Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hasat

Beyoğlu Haber 24 - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mübadil torunları aynı sofrada buluştu Haber

Mübadil torunları aynı sofrada buluştu

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı ile Yunanistan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Yunanistan’dan gelen konuklar atalarının bir zamanlar yaşadığı toprakları ziyaret etmekten duydukları duyguları paylaştı. Trakya’nın köklü geleneklerinden biri olan ve hasat sonrasında emeğe teşekkür ile bereketi simgeleyen “Kırçma” buluşmasında, ortak geçmişin hatıraları, kültürel miras ve barış mesajları öne çıktı. Programda konuşan Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği Başkanı Olcay Ceylan, “Kırçma, Rumeli ve Balkan kültüründe, hasadın tamamlanmasını kutlamak ve bereket için şükretmek amacıyla kurulan geleneksel bir sofradır. Bu sofrada tarla emeği karşılığını bulur. Dualar edilir, paylaşmanın, imecenin ve dayanışmanın ruhu birlikte yaşatılır. Bugün Semetli'de bu geleneği yeniden yaşatmanın mutluluğunu ve gururunu duyuyoruz. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine öncülük eden, kültürümüzün ve dayanışma ruhumuzun yaşatılmasına her zaman büyük destek veren Tekirdağ Büyükşehir Belediyemize ve Sayın Başkanımız Dr. Candan Yüceer’e yürekten teşekkür ediyoruz” dedi. NEA RODOSTO BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI LAGOS NİKOS: "DEDELERİMİZİN YAŞADIĞI TOPRAKLARDA OLMAK ÇOK DUYGULANDIRICI" Etkinlikte söz alan Yunanistan Nea Rodosto Belediye Başkan Yardımcısı Lagos Nikos, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti belirterek, “Burada gördüğümüz ilgi, misafirperverlik ve bizlere yardımcı olunması bizleri çok onurlandırdı. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Candan Yüceer olmak üzere muhtarlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Zamanında dedelerimizin yaşadığı bu güzel toprakları ziyaret etmek bizleri çok duygulandırıyor. Bu ziyaretleri yapabildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz” şeklinde konuştu. CANDAN BAŞKAN: "BU SOFRANIN BİR YANINDA TOPRAĞIN BEREKETİ, DİĞER YANINDA İNSANIMIZIN ALIN TERİ VAR" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, buluşmada gerçekleştirdiği konuşmasında hem kırçma geleneğinin anlamını vurguladı hem de Ege'nin iki yakasındaki dostluk ve barış mesajlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ne güzel bir gün, ne güzel bir buluşma, ne güzel bir sofra… Bu sofranın bir yanında toprağımızın bereketi, diğer yanında insanımızın alın teri var. Bu buluşmayı anlamlı kılan ise geçmişten bugüne taşıdığımız mirasımız, hatıralarımız, dostluğumuz ve yeniden bir araya gelen gönüllerimizdir. Bu güzel buluşmada emeği ve katkısı olan başta Semetli ve Işıklar köylerimizin kıymetli insanları olmak üzere muhtarlarımıza, dernek başkanlarımıza, yöneticilerimize ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu sofrada yalnızca ekmeğimizi, lokmalarımızı bölüşmüyoruz; geçmişimizi, hatıralarımızı, acılarımızı, umutlarımızı ve geleceğe dair güzel dileklerimizi de paylaşıyoruz. Kırçma, bu toprakların en güzel geleneklerinden biri. Ekinler ekilir, toprak işlenir, günlerce, aylarca emek verilir. Güneşin altında ter dökülür, yağmur beklenir, ürün yetiştirilir. Hasat tamamlanır, harman kaldırılır. İnsanlar bir araya gelir, ekmeğini bölüşür ve berekete şükreder. Ancak kırçmanın anlamı bizim için yalnızca bundan ibaret değil. Bu sofralar aynı zamanda sevincin ve acının paylaşıldığı, dayanışmanın, kardeşliğin ve dostluğun yaşatıldığı sofralardır. İşte Trakya’mızın ruhu, Rumeli kültürümüzün özü budur.” "MÜBADELE, EGE’NİN İKİ YAKASINDA BÜYÜK ACILAR BARINDIRIYOR" Mübadelenin insan hayatındaki derin izlerine dikkat çeken Candan Başkan, “Semetli ve Işıklar, Balkanların hatırasını taşıyan, Rumeli’nin