Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İran

Beyoğlu Haber - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’den İran’a 6 tırlık sağlık yardımı Haber

Türkiye’den İran’a 6 tırlık sağlık yardımı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin “iyilik medeniyeti” anlayışıyla hazırlanan 6 tırlık sağlık yardım konvoyunun İran’a gönderileceğini açıkladı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki uluslararası dayanışma çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini duyurdu. Bakan Memişoğlu, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinden oluşan 6 tırlık yardım konvoyunun 24 Nisan Cuma günü Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a ulaşacağını bildirdi. Türkiye’nin köklü dayanışma geleneğine vurgu yapan Memişoğlu, insan sağlığını korumanın kutsal bir sorumluluk olarak görüldüğünü belirterek, “İnsanın olduğu her yerde sağlığı ve şifayı desteklemeyi, dayanışmanın bir gereği olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Hazırlanan yardımın, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını kaydeden Memişoğlu, Türkiye’nin sınırları aşan bir iyilik hareketiyle sağlık desteğini sürdürmeye devam edeceğini vurguladı. Biz İyilik Medeniyetiyiz ???????? Sağlığı korumanın mukaddes olduğuna inanıyoruz. İnsanın olduğu her yerde sağlığı ve şifayı desteklemeyi, dayanışmanın bir gereği olarak görüyoruz. Bu köklü dayanışma ruhuyla hazırladığımız ilaç ve tıbbi sarf malzemesi yüklü 6 tırlık yardım… — Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) April 22, 2026 Bakan Memişoğlu, mesajında “Yolumuz kardeşlik, yükümüz şifa olsun” diyerek, yardım konvoyunun bölge halkına katkı sağlamasını temenni etti.

DMM’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen iddialara açıklama Haber

DMM’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen iddialara açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a atfedilen sosyal medya paylaşımlarının gerçek dışı olduğunu açıkladı. İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya mecralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a atfedilen iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirdi. Açıklamada, “İran veya Lübnan’a bir saldırı olursa bunu Türkiye’ye yapılmış sayarız” ve “Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu” yönündeki ifadelerin gerçek dışı olduğu vurgulandı. DMM, söz konusu içeriklerin Türkiye’nin bölgesel barışa yönelik tutumunu gölgelemeyi, ülkeyi çatışma ortamlarına çekmeyi ve kamuoyunda yanlış algı oluşturmayı amaçlayan dezenformasyon faaliyetleri olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bölgede yaşanan krizlerde her zaman barış, diplomasi ve sağduyuyu önceleyen bir yaklaşım sergilediği ifade edilen açıklamada, ülkenin uluslararası hukuka bağlı kalarak sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için çaba gösterdiği kaydedildi. Manipülatif içeriklere itibar edilmemesi ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği vurgulandığı açıklamada, Türkiye’nin bölgesel istikrar, adalet ve barış hedefleri doğrultusunda dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini de bildirdi.

