Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültürel Miras

Beyoğlu Haber - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor Haber

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor

Bursa Nilüfer’in köklü geçmişini ve zengin doğal dokusunu kültür sanat etkinlikleriyle görünür kılmayı hedefleyen Mysia Festivali, bu yıl ilk kez Bursalılarla buluşuyor. 4-5-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan festival, Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan geniş bir kültür ve doğa rotasında gerçekleştirilecek. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Mysia Yolları ve Müzikist ortaklığıyla hayata geçirilen festival; katılımcılarına doğa yürüyüşlerinden kültürel miras odaklı panellere, çocuk ve yetişkin atölyelerinden konserlere kadar çok yönlü bir deneyim alanı açıyor. Nilüfer’in sahip olduğu kültürel ve doğal zenginliklerin korunarak geleceğe aktarılmasının önemine değinen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, festivalin bölgenin kimliği açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir; “Mysia Yolları; doğanın, tarihin ve yerel hafızanın iç içe geçtiği çok değerli bir mirasımız. Bu mirası sanatla, bilimsel tartışmalarla ve komşularımızın dayanışmasıyla canlı tutmak istiyoruz. Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan bu rotada doğayı dinlemek, üretmek ve ortak bir ritimde buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi Mysia Festivali’ne bekliyoruz” dedi. İLK GÜN GÖLYAZI’DA TİYATRO İLE AÇILIYOR Festivalin açılışı, 4 Eylül Cuma günü saat 20.00’de Gölyazı Kültürevi’nde (Gölyazı Panteleimon Kilisesi) yapılacak. Tarihi mekanın atmosferinde sahnelenecek olan tek kişilik müzikli biyografik oyun “Amalia”, sanatseverlere keyifli bir akşam sunacak. ÜÇPINAR’DA YÜRÜYÜŞ, PANELLER VE AÇIK HAVA KONSERLERİ Festivalin ikinci günü olan 5 Eylül Cumartesi günü program Üçpınar Mahallesi’nde sürecek. Gün, saat 09.00’da Kadriye’den Üçpınar’a uzanan Mysia Yolları Doğa Yürüyüşü ile başlayacak. Yürüyüşün ardından saat 12.00’da köy kahvesinde mola verilecek; saat 13.00’te ise Ebru Baştürk Serçe yürütücülüğünde “Bugünün Mysia Yolları” atölyesi gerçekleştirilecek. Öğleden sonraki programlarda ise bölgenin kültürel mirası uzman isimlerle masaya yatırılacak. Saat 15.00’te Onur Kahvecioğlu, Doğa Tamer ve Emre Genek’in katılımıyla “Kültürel Mirası Yeniden Düşünmek” paneli; saat 16.00’da ise Deniz Gündoğan İbrişim ve Ece Zeren Aydınoğlu’nun yer alacağı “Mysia’nın Yollarında; Geçmiş, Şimdi ve Ortak Gelecek” başlıklı oturum düzenlenecek. Panallerin ardından 17.20’de Hilal Dinçer, 18.00’de Ajem ve 18.40’ta Ahmet Ali Arslan şarkılarıyla Üçpınar’da sahne alacak. FİNAL GÜNÜ FADILLI’DA Mysia Festivali’nin kapanışı ise Fadıllı’da yapılacak. Saat 12.00’de başlayacak alanda; Gamze Karataş ve Düven ile “Festival Maskesi Atölyesi”, Yer Community ile “Ben’in İzleri Atölyesi”, Ömer Yılmaz ile “Origami Atölyesi”, TEMA Vakfı ve Nurten Ümit iş birliğiyle “Ağaç Kardeşliği Atölyesi” ile Fulya Özkan ile “Swing Dans Atölyesi” yer alacak. Doğa yürüyüşü tutkunları için ayrıca saat 14.30’da Ayvaköy-Fadıllı rotasında yürüyüş düzenlenecek. Program kapsamında saat 15.30’da Erdem Güreler Trio sahne alacak. Selin Çıngır ve Melis Karaduman konserlerinin ardından saat 18.20’de Seyyah grubunun performanslarıyla Mysia Festivali sona erecek. ETKİNLİKLERE KATILIM ÜCRETSİZ Gölyazı, Üçpınar ve Fadıllı’yı tek bir kültür rotasında buluşturan festival kapsamındaki tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Katılımcı kontenjanı bulunan atölyeler için festivalin dijital kayıt kanalları üzerinden ön başvuru yapması gerekiyor.