sesini, kokusunu ve kültürünü bugüne ulaştıran kıymetli köylerimiz. Bu toprakların her köşesinde bir insan hikâyesi var. Kimi Selanik’ten, kimi Balkanların başka bir köşesinden gelmiş, kimi de bu topraklardan ayrılarak Ege’nin öte yakasında yeni bir hayata başlamış. Mübadele, söylemesi kolay ama yaşaması çok zor bir kelime. Düşünün, doğduğunuz evi, büyüdüğünüz toprağı, komşularınızı ve hatıralarınızı geride bırakıyorsunuz. Bir bavula sığdırabildiklerinizle yeni bir başlangıç yapıyorsunuz. Mübadele, Ege’nin iki yakasında yaşayan insanlar için büyük acılar ve zorluklar barındırıyor” ifadelerini kullandı. "BİR ASIR SONRA AYNI EKMEĞİ PAYLAŞABİLMEK TAM OLARAK BARIŞTIR" Geçmişin yaralarını dostlukla sarmanın önemini vurgulayan Başkan Yüceer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bugün bizlere düşen görev, yaşanan acıları unutmamak ama o acıların yeni ayrılıklara değil, yeni dostluklara ve kardeşliklere vesile olmasını sağlamaktır. Aramızda bulunan Yunanistan’dan gelen kıymetli konuklarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Aradan bir asır geçti ama hatıralar silinmedi. Şarkılarımızda, türkülerimizde, yemeklerimizin kokusunda, büyüklerimizin anlattığı hikâyelerde, eski fotoğraflarda ve bugün çevremizde gördüğümüz yapılarda yaşamaya devam ediyor. Bugün de o hatıraların etrafında, Ege’nin iki yakasındaki dost ve kardeş insanlar olarak yeniden buluşuyoruz. Ne mutlu bize ki bir asır önce yolları ayrılan insanların torunları bugün aynı sofranın etrafında birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyor, aynı ekmeği paylaşabiliyor ve birbirlerine dostça el uzatabiliyor. İşte barış dediğimiz şey tam olarak budur.” "ULU ÖNDERİMİZİN 'YURTTA SULH, CİHANDA SULH' İLKESİYLE ÇALIŞIYORUZ" Barışın yalnızca savaşsızlık değil, geçmişin acılarını anlamak ve ortak yaşama kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade eden Candan Başkan, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda bizler de barış ve dayanışma için çalışmaya devam ediyoruz. Bizim için barış, yalnızca savaşın olmaması değildir. Birbirimizin acısını anlayabilmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek ve geçmişin yaralarını yeni kuşaklara düşmanlık olarak bırakmamaktır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras budur. Tekirdağ, büyük bir kültürün ve zengin bir insanlık mirasının kentidir. Bu şehirde Balkanların hatırası, Rumeli’nin türküleri, göç yollarının hüznü ve yeniden hayata başlamanın cesareti var. Bu şehirde alın teri, mücadele ve kardeşlik var. Tekirdağ’ın en büyük zenginliği de işte bu kültürü ve insanıdır” diye konuştu. "YAŞASIN BARIŞ, YAŞASIN DOSTLUK, YAŞASIN KARDEŞLİK!" Geçmişin acılarının bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak birlik ve beraberlik mesajı veren Başkan Yüceer, sözlerini şu dileklerle tamamladı: “Allah bizlere geçmişin acılarını bir daha yaşatmasın. Aynı gökyüzünün altında, farklı dillerde ama aynı barış ve kardeşlik umuduyla yaşayalım. Bu güzel kardeşlik sofrasını kuran Semetli ve Işıklar köylerimizin kıymetli insanlarına, organizasyonda emeği geçen herkese ve uzaktan yakından gelen bütün dostlarımıza bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Toprağımız bereketli, soframız paylaşmaya açık, gönlümüz sevgiyle dolu olsun. Yaşasın barış, yaşasın dostluk, yaşasın kardeşlik! Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.” DOSTLUK GÜVERCİNLERİ UÇURULDU, ZEYTİN FİDANI DİKİLDİ Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan bilgilendirmeler ve okunan şiirlerin ardından, Candan Başkan ve Yunanistan’dan gelen konuklar birlikte barışın simgesi olan beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Ardından iki halkın köklü dostluğunu simgelemesi amacıyla köy meydanında bulunan Atatürk Anıtı’nın önüne zeytin fidanı dikilerek can suyu verildi.