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri Haber

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri

İzmir Ekonomi Kulübü’nün düzenlediği “Ortak Gelecek için Ortak Akıl, Vizyon Arayışları” toplantısı Başkan Dr. Sıddık TOPALOĞLU'nun açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, küresel enerji piyasalarındaki kırılmaları ve doların dünya ticaretindeki sarsılan tahtını değerlendirdi. Akçaoğlu, "Enerji ticaretinin Yuan gibi yerel para birimlerine kayması, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ABD hegemonyasının sonu anlamına gelebilir" dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Ekonomi Kulübü, stratejik öneme sahip "Vizyon Arayışları" toplantı dizisi kapsamında bu ay Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’nu ağırladı. Moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülviyye Sanılı Aydın’ın üstlendiği toplantıda; iş dünyası, akademi ve kamu temsilcilerine küresel sistemin yeni yol haritası anlatıldı. Bretton Woods’tan Petrodolar Sistemine: Tarihsel Bir Kırılma Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, konuşmasına 1945 sonrası ABD önderliğinde kurulan Bretton Woods sistemini hatırlatarak başladı. Bu düzenin NATO, IMF ve Dünya Bankası gibi yapılarla desteklendiğini belirten Akçaoğlu, sistemin 1971’de Başkan Nixon’un kararıyla altın standardından kopmasıyla yeni bir evreye geçtiğini ifade etti. 1973 petrol kriziyle birlikte doğan "Petrodolar" sisteminin altını çizen Akçaoğlu, "Petrol zengini ülkelerin gelirlerini ABD finansal varlıklarına (tahvil ve hisse senetleri) geri yatırması, doların küresel hakimiyetini perçinleyen temel mekanizmaydı. Ancak bugün bu döngü, jeopolitik riskler ve alternatif ticaret blokları nedeniyle ciddi bir tehdit altında," değerlendirmesinde bulundu. Enerji Arz Güvenliği ve Stratejik Riskler Toplantıda "İran Savaşı, Politik Riskler ve Küresel Enerji Piyasaları" başlıklı bir sunum yapan Akçaoğlu, enerji arz güvenliğine dair şu kritik uyarılarda bulundu: Hürmüz Boğazı ve Tedarik Zinciri: Küresel petrol ticaretinin ana damarı olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak herhangi bir aksama, enerji maliyetlerini öngörülemez seviyelere çıkarabilir. İran ve Bölgesel Çatışma: ABD ve İsrail’in İran eksenli hamlelerinin çok boyutlu olduğunu belirten Akçaoğlu, İran'ın ambargolara rağmen geliştirdiği "kendi kendine yeten ekonomi" modelinin direnç noktası oluşturduğunu söyledi. Enerji Bağımlılığı ve Türkiye: AB ve Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerin, bu küresel türbülanstan doğrudan etkileneceğini vurgulayan Akçaoğlu, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden cari dengeleri sarsabileceğine dikkat çekti. Doların Sonu mu? Yuan ve Dijital Paraların Yükselişi Prof. Dr. Akçaoğlu’na göre ABD için asıl tehdit, Çin’in ticaret ve teknoloji alanındaki istikrarlı büyümesi. Çin’in yenilenebilir enerji yatırımlarında liderliğe oynaması ve enerji ithalatında kendi para birimi olan Yuan’la yapması, küresel finansal sistemde bir paradigma değişikliğine işaret ediyor. "Enerji ticaretinin dolar dışı unsurlarla yapılması, sadece ekonomik bir tercih değil, siyasi bir meydan okumadır. Doların egemenliği, ABD'nin küresel yaptırım gücünün ana kaynağıdır. Bu sistemin sarsılması, küresel güç dengelerinin yeniden dağıtılması, ABD hegemonyasının kaybedilmesi demektir." Vizyoner Yaklaşım ve Gelecek Projeksiyonu Dünyadaki petrol rezervlerinin bittiği yönündeki yaygın söylemlere katılmadığını belirten Akçaoğlu, asıl meselenin rezervlerin varlığı değil, bu rezervlere erişim ve ticaretinin hangi kurallarla yapılacağı olduğunu ifade etti. İklim değişikliği anlaşmalarının ve enerji geçiş süreçlerinin önündeki engellerin, aslında büyük güçlerin pazar paylaşım mücadelesiyle ilgili olduğunu ekledi. Toplantı, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından, Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’na sunulan teşekkür plaketi ile sona erdi.

İzmir’de Nisan boyunca sinematek gösterimleri Haber

İzmir’de Nisan boyunca sinematek gösterimleri

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, nisan ayında her pazar günü “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde İzmirliler ile buluşuyor. Programda dünya sinemasından başarılı belgesel filmleri ve yönetmen söyleşileri yer alıyor. Yeniden Sinematek, nisanda var olmanın izlerini takip ediyor İzmirliler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri ile nisan ayında var olmanın izlerini takip edecek. Elhamra Sahnesi’nde her pazar saat 19.00’da gösterime girecek filmler, “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla izleyici ile buluşacak. SAVAŞ VE ÖLÜMLE YAŞAMAK: YÜREĞİNİ ELİNE AL VE YÜRÜ Yönetmenliğini Sepideh Farsi’nin üstlendiği 2025 Fransa, Filistin, İran ortak yapımı belgesel, savaş ve dram türlerindeki Yüreğini Eline Al ve Yürü filmi uluslararası festivallerde gösterildi. Film, 2025 yılında Chicago Uluslararası Film Festivali’nde ve Atina Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’ne layık görüldü. Yönetmen Sepideh Farsi’nin Filistinli genç bir fotoğrafçı olan Fatima Hassouna ile yaptığı görüntülü görüşmelerden oluşan film, Gazze’de yaşananları birinci ağızdan bakış ile beyaz perdeye taşıyor. Fatima tanıdıklarının birer birer öldürüldüğü bu koşullarda dünyayı gezmek istediğini dile getirse de nihayetinde Gazze’ye döneceğini söylüyor ve “Memleketimin bana ihtiyacı var” diyor. Film, 12 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek. HAFIZANIN COĞRAFYASINA BİR BAKIŞ: GÜNEŞSİZ Chris Marker’ın yazıp yönettiği 1982 Fransa yapımı belgesel ve dram türlerindeki Güneşsiz filmi, 1983 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Yeni Sinema Forumu Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü. Hafızayı ve görüntünün anlamını sorgulayan film, dünyanın farklı noktalarında kaydedilmiş görüntüleri ve seslendirilen mektupları bir araya getirerek deneysel bir belgesel çalışması ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında bir sinema dili kullanan Marker, seyirciye farklı bir film izleme deneyimi sunuyor. Institut Français iş birliği ile gerçekleştirilecek film, 19 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek. KOLEKTİF BİR OLGUNLUK ÖYKÜSÜ: KUM TANELERİ Yönetmen koltuğunda Sarah Gross’un oturduğu 2025 Almanya, ABD ortak yapımı belgesel film Kum Taneleri, seksenlerindeki iki kadının Margot ve Barbara’nın hikâyesini beyaz perdeye taşıyor. Biri İngiliz diğeri Alman olan bu iki eski dost, zaman içinde değişen politik atmosfere rağmen dostluklarını korumayı başarıyor. Çekimleri sekiz yıl süren film, yönetmenin annesine, kayınvalidesine, başka sanatçılara ve yakın dostlara eşlik ediyor. Sohbetler, anılar ve sanat yoluyla birlikte yaratılan kolektif bir olgunluk öyküsü olan film, 26 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Goethe Institut iş birliği ile gerçekleştirilecek gösterimin ardından yönetmenin katılımıyla söyleşi yapılacak.