Zeki Müren şarkıları Ordu'da yankılandı Haber

Zeki Müren şarkıları Ordu'da yankılandı

Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde Zeki Müren’in hafızalara kazınan eserleri özel konserle seslendirilirken, çocuklar da “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” etkinliğinde sorgulama ve eleştirel düşünme çalışmaları yaptı. Tespih Yapımı ve Çini Atölyesi ise geleneksel üretim bilgisini farklı yaş gruplarına aktarırken, Ordu’nun kültürel mirası altıncı kez sanatseverlerle buluştu. SANAT GÜNEŞİ’NİN ESERLERİNE ÖZEL KONSER Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilen “Zeki Müren Şarkıları” konserinde, Türk sanat müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in birbirinden özel eserleri Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solistleri Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirildi. Zeki Müren’in yorumuyla kuşaklar boyunca dinlenen şarkılardan oluşan seçki, canlı performansla dinleyicilere sunuldu. Konser, Zeki Müren’in sanat yaşamına ve Türk müziğine bıraktığı mirasa şarkılar aracılığıyla yeniden dikkat çekerken, dinleyicilere nostalji yüklü bir akşam yaşattı. ÇOCUKLAR TİLKİNİN ÖYKÜSÜYLE FELSEFİ SORULARA ULAŞTI Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklara yönelik gerçekleştirilen “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” etkinliğinde, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) yöntemi kullanıldı. Hikayeyi birlikte okuyan çocuklar, eserde karşılaştıkları olaylar ve karakterler üzerine sorular üreterek düşüncelerini paylaştı. Etkinlikte çocukların okuma, sorgulama, eleştirel düşünme ve kitap çözümleme becerileri desteklenirken, farklı görüşleri dinleme ve kendi düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etme süreçleri üzerinde duruldu. GELENEKSEL EL SANATLARI YETİŞKİN VE ÇOCUKLARLA DENEYİMLENDİ Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenen Tespih Yapımı Atölyesi’nde geleneksel tespih işçiliğinin malzeme seçimi ve üretim aşamaları işlendi. Katılımcılar, taneler arasındaki ölçü ve malzeme uyumunun yanı sıra imame, nişane ve püskül gibi tespihi meydana getiren bölümleri yakından inceledi. Oyma ve kakma gibi süsleme tekniklerinin de ele alındığı atölyede, tespihin yalnızca bir kullanım eşyası olmadığı; el işçiliği, estetik ve kültürel anlam taşıyan bir zanaat ürünü olduğu örnekler üzerinden anlatıldı. Aynı alanda yer alan Çini Atölyesi’nde geleneksel Türk çini sanatının temel desen ve uygulama yöntemleri ele alındı. Katılımcılar, çiçek motifleri ile geometrik desenlerden hareketle kendi kompozisyonlarını hazırlayarak çininin çizim ve renklendirme aşamalarını deneyimledi. İznik ve Kütahya merkezli üretimlerle özgün bir kimlik kazanan çini sanatının mimariden günlük kullanım eşyalarına uzanan farklı örnekleri de çalışmalar üzerinden incelendi. Çocuklar için de gerçekleştirilen Çini Atölyesi’nde küçük katılımcılar, geleneksel motifleri kendi hayal güçleriyle yeniden yorumladı. Bitkisel desenler, geometrik biçimler ve stilize figürlerden yararlanan çocuklar, hazırladıkları çalışmaları farklı renklerle tamamladı. Uygulamalı etkinlik, çocukların el becerilerini ve tasarım düşüncelerini geliştirmelerine imkân sağlarken, köklü çini geleneğini yeni kuşakların deneyimine taşıdı. ORDU’NUN MOTİFLERİ ÇAĞDAŞ TASARIMLARLA FESTİVALDE YERİNİ ALMAYI SÜRDÜRDÜ Ordu Olgunlaşma Enstitüsü’nde yer alan “Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı” sergisi altıncı gününde de sanatseverlerin ziyaretiyle buluştu. Kentin yöresel değerlerinden ve tescilli motiflerinden hareketle hazırlanan çalışmalar sanatseverler tarafından incelendi. Nakış, dokuma, bitkisel örücülük, moda tasarımı ve giyim üretim teknolojileri alanlarında hazırlanan eserler, geleneksel unsurların günümüz tasarım anlayışıyla kazandığı farklı yorumları ortaya koydu. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar farklı alanlarda düzenlenecek sergi, atölye, söyleşi ve çocuk etkinlikleriyle devam edecek.