İzmirli Kadınlar Mahalle Bostanlarında kışlık sebze mesaisine başladı Haber

İzmirli Kadınlar Mahalle Bostanlarında kışlık sebze mesaisine başladı

Emek ve dayanışmayla büyüyen kışlık sebzelerin, ekim ve kasım aylarında yine İzmirli kadınlar tarafından hasat edilmesi planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların üretime katılımını ve dayanışmasını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Mahalle Bostanlarında kış hazırlığı başladı. Kentin 6 farklı noktasındaki bostanlarda üretim yapan 276 kadın, fidelerini toprakla buluşturarak yeni üretim dönemine başladı. Bakla, brokoli, karnabahar ve lahana diken kadınlar, ekim ve kasım aylarında emeklerinin karşılığını hasatla alacak. Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nden Deniz Evcimen, yeni eklenen bostanlarla birlikte 72 kadının daha üretime dahil olduğunu belirterek, “Toplam 276 kadınla üretim yapıyoruz. Kadınlar kış dikimi öncesinde çapaları ile toprağı hazırlayıp fidelerini toprakla buluşturuyor. Hasat döneminde yetiştirdikleri ürünleri evlerinde tüketmeye başlayacaklar. Mahalle Bostanları aynı zamanda dayanışma ve sosyalleşme alanı. Kadınların kamusal alanda farklı etkinliklerle bir araya gelmelerine olanak sağlıyoruz” dedi. “BURASI YENİ ÇEVRE, YENİ NEFES DEMEK” Mustafa Kemal Mahalle Bostanı’nda üretim yapan Fatma Baytak, bostanın kendisi için hem üretim hem de sosyalleşme alanı olduğunu belirterek, “Burası sosyalleşmek, nefes almak ve eğlenmek için güzel bir yer. Burada kahvaltılar yapıyoruz, yeni dostlar ediniyoruz. Evden çıkmazken burada birbirimizle hal hatır soruyor, görüşüyoruz. Hasat ettiğim ürünleri genellikle çevremle paylaşıyorum. Böyle yerlere geldiğinizde kendinizi geliştiriyor, daha bilinçli oluyorsunuz. Bu tür sosyal ortamların bilinçlenmek açısından çok faydalı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. “ÇOK MUTLUYUZ” Üretim yapan kadınlardan Cemile Yıldırım, “Üretim dönemi güzel ve eğlenceli geçiyor. Yaz döneminde biber ve patlıcan ektim. Şimdi de brokoli gibi ürünler ekiyoruz. Yetiştirdiğimiz ürünlerle turşu yapıyoruz, biberleri menemenin içinde kullanıyoruz. Zamanımız güzel geçiyor. Birlikte çay içiyor, sohbet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Hayat Uçankuş da “Bize bu alanı verdiler. Ekiyoruz, mutluyuz. Burada olmak çok keyifli. Güzel bir üretim dönemi geçiriyoruz, yetiştirdiğimiz ürünleri evlerimize götürüyoruz” dedi. Melek Oruç ise “Burada toprakla ilgileniyoruz, burayı çok seviyorum. Daha önce biber, patlıcan ve bakla ektim. Burada üretim yapmak kendimi iyi hissetmemi sağlıyor” ifadelerini kullandı. 6 NOKTADA ÜRETİM İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mahalle Bostanları; Buca Kozağaç, Buca Mustafa Kemal, Buca Fırat Yaşayan, Bornova Meriç Yaşayan ve Kadifekale’de iki etap halinde faaliyet gösteriyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle yürütülen Mahalle Bostanları çalışmalarına Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı da destek veriyor.