Yayman'dan Kıbrıs ve savaşlar mesajı: Diplomasi önceliğimiz ama gerekirse geliriz! Haber

Yayman'dan Kıbrıs ve savaşlar mesajı: Diplomasi önceliğimiz ama gerekirse geliriz!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Bolu İl Başkanlığınca düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada dünya krizlerinde müzakereyi savunduklarını vurgularken, Güney Kıbrıs’a yönelik “Türk askeri bir gece ansızın gelebilir” çıkışı yaptı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, partisinin Bolu İl Başkanlığınca düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarında yapılan Bolu Dağı Tüneli'nin Türkiye'nin yüz akı projelerinden biri olduğunu söyledi. Bolu Dağı Tüneli'ni yapamayan, taş üstüne taş koymayan, milletin derdiyle dertlenmeyen ve milletin önüne hedef koyamayanların, AK Parti'nin yaptıklarını takdir edecekleri yerde "çamur atma" siyaseti gütmeye devam ettiğini dile getiren Yayman, "Bir taraftan Cumhurbaşkanımızın yaptığı hizmetler, öbür taraftan Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine girdiği yönetim krizi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine girdiği kaos, herkesin gözünün önünde. Bizim muhatabımız, Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Bizim muhatabımız, aziz Türk milletidir. Biz onlarla siyaset yapmaya devam edeceğiz. Biz 25 yılda milletimizin hayallerini gerçekleştirmiş bir hareketiz. Sessiz devrimleri başarmış bir partiyiz. Yapılamaz, başarılamaz, gerçekleştirilemez denen işleri Cumhurbaşkanımız gerçekleştirmiştir." diye konuştu. CHP, ORDU ELELE İKTİDARA.. CHP yönetimi ve CHP'li belediyelere yönelik devam eden soruşturmalara değinen Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanımız her defasında söylüyor. Şikayet dilekçesi veren CHP'li, şikayet eden CHP'li, savcılığa suç duyurusunda bulunan CHP'li, hırsız CHP'li, hırsızı şikayet eden CHP'li, yolsuzluk yapan CHP'li, suç duyurusunda bulunan CHP'li. Ya böyle bir parti olabilir mi? Şimdi çıkmış konuşuyorlar ve Sayın Özgür Özel, Cumhurbaşkanımızı darbeyle, cuntayla itham ediyor. Hadi oradan. Sen kim? Recep Tayyip Erdoğan kim?" Yayman, AK Parti'yi darbeci olmakla itham eden CHP'nin Türkiye'de gerçekleştirilen tüm darbelerin içinde olduğunu belirterek, "Şimdi çıkıp bizim partimizi itham ediyorsunuz. Siz bazen darbelerin ortağı olarak, bazen azmettiricisi olarak, bazen teşvik edicisi olarak, bazen yol göstericisi olarak, bazen akıl hocası olarak Türk demokrasi tarihinde 'darbeler' denince 'CHP ordu el ele iktidara' sloganını atan bir partisiniz. Dolayısıyla önce bir sicilinize, tarihinize, kendi hafızanıza bakın. Sonra AK Parti'yi suçlamaya başlayın." ifadelerini kullandı. CHP'nin içinde bulunduğu kaos ve krizle ilgilenmediklerini belirten Yayman, kendilerinin Türk milletine hizmet etme, eserler üretme ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme derdinde olduklarını kaydetti. Yayman, her zaman "eser siyasetini" savunduklarını vurgulayarak, "Biz siyasetin gündelik tartışmalara kurban verilmemesi gerektiğine canı yürekten inanıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin rakibimiz olarak içine girdiği durumdan asla memnun değiliz. Bizim rakibimizdir ve biz onlarla sandıkta yarışmak isteriz. Bütün bu tartışmalara bizi alet etmek istiyorlar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin içindeki tartışmaların dışındayız. Onlara bir an önce arının, temizlenin ve bizimle gelin, sandıkta yarışın diyoruz." diye konuştu. "KIBRIS ADASINI BİR RUM ADASI, YUNAN ADASI GİBİ GÖSTERME ÇABALARINI KINIYORUZ" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) terör örgütü EOKA'nın kuruluş yıl dönümü kutlamalarına tepki gösteren Yayman, şunları kaydetti: "Son günlerde Güney Kıbrıs Rum tarafında birtakım hadsiz, amacını