Metin Sözen’in mirası Gaziantep’ten geleceğe taşınıyor Haber

Metin Sözen’in mirası Gaziantep’ten geleceğe taşınıyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı iş birliğinde düzenlenen Metin Sözen Günü, “Kavramdan Uygulamaya, Kentten Geleceğe” temasıyla gerçekleştirildi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Metin Hocalar kolay yetişmiyor. Bizlerin en büyük sorumluluğu; Metin Sözen gibi hayatta iz bırakacak bir nesli yetiştirmek” diyerek, Sözen’in ilmini ve hayata bakış açısını yeni nesillere aktarmanın önemine vurgu yaptı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, programda yaptığı konuşmada, “Bizim medeniyetimizde anne ile babanın ve hocanın eli öpülür” diyerek şunları söyledi: “Biz bütün hocalarımızın elinden öpüyoruz. Şehrin ruhunu iyi bilmek lazım. Şehri gülistan yapmalıyız; insana değer vererek. Bizim medeniyetimizde ilim çok önemlidir. Biz ilmin arkasından gideceğiz. Okuyacağız. Metin Sözen’in ruhunu, ilmini, hayata bakış açısını çocuklarımıza öğretmek istiyoruz. Gaziantep bize emanet. Emanetin emin ellerde olması için Metin hocanın ilmiyle, hikmetiyle hareket etmemiz lazım. Zamanın ruhunu yakalamamız lazım. Yaşatan dünyaya geçmemiz lazım. Metin Hocalar kolay yetişmiyor. Bizlerin en büyük sorumluluğu; Metin Sözen gibi hayatta iz bırakacak bir nesli yetiştirmek.” ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, babasının ilkeleri doğrultusunda güçlü bir ekiple çalışmaya devam ettiklerini belirterek, “Başkan Fatma Şahin olmasaydı bu gönül defteri yeniden açılmayacaktı” dedi. METİN SÖZEN’İN KAVRAMLARI MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından başlayan ilk oturumda, “Metin Sözen’in Sözlüğü” başlığı altında Sözen’in koruma anlayışını şekillendiren temel kavramlar ele alındı. Kavramların günümüz koruma literatüründeki karşılığı, Türkiye’deki uygulama alanları ve geleceğe yönelik potansiyelleri disiplinlerarası bakış açısıyla değerlendirildi. Program kapsamında ayrıca, ÇEKÜL Vakfı’nın kültürel mirasın belgelenmesi, dijitalleştirilmesi ve erişilebilir hale getirilmesine yönelik yürüttüğü Rota Miras ve Ortak Bellek projelerinin tanıtım videoları katılımcılarla buluşturuldu. Dr. Ceyda Bakbaşa Bosson ile Dr. Muhsin Doğan’ın moderatörlüğündeki oturumda, Prof. Dr. Ayşe Güliz Bilgin Altınöz, Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel, Prof. Dr. Ünal Akkemik, Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. KÜLTÜR ODAKLI DÖNÜŞÜM GAZİANTEP ÖRNEĞİYLE ELE ALINDI Günün ikinci oturumunda “Metin Sözen ve Kültür Odaklı Dönüşüm” başlığı altında, kültür odaklı kalkınma anlayışı doğrultusunda korumanın yerel yönetimler, akademi ve sivil toplum arasındaki iş birliğini nasıl güçlendirdiği değerlendirildi. Gaziantep örneği üzerinden kültürel mirasın