Bursa Nilüfer’den “Hırsız Almaz Kavunu” için coğrafi işaret hazırlığı Haber

Bursa Nilüfer’den “Hırsız Almaz Kavunu” için coğrafi işaret hazırlığı

Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Konaklı Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlar ve üreticilerle bir araya geldi. Konaklı Mahalle Muhtarı Hasan Tosun ve NİLKOOP Başkanı Resul Tarman ile birlikte tarlaya giren Başkan Şadi Özdemir, “Hırsız Almaz Kavunu” olarak da bilinen kavunun hasadına katıldı. Hasat sırasında konuşan Başkan Şadi Özdemir, bölgenin kavun üretimindeki yerine dikkat çekerek, “Konaklı, Çaylı, Büyükbalıklı ve Karacaoba bölgeleri kavun üretiminde ciddi emek veren bölgeler. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre burada 3 bin 282 dönüm arazide kavun ekiliyor. Üreticinin desteklenmesi ve ürünlerinin daha değerli hale gelmesi için daha örgütlü olmak gerekiyor. O yüzden Konaklı’da bir kooperatif kurduk. Herkesin ürününü kooperatife verdiği, NİLKOOP ve diğer satış noktalarıyla anlaşmalar yapılan örgütlü bir yapı kurmamız lazım” dedi. GEÇMİŞ KUŞAKLARDAN AKTARILAN LEZZET Kavunun adının nereden geldiğini ve neden kıymetli olduğunu da anlatan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kavun çok kıymetli. Bunun bir adı da ‘Hırsız Almaz Kavunu’. Şekli çok güzel olmasa da çok lezzetli bir kavun. Bu da biraz geleneksel yetiştiricilik özelliklerinden geliyor; uzun yıllardır ata tohumu kullanılıyor. Eski kuşaklardan aktarıla aktarıla bugüne geliyor. Coğrafi işaret almak için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bütün Nilüferli ve Bursalı hemşehrilerimize bu kavunu denemelerini tavsiye ederim.” Nilüfer Belediyesi’nin tarım politikalarına de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Üreticinin üretimden vazgeçmeyerek ısrarla üretmesi lazım. Tarımı desteklemeye devam ediyoruz ve her zaman devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki tarımda sürdürülebilirliği sağlayamazsak bu toprakları koruyamayız. İnsanların burada geleceklerini görmesi lazım. Bu bölgede tarıma yatırım yapan genç girişimciler var. Bunun kazançlı olduğunu göstermemiz gerekiyor” diye konuştu. “TARIMI KORUMA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK” Göreve geldikleri günden bu yana gençlerin, kadınların, dezavantajlı grupların ve tarımın kırmızı çizgileri olduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Buraları korumaya çalışıyoruz. Tarımı koruma mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. ‘Nilüfer’in köylüsü Nilüfer’in efendisi olsun’ diye çalışıyoruz. Hemşehrilerimizi Nilüfer’in ürünlerini tüketmeye davet ediyorum” ifadelerini konuştu. NİLÜFER BOSTAN VE KANTİN NİLÜFER’DE SATILACAK Hasadı yapılan Hırsız Almaz Kavunu, NİLKOOP aracılığıyla Nilüfer Bostan ve Kantin Nilüfer satış noktalarında tüketiciyle buluşacak.

İzmir Büyükşehir’den Torbalı'da 'Kırmızı Altın' mesaisi Haber

İzmir Büyükşehir’den Torbalı'da 'Kırmızı Altın' mesaisi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Torbalı’nın kuru domates üreticileri ve tarım işçilerini yalnız bırakmadı. İhracatın kırmızı altını olarak anılan coğrafi işaretli ürünün katma değerinin artırılması için hasattan kurutmaya kadar tüm süreç yerinde incelendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent tarımının simgeleri arasında yer alan coğrafi işaretli Torbalı kuru domatesinin üretim sürecinde emekçileri yalnız bırakmadı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, her yıl yaz sezonunda kıpkırmızı görüntüsüyle tarlalara renk katan kuru domatesin üretim ve hasat sürecini yerinde inceledi. Torbalı Pamukyazı Mahallesi'nde Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür ve saha ekipleri, ilk olarak domates tarlalarını ziyaret ederek hasat çalışmalarını gözlemledi. Hasadın ardından kurutma alanına geçen ekipler, kuru domates üretiminde katma değerin artırılması, üreticinin girdi maliyetlerinin azaltılması, Torbalı kuru domatesinin hak ettiği değeri bulabilmesi için üreticilerle görüştü. SICAĞIN ALTINDA TER DÖKEN KURU DOMATES EMEKÇİLERİNE MORAL İzmir Büyükşehir Belediyesi, üretim sezonunda Torbalı’ya Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere farklı illerden gelerek çalışan mevsimlik tarım işçilerini de yalnız bırakmadı. Hasat döneminde domates üretiminin en önemli emek gücünü oluşturan mevsimlik tarım işçileri için ikram aracı gönderildi. Belediye ekipleri tarafından işçilerle birebir görüşmeler gerçekleştirilerek çalışma ve yaşam koşulları hakkında bilgi alındı, talep ve beklentileri dinlendi. Sezon boyunca tarım arazilerinin yakınında kurdukları geçici yaşam alanlarında konaklayan emekçiler, uzun çalışma saatleri ve zorlu iklim koşulları altında üretime katkı sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalarda hasat, taşıma, ayıklama ve kurutma süreçlerinin büyük bölümü yoğun insan emeğiyle, yaz sıcaklıklarının en yoğun hissedildiği saatlere kadar devam ediyor. 13 KİLOGRAMDAN 1 KİLOGRAM KURU DOMATES ÇIKIYOR Tarladan hasadı yapılan domatesler uygun şekilde dilimlenerek tuzlama işleminin ardından açık alanda doğal yöntemlerle güneşte kurutulmaya bırakılıyor. Kurutma süreci, iklim koşullarına bağlı olarak ortalama 7 gün devam ediyor. Bu süreç sonunda yaklaşık 13 kilogram yaş domatesten 1 kilogram kuru domates elde edilmiş oluyor. Alın terinin büyük paya sahip olduğu üretim sürecinde, ürünün kalite standardının korunması için kurutma aşaması büyük önem taşıyor. Torbalı’da binbir emekle kurutulan domatesler Amerika’dan İtalya’ya 90’ın üzerinde ülkeye ihraç ediliyor. İZMİR’DEKİ ÜRETİMİN YÜZDE 40’I TORBALI’DAN 2025 yılı verilerine göre İzmir'de 114 bin 769 dekar alanda 918 bin 829 ton sanayi domatesi üretimi gerçekleştiriliyor. Türkiye toplam sanayi domatesi üretiminin yüzde 14,12'sini karşılayan İzmir, ülke genelinde 3. sırada yer alıyor. İzmir genelinde ise Torbalı, yüzde 40,3’e denk gelen 370 bin 887 tonluk üretimle lider konumda. Torbalı’nın kuru domates üretimindeki bilgi birikimi ve ürün kalitesi, 2022 yılında coğrafi işaret ile de tescillendi.

