türkiye’nin 1,3 milyon Hollandalı turisti ağırladığını söyledi. Öte yandan Bolat, Türkiye’nin savunma sanayisi ve küresel ticarette stratejik rolüne dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde yapılacak temas ve toplantılarla iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da ileri taşınacağını vurguladı.

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri Haber

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri

İzmir Ekonomi Kulübü’nün düzenlediği “Ortak Gelecek için Ortak Akıl, Vizyon Arayışları” toplantısı Başkan Dr. Sıddık TOPALOĞLU'nun açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, küresel enerji piyasalarındaki kırılmaları ve doların dünya ticaretindeki sarsılan tahtını değerlendirdi. Akçaoğlu, "Enerji ticaretinin Yuan gibi yerel para birimlerine kayması, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ABD hegemonyasının sonu anlamına gelebilir" dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Ekonomi Kulübü, stratejik öneme sahip "Vizyon Arayışları" toplantı dizisi kapsamında bu ay Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’nu ağırladı. Moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülviyye Sanılı Aydın’ın üstlendiği toplantıda; iş dünyası, akademi ve kamu temsilcilerine küresel sistemin yeni yol haritası anlatıldı. Bretton Woods’tan Petrodolar Sistemine: Tarihsel Bir Kırılma Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, konuşmasına 1945 sonrası ABD önderliğinde kurulan Bretton Woods sistemini hatırlatarak başladı. Bu düzenin NATO, IMF ve Dünya Bankası gibi yapılarla desteklendiğini belirten Akçaoğlu, sistemin 1971’de Başkan Nixon’un kararıyla altın standardından kopmasıyla yeni bir evreye geçtiğini ifade etti. 1973 petrol kriziyle birlikte doğan "Petrodolar" sisteminin altını çizen Akçaoğlu, "Petrol zengini ülkelerin gelirlerini ABD finansal varlıklarına (tahvil ve hisse senetleri) geri yatırması, doların küresel hakimiyetini perçinleyen temel mekanizmaydı. Ancak bugün bu döngü, jeopolitik riskler ve alternatif ticaret blokları nedeniyle ciddi bir tehdit altında," değerlendirmesinde bulundu. Enerji Arz Güvenliği ve Stratejik Riskler Toplantıda "İran Savaşı, Politik Riskler ve Küresel Enerji Piyasaları" başlıklı bir sunum yapan Akçaoğlu, enerji arz güvenliğine dair şu kritik uyarılarda bulundu: Hürmüz Boğazı ve Tedarik Zinciri: Küresel petrol ticaretinin ana damarı olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak herhangi bir aksama, enerji maliyetlerini öngörülemez seviyelere çıkarabilir. İran ve Bölgesel Çatışma: ABD ve İsrail’in İran eksenli hamlelerinin çok boyutlu olduğunu belirten Akçaoğlu, İran'ın ambargolara rağmen geliştirdiği "kendi kendine yeten ekonomi" modelinin direnç noktası oluşturduğunu söyledi. Enerji Bağımlılığı ve Türkiye: AB ve Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerin, bu küresel türbülanstan doğrudan etkileneceğini vurgulayan Akçaoğlu, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden cari dengeleri sarsabileceğine dikkat çekti. Doların Sonu mu? Yuan ve Dijital Paraların Yükselişi Prof. Dr. Akçaoğlu’na göre ABD için asıl tehdit, Çin’in ticaret ve teknoloji alanındaki istikrarlı büyümesi. Çin’in yenilenebilir enerji yatırımlarında liderliğe oynaması ve enerji ithalatında kendi para birimi olan Yuan’la yapması, küresel finansal sistemde bir paradigma değişikliğine işaret ediyor. "Enerji ticaretinin dolar dışı unsurlarla yapılması, sadece ekonomik bir tercih değil, siyasi bir meydan okumadır. Doların egemenliği, ABD'nin küresel yaptırım gücünün ana kaynağıdır. Bu sistemin sarsılması, küresel güç dengelerinin yeniden dağıtılması, ABD hegemonyasının kaybedilmesi demektir." Vizyoner Yaklaşım ve Gelecek Projeksiyonu Dünyadaki petrol rezervlerinin bittiği yönündeki yaygın söylemlere katılmadığını belirten Akçaoğlu, asıl meselenin rezervlerin varlığı değil, bu rezervlere erişim ve ticaretinin hangi kurallarla yapılacağı olduğunu ifade etti. İklim değişikliği anlaşmalarının ve enerji geçiş süreçlerinin önündeki engellerin, aslında büyük güçlerin pazar paylaşım mücadelesiyle ilgili olduğunu ekledi. Toplantı, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından, Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’na sunulan teşekkür plaketi ile sona erdi.

Kayseri Büyükşehir eski Bakan'ı ağırladı Haber

Kayseri Büyükşehir eski Bakan'ı ağırladı

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Çavuşoğlu, Başkan Büyükkılıç’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, “Kayseri, belediyecilik anlamında sadece Türkiye’ye değil, dünyaya örnek bir şehir” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bir dizi program kapsamında kente gelen önceki dönem Dışişleri Bakanı, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nu belediyede ağırladı. Başkan Büyükkılıç, Çavuşoğlu’nu belediye girişinde çiçeklerle karşılarken, karşılamanın ardından ikili ve beraberlerindeki heyet, belediye bahçesinde hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra başkanlık makamına geçti. Ziyaret kapsamında gerçekleşen görüşmede Kayseri’nin gelişimi, yerel yönetim çalışmaları ve yürütülen hizmetler ele alındı. Ziyaret, samimi bir atmosferde gerçekleşirken, Başkan Büyükkıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Kayseri’mize hoş geldiniz. Sizleri Kayseri’mizde görmekten tabi ki onur duyuyoruz” dedi. Çavuşoğlu’nun bakanlığı döneminde Türkiye’nin gururu olduğunu ifade eden Büyükkılıç, “Dışişleri Bakanlığınız döneminde ülkemizi, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, temsil boyutunda hepimizin gururu oldunuz, yüz akımız oldunuz, gerek Avrupa’da gerekse dünyada. O açıdan biz sizleri seviyoruz. Alanya’mızın, Antalya’mızın güzel insanlarına, buradan Çavuşoğlu ailesine ayrıca selamlarımızı gönderiyoruz” diye konuştu. Önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Kayseri’de olmaktan mutlu olduğunu belirterek, “Sevdiğimiz bir şehir, sevdiğimiz insanların olduğu şehir, bunun başında da zaatiliniz geliyor. Kayseri’mize uzun yıllar hizmet ediyorsunuz. Belediyecilik anlamında sadece Türkiye’ye değil, dünyaya örnek bir şehir. Her türlü hizmet bakımından, bir taraftan devletimiz, bir tarafta sizler yerelde gayret ediyorsunuz. Girişimci iş adamlarımız da gururumuz, memleketimize, ülkemize çok büyük katkılarınız var” diye konuştu. Ziyarette Çavuşoğlu’na ayrıca Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da eşlik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.