kentlerin sürdürülebilir gelişimindeki dönüştürücü rolü tartışıldı. Dr. Ceyda Bakbaşa Bosson ile Dr. Muhsin Doğan’ın moderatörlüğündeki oturumda önceki dönem Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, Şehitkamil Belediyesi Kültürel Miras Müdürü Osman Özgan ve Yesemek Alan Başkanı ve ÇEKÜL Saha Sorumlusu Zafer Okuducu konuşmacı olarak bulundu. İLK UYGULAMA EKİM’DE GAZİANTEP’TE BAŞLIYOR Oturumların ardından Başkan Fatma Şahin ile ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Sözen, Gaziantep’te Ekim 2026’da başlayacak ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programı için Niyet ve İş Birliği Beyanı’nı içeren protokole imza attı. Böylelikle Metin Sözen Okulu’nun oluşturduğu eğitim modeli için ilk uygulama Gaziantep’te başlayacak. BAŞKAN FATMA ŞAHİN’DEN MÜJDE GELDİ! Protokol imza töreninde konuşan Başkan Fatma Şahin, program vesilesiyle çok şey öğrendiğini ve notlar aldığını aktararak, “Bir müjde ile konuşmama başlamak istiyorum. Okul dediğimizde fiziksel bir yapının da önemine dikkat çekmek gerekiyor. Bu eğitim modelinin somut bir yapıya kavuşması için Ömer Ersoy Kültür Merkezi ve Nikah Salonu’nda vakfın bu eğitimlerini yürütmesi için alan oluşturacağız. Böylelikle bu eğitim modeli şehirde fiziki bir eğitim alanına kavuşacak” diye konuştu. METİN SÖZEN OKULU KAMUOYUNA TANITILDI Eğitim modelinin detayları programda sunum eşliğinde anlatıldı. Buna göre, eğitim programında başta öğrenciler olmak üzere; genç profesyoneller, STK gönüllüleri, doğa, tarih ve miras konularına ilgi duyanların hedef kitle olarak belirlendi. Program çerçevesinde 6 hafta boyunca devam edecek eğitimlerde, haftada bir saat çevrim içi buluşma gerçekleştirilecek. Tartışma ve fikir üretme odaklı bir yapının kurulacağı eğitim modeli sayesinde katılımcılara; doğa, miras ve çevreye bütüncül bakış, düşünsel dil ve yönelim netliği ile birlikte düşünme ve tartışma pratiği kazandırılacak. Eğitimler, kişisel, kurumsal ve toplumsal düzeyde önemli kazanımlar sağlayacak. ÜÇ PROGRAMDAN OLUŞAN YENİ EĞİTİM MODELİ ÇEKÜL Vakfı’nın 35 yıllık bilgi birikimi ve saha deneyimiyle hayata geçirilen Metin Sözen Okulu, doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını yeni nesillere aktarmayı, disiplinlerarası diyaloğu güçlendirmeyi ve yerelden öğrenen koruma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Üç ana programdan oluşan okul; gençlere yönelik ÇEKÜL Çemberleri, araştırmacılar ve profesyoneller için hazırlanan ÇEKÜL Yaşayan Miras ve Etki Programı ile belediyeler ve kamu kurumlarına yönelik geliştirilen ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programından oluşuyor. Bu yapı sayesinde yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve gençlerin ortak üretim zemini oluşturması hedefleniyor.