aşan ve savaş çığırtkanlığı yapan demeçleri hep beraber görüyoruz. Güney Kıbrıs Rum yöneticisi Hristodulidis'un, Kıbrıs adasını bir Rum adası, Yunan adası gibi gösterme çabalarını kınıyoruz. Kıbrıs adasında Türkler vardır, var olmaya sonsuza kadar devam edecektir. Sayın Hristodulidis'a Bolu'dan şu hatırlatmayı yapmak isterim; bir gece ansızın gelebiliriz. Rumlar, 1974 Mutlu Barış Harekatı'ndan önce de adayı işgal etmek için, Türkleri soykırıma uğratmak için bir savaş başlatmışlardı. En güzel cevabı kahraman Mehmetçik ve Türk milleti vermişti. Bolu Dağ komando Tugayı 1974’te Girne’de Hilaron kalesini kurtardığında kalede Zeybek oynamıştı. Sayın Hristodulidis, Larnaka'da kahraman Bolu dağ komandolarının bir kez daha zeybek oynamasını, çiftetelli oynamasını istiyorsanız, bu hadsiz açıklamalarınıza devam edin diyorum." TEK YOL MÜZAKERE MASASININ KURULMASIDIR Yayman, Türkiye'nin dış politikasına değinerek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Rusya-Ukrayna savaşında da Gazze'de İsrail'in yürüttüğü soykırımda da Amerika ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar karşısında da İran'ın Körfez ülkelerine başlattığı saldırılar karşısında da her zaman diplomasiyi savundu. Diplomasiyi savunmaya devam edeceğiz. Bizim yerimiz belli. Biz 'Dünya beşten büyüktür.' diyen, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol ve dava arkadaşlarıyız. Her meselenin diplomasiyle, konuşmayla çözüleceğine inanıyoruz. Dolayısıyla her zaman müzakere masasını önceliyoruz ve müzakere masasının bir an önce kurulması gerektiğini ifade ediyoruz." Programa, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, AK Parti MKYK üyeleri Hilmi Türkmen ve Türk İslam Karakoç, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner, il ve ilçe teşkilatı mensupları ile partililer de katıldı. Yayman, ayrıca programı kapsamında Valiliği ve 2017'de Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesinde PKK'lı teröristlerin el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesinin ardından çıkan çatışmada şehit düşen Piyade Uzman Çavuş İlhan Sezer'in ailesini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin'le görüştü Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin'le görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Türkiye-Rusya ilişkileri, bölgesel krizler ve uluslararası güvenlik konularını görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Rusya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler masaya yatırıldı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye’nin İran’a yönelik saldırıları onaylamadığını ve İran’ın bölge ülkelerine mukabelelerini tasvip etmediğini vurgulayarak, savaşın kontrolden çıkmaması için tüm taraflarla barış ve istikrar odaklı temasların sürdüğünü belirtti. Erdoğan, İsrail’in Kudüs’ün statüsüne yönelik adımlarına karşı uyarıda bulunarak, Netanyahu hükümetinin bölgedeki saldırgan politikalarının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Suriye’deki son durumun yakından takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de istikrarı güçlendirecek her adımın Türkiye ve Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu ifade etti. "TARAFLAR, GERİLİMİ ARTIRACAK ADIMLARDAN KAÇINMALI" Görüşmede, Rusya-Ukrayna savaşının barışla neticelenmesi için Türkiye’nin arayışlarının sekteye uğratılmamasının önemine de dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, taraflara gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaları tavsiyesinde bulunarak, Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların istikrar ortamına zarar verdiğini, İran savaşının ise Rusya-Ukrayna krizinde yeni çatışma alanları oluşturmaması gerektiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.