55. Akseki Cevizli Ayran Festivali Coşkuyla Kutlandı Safiye Soyman ve Faik Öztürk Sahne Aldı Haber

55. Akseki Cevizli Ayran Festivali Coşkuyla Kutlandı Safiye Soyman ve Faik Öztürk Sahne Aldı

Cevizli Mahalle Muhtarı Harun Çınar ve Cevizli Yardımlaşma Derneği Başkanı Süleyman Akın ile tertip ederek düzenledikleri geleneksel hale gelen festival, yoğun protokol katılımı, kültürel etkinlikleri ve birbirinden renkli sahne performanslarıyla unutulmaz anlara sahne oldu. Binlerce Kişi Cevizli’de Buluştu Akseki’nin en köklü organizasyonlarından biri olan 55. Akseki Cevizli Ayran Festivali, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen misafirleri Cevizli Mahallesi’nde bir araya getirdi. Festival boyunca birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları ön plana çıkarken, vatandaşlar geleneksel ayran ikramı eşliğinde doyasıya eğlendi. Görkem Gökalp’in Sunumuyla Muhteşem Gece Festivalin sunuculuğunu başarılı oyuncu ve sunucu Görkem Gökalp üstlendi. Gecenin en çok ilgi gören isimlerinden biri olan Türk müziğinin sevilen sanatçısı Safiye Soyman, Ferdi Tayfur ve Orhan Gencebay’ın unutulmaz eserlerini seslendirerek festival alanını dolduran binlerce kişiye duygu dolu anlar yaşattı. Sahneye çıkan Faik Öztürk ise kendine has yorumu ve sahne performansıyla izleyicilerden büyük alkış aldı. Festivalin finalinde ise Türk rock müziğinin efsane grubu Duman’ın sevilen şarkılarını seslendiren Öyle Yürekten Tribute Grubu, enerjik performansıyla geceyi geç saatlere kadar süren unutulmaz bir konserle tamamladı. Protokolden Yoğun Katılım 55. Akseki Cevizli Ayran Festivali’ne; * Akseki Kaymakamı Yusuf Ilıca * Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça * Akseki Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Ömer Çıngı * Akseki İlçe Müftüsü Zübeyir Aksoy * Akseki Tapu Müdürü Ezgi Tekin * Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu * Beyoğlu Belediye Meclis Üyeleri * Yeni Parti Antalya Milletvekilleri Aliye Coşar ve Aykut Kaya * AK Parti Antalya Milletvekilleri Tuba Vural Çokal ve Mustafa Köse * AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin * Yeni Parti Antalya İl Başkanı Nail Kamancı * Yeni Parti Akseki İlçe Başkanı Hasan Erdem * AK Parti Akseki İlçe Başkanı Halis Gündoğdu * Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel Ayran İkramı ve Kültürel Etkinlikler İlgi Gördü Festival boyunca misafirlere geleneksel Cevizli ayranı ikram edilirken, halk oyunları gösterileri ve yöresel kültürü yaşatan etkinlikler büyük beğeni topladı. Gün boyu devam eden programlarda çocuklardan yaşlılara kadar her yaştan katılımcı festival coşkusunu doyasıya yaşadı. “Kültürel Miras Gelecek Nesillere Aktarılıyor” Festivalde yapılan konuşmalarda, Akseki Cevizli Ayran Festivali’nin sadece bir eğlence organizasyonu olmadığı, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasını yaşatan ve gelecek nesillere aktaran önemli bir değer olduğu vurgulandı. Festivalin Akseki’nin tanıtımına, turizmine, sosyal dayanışmasına ve yerel ekonomisine önemli katkılar sunduğu ifade edildi. 55. Akseki Cevizli Ayran Festivali Hafızalarda Yer Etti Her yıl artan katılımla düzenlenen 55. Akseki Cevizli Ayran Festivali, bu yıl da birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu en güçlü şekilde yansıttı. Antalya’nın Akseki ilçesinde düzenlenen festival, hem bölge halkını hem de Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçileri aynı sofrada ve aynı coşkuda buluşturarak unutulmaz bir organizasyona imza attı. 55. Akseki Cevizli Ayran Festivali, kültürel değerleri yaşatmaya ve gelecek yıllarda da aynı heyecanla düzenlenmeye devam edecek önemli organizasyonlardan biri olarak bir kez daha adından söz ettirdi.

Gaziantep'e Gastrobotanik Parkı Haber

Gaziantep'e Gastrobotanik Parkı

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, inşasına başlanılan, deneyimleme, öğrenme ve dinlenme alanı özellikleriyle Türkiye’de bir ilk olacak Gastrobotanik Parkı ziyaret etti. Bereketli Hilal’in binlerce yıllık tarım mirasını geleceğin bilimiyle buluşturan, doğayı sadece seyredilen değil, hissedilen, öğrenilen ve yaşanan bir yaşam alanına dönüştüren büyük bir ekoköy olacak Gastrobotanik Parkı için inşaat çalışmaları başladı. Proje, botanik, gastronomi, tarım, etnobotanik, fitoterapi, ekolojik tasarım, kültürel miras, eğitim ve bilimsel araştırmayı aynı ekosistem içinde buluşturan uluslararası ölçekte örnek bir merkez olacak. ALANDA BULUNAN AĞAÇLARIN KORUNDUĞU DOĞA DOSTU PROJE İnşaat çalışmalarını ziyaret eden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, teknik bilgi aldı. Parkın yapılacağı alanda 100 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık ceviz ağacı, 120 yıllık fıstık ağacı olmak üzere tüm ağaçların korunarak projelendirmede ağaçların konumuna göre çalışıldığını belirtti. Başkan Şahin, doğa dostu, ekoloji dostu olarak hazırlanan projenin hiçbir dış hizmet alınmadan Büyükşehir Belediyesi mühendisleri tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. GALLE PARK İLE BERABER 500 DÖNÜMLÜK BİR YEŞİL ALAN Galle Parkı’nın hemen bitiminde devamı niteliğindeki Gastrobotanik Park, 150 bin metrekaresi yeşil alan olacak şekilde toplamda 232 bin metrekarelik özel bir alanda yükselecek. İçinde yer alacak 3,5 kilometrelik yürüyüş yolu Galle Park ile birleşerek toplamda 7 kilometrelik bir yol oluşturacak, şehrin en değerli bölgelerinden birinde Gastrobotanik Park’ın tamamlanmasıyla 500 dönümlük bir yaşam alanı oluşacak. ANADOLU’NUN ZENGİN MİRASI GELECEK NESİLLERE AKTARILACAK Gastrobotanik Park Projesi, Anadolu’nun zengin bitkisel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı, gastronomi kültürünü doğayla bütünleşik bir yaklaşımla yaşatmayı ve tıbbi ile aromatik bitkiler alanındaki bilimsel araştırmaları desteklemeyi hedefliyor. Proje, çocuklarda doğa bilincinin geliştirilmesine katkı sunarken, yerel üreticilerin bilgi ve üretim kapasitesini güçlendirmeyi de amaçlıyor. Toprağın hafızasını geleceğe taşıyan yaşayan bir miras olacak, aynı zamanda bilim insanları, sanatçılar ve üreticileri ortak bir platformda buluşturarak disiplinler arası iş birliğini teşvik eden Gastrobotanik, sürdürülebilir yaşam modellerini uygulamalı örneklerle ziyaretçilere sunacak. ŞAHİN: DOĞA DOSTU, İNSAN DOSTU BİR PROJE HAYATA GEÇTİ Ziyareti sonrası açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, arpanın, buğdayın, nohudun, mercimeğin ana vatanında olunmasına rağmen çocukların bunları ve sebzeleri yalnızca marketlerde gördüklerini belirterek şunları söyledi: “Bunların büyük bir tarihi, doğası, mektebi, eğitimi var ve günün sonunda insana dokunması var. Bunların hepsinin birleştiği bir mekan burası. Bu değerli mekanda 100 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık ceviz ağacı, 120 yıllık fıstık ağacı var. Biz bunları koruduk ve bunların durumuna göre projemizi hazırladık. Her bir ağacımızın olduğu yere göre projemiz hazırlandı. Doğa dostu, insan dostu bir proje hayata geçti. Gaziantep Büyükşehir'deki mühendislerimiz, mimarlarımız kendi hazırladı. Gaziantep'in en pahalı alanlarından birinde Galle Park ile beraber 500 dönümü yaşam alanı ve yeşile ayırmanın gerçek bir vizyon, inanç, kabiliyet, yetişmiş insan gücü istediğini aktaran Başkan Şahin, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: Yarın çocuklarımız buraya geldiğinde artık sadece kitaplardan öğrenmeyecek. Burayı bir atölyeye çevireceğiz orada öğrenecek. Burayı bir akademik dünyaya bilimsel altyapıya dönüştüreceğiz. Burası bir park değil. Burası bir doğa dostu yaşam alanı olacak. Tarih burada konuşacak. Bilim burada konuşacak. İnsan burada huzurla mutlu olacak. Ben bunun bir benzerini çok daha küçüğünü Marakeş'te görmüştüm. Marakeş dünyanın en fazla gezilen altıncı şehriydi. Biz de dünyanın en fazla gezilen ilk beş şehir olmaya talibiz. Bu yapacağımız projede onların yaptıklarının üzerine koyduk.” Gastrobotanik Park, 2 bin 280 metrekarelik Tropik Serası ile dünyanın farklı iklimlerinden gelen egzotik bitkileri tek çatı altında buluştururken 6 bin 400 metrekarelik Üretim Serası’nda bitki üretimi, araştırma ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının gerçekleştirildiği yaşayan bir laboratuvar olarak hizmet verecek. Seralar yalnızca bitki yetiştirme merkezi olmayacak, geleceğin tarım teknolojilerinin geliştirildiği, bilgi üretiminin paylaşıldığı ve yeni nesillere aktarıldığı bir eğitim kampüsü olarak görev görecek. Parka ulaşım ve rahatlık için 55 bin metrekarelik ulaşım ağı ve toplam 542 araç kapasiteli üç otopark, binlerce ziyaretçinin konforlu bir deneyim yaşamasını sağlayacak. Gastrobotanik Bahçesi sadece seralarla değil, ziyaretçilerine farklı deneyimler yaşatacak, eğitimler verecek ve doğa dostu uygulamalarıyla ön plana çıkacak bir yaşam merkezi olacak. Herbaryumu, 3 eğitim binası, şifahanesi, attarı, botanik sanat atölyesi, Etnobotanik Müzesi, Fitoterapi Merkezi, Labirent Parkı ile de ön plana çıkacak doğanın içinde kaybolmadan uyumlu bir yalın mimari ile tamamlanacak.

Hititlerin başkenti gastronomiyle UNESCO yolunda Haber

Hititlerin başkenti gastronomiyle UNESCO yolunda

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İstanbul’da ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen yeni yol haritasını, UNESCO Gastronomi Şehri hedefini ve uluslararası açılım planlarını paylaştı. Bu yolculuğun ilk güçlü uluslararası adımı ise 4–6 Haziran’da Çorum’da gerçekleşecek Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayacak etkinlik, Çorum’u dünya gastronomi çevrelerinin dikkatle izleyeceği önemli bir buluşma noktasına dönüştürmeye hazırlanıyor. Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı. Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi. Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.” HİTİTLERDEN BUGÜNE UZANAN SOFRA HAFIZASI Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor. Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor. Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda. Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak.

Bilecik’in tescilli lezzetleri vatandaşlarla buluştu Haber

Bilecik’in tescilli lezzetleri vatandaşlarla buluştu

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında, Bilecik Cumhuriyet Meydanı adeta lezzet şölenine sahne oldu. Kadim Anadolu mutfağının izlerini taşıyan Bilecik’in tescilli yöresel ürünleri ve geleneksel tatları vatandaşlarla buluştu. Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen program, Bilecik’in sahip olduğu yöresel ürün zenginliğini ve Anadolu’nun kadim mutfak mirasını bir kez daha gözler önüne serdi. Programa Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer başta olmak üzere il protokolü katıldı. Stantları tek tek gezen Vali Sözer, Bilecik’in asırlardır yaşatılan mutfak kültürü hakkında yetkililerden bilgi aldı. Yöresel ürünlerin sergilendiği alanlarda hem görsel hem de damaklara hitap eden renkli görüntüler oluştu. Etkinlikte Bilecik’in coğrafi işaretli ve tescilli ürünleri vatandaşların beğenisine sunulurken, Türk mutfağının köklü geçmişini yansıtan geleneksel yemekler büyük ilgi gördü. Özellikle doğal üretimle hazırlanan yöresel lezzetler, ziyaretçilerden tam not aldı. Program boyunca yapılan sunumlarda Türk mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil, aynı zamanda milletin tarihini, emeğini ve yaşam biçimini yansıtan güçlü bir kültürel miras olduğuna dikkat çekildi. Bilecik’in zengin gastronomi değerleri ise bir kez daha ön plana çıktı. Cumhuriyet Meydanı’nda yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte vatandaşlar, unutulmaya yüz tutmuş yöresel tatları yakından tanıma fırsatı bulurken, kültürel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı.

“Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü” kayıt altına alınacak Haber

“Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü” kayıt altına alınacak

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel miras çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği “Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi’nde” saha çalışmaları başladı Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde gerçekleştirilen projede, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve sözcüklerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması planlanıyor. Kocaeli’de yaşayan Manav Türklerinin zengin kültürel mirasını yaşatmak ve tanıtmak amacıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde gerçekleştirilen “Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi” saha çalışmaları ile devam ediyor. Projede, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve sözcüklerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması planlanıyor. VATANDAŞLAR İLE BİREBİR GÖRÜŞÜLÜYOR Kocaeli’nin yerel kültür değerlerini korumak ve yaşatmak amacıyla sürdürülen “Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi” kapsamında saha çalışmaları devam ediyor. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında şehrin farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştiriliyor. Hazırlanan soru-cevap anketleriyle sürdürülen saha çalışmalarında şimdiye kadar çok sayıda köy ziyaret edildi. Görüşmeler kapsamında vatandaşlardan yerel ağızda kullanılan kelimeler, sözcükler ve günlük hayatta kullanılan ifadeler derleniyor. Yapılan kayıtlarla birlikte Kocaeli’nin kültürel hafızasında önemli yer tutan sözlü miras unsurları bilimsel yöntemlerle arşivleniyor. KÜLTÜREL MİRAS KAYIT ALTINA ALINIYOR Kocaeli’nin geçmişten günümüze taşıdığı yerel dil yapısının korunmasını amaçlayan proje, kültürel aktarım açısından da önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor. Saha çalışmalarında elde edilen veriler titizlikle incelenirken, tekrar eden kayıtların ayıklanmasının ardından özgün kelime ve ifadeler sözlük çalışmasına dahil ediliyor. Proje kapsamında yalnızca kelimeler değil, aynı zamanda yöreye özgü kullanım biçimleri, halk arasında yaşayan ifadeler ve kültürel anlatımlar da kayıt altına alınıyor. Böylece Kocaeli’nin yerel kültürüne ait önemli değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, şehrin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Manavların Kocaeli’ne yerleşimi, ketenin yolculuğu ve motiflerin dili gibi bölümleriyle zengin bir içerik sunan müze, Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veriyor. Müze, pazartesi hariç haftanın altı günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Ayrıntılı bilgi almak ve “Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi’ne katkı sunmak isteyenler, 0262 331 23 73 numaralı telefonu arayabilirler.

8 bin yıllık miras aynı sofrada buluştu Haber

8 bin yıllık miras aynı sofrada buluştu

Bornova Misketi, Yeşilova Höyüğü’nde bilim, tarih ve gastronomi dünyasını bir araya getirdi. Bornova Belediyesi’nin coğrafi işaret tescili aldığı Bornova Misket Üzümü, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen özel etkinlikte tarih, tarım ve gastronomi yönleriyle ele alındı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından düzenlenen programda akademisyenler, arkeologlar ve gastronomi uzmanları Bornova Misketi’nin antik çağlardan günümüze uzanan kültürel önemine dikkat çekti. Etkinlikte, yerel değerlerin korunmasının hem kültürel miras hem de bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bornova Belediyesi’nin coğrafi işaret tescili alarak koruma altına aldığı Bornova Misket Üzümü, düzenlenen özel panel programıyla kültürel miras, tarımsal değer ve gastronomi perspektifiyle ele alındı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından düzenlenen ve Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tarih, teruar, stil ve gastronomi başlıklarında gerçekleştirilen panellerde Bornova Misket Üzümü’nün Anadolu tarım tarihi içindeki yeri, aromatik özellikleri ve bölge kültürüne katkısı masaya yatırıldı. Antik çağdan günümüze uzanan yolculuk Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile Bornova Belediyesi Başkan Vekili Volkan Koçanalı ve Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Duygu Bölük’ün de katıldığı programın açılış bölümünde uzman isimler, Bornova Misketi’nin binlerce yıllık geçmişine dikkat çekti. Urla Bağyolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Panelde konuşan akademisyenler ve araştırmacılar, İzmir ve çevresinin antik dönemlerden bu yana üzüm üretim kültürünün merkezlerinden biri olduğunu vurgularken, Bornova Misketi’nin bölgenin tarımsal hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Etkinliğin Yeşilova Höyüğü’nde gerçekleştirilmesi ise tarım kültürünün tarihsel köklerine dikkat çekmesi açısından anlamlı bulundu. Coğrafi işaretle koruma altında Bornova Belediyesi’nin aldığı coğrafi işaret tesciliyle birlikte Bornova Misket Üzümü’nün yerel kimliğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Uzmanlar, coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca ekonomik değil; kültürel, tarımsal ve turistik değer açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Bornova Misketi’nin kendine özgü aroması, bölge iklimiyle kurduğu bağ ve geleneksel üretim kültürü sayesinde İzmir’in önemli yerel değerlerinden biri olduğu ifade edildi. Gastronomi dünyasının da ilgi odağı oldu Etkinliğin son bölümünde şefler ve gastronomi uzmanları, Bornova Misket Üzümü’nün mutfak kültüründeki yerini değerlendirdi. Uzman isimler, üzümün yalnızca tarımsal bir ürün değil; aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğini yansıtan önemli bir gastronomi değeri olduğunu belirtti. Düzenlenen oturumlarda yerel ürünlerin korunmasının sürdürülebilir tarım ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme de dikkat çekildi. Bilim, kültür ve yerel değer aynı etkinlikte buluştu Arkeologlardan gastronomi uzmanlarına, akademisyenlerden üreticilere kadar birçok ismin katıldığı organizasyon, Bornova Misket Üzümü’nün geleceği açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Katılımcılar, yerel değerlerin korunmasının yalnızca ekonomik değil, kültürel hafızanın yaşatılması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.