Ankara Keçiören'de tarladan sofralara doğal üretim Haber

Ankara Keçiören'de tarladan sofralara doğal üretim

Ankara Keçiören Belediyesi’nin kendi bostan ve meyve bahçelerinde yetiştirdiği sebzeler ile meyveler, tarladan sofraya uzanan üretim zinciriyle belediye bünyesindeki konukevinin mutfağına ulaşıyor. Bağlum’da bulunan 20 dönümlük bostan ile 17 dönümlük meyve bahçesinde doğal koşullarda yetiştirilen ürünler, hasat edildikten sonra hijyenik şartlarda paketlenerek yemeklerde kullanılmak üzere Keçiören Belediyesi’nin konukevi mutfağına sevk ediliyor. Böylece hazırlanan yemeklerde taze ve doğal ürünlere yer veren Keçiören Belediyesi, kendi üretimi sayesinde hem kaliteli ürünleri vatandaşların hizmetine sunuyor hem de üretimden tüketime uzanan örnek bir belediyecilik anlayışını hayata geçiriyor. SEBZEDEN MEYVEYE VERİMLİ ÜRETİM Bağlum Bostan Alanı’nda yetiştirilen 27 farklı meyve ve sebze türünden elde edilen ürünler, belediyenin konukevinde hazırlanan yemeklerde değerlendiriliyor. Nisan ayında toprakla buluşturulan fidelerden yaz sezonu boyunca yüksek verim elde edilirken, bostanda yetiştirilen domates, salatalık, biber, patlıcan, kabak, patates ve çeşitli yeşilliklerin yanı sıra meyve bahçesinde yetişen şeftali, vişne, kayısı, erik, armut ve diğer meyveler de sofralara ulaştırılıyor. Keçiören Belediyesi, kendi üretim alanlarında yetiştirdiği ürünleri doğrudan konukevi mutfağına kazandırarak hem taze ve sağlıklı gıdaların kullanılmasını sağlıyor hem de kaynaklarını verimli kullanan sürdürülebilir bir belediyecilik modelini uygulamaya devam ediyor.

Mersin'de 'marul tarlada kaldı' iddiasına yalanlama Haber

Mersin'de 'marul tarlada kaldı' iddiasına yalanlama

Tarım ve Orman Bakanlığı, Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçinin kıvırcık marullarının satılamadığı için tarlada kaldığı ve hayvanlara yem edildiği yönündeki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Bakanlık, ürünün satıldığını ve iddiaların çarpıtıldığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı, bazı sosyal medya platformlarında Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi’nde bir üreticinin kıvırcık marullarının satılamadığı için tarlada kaldığı ve koyunlara yedirildiği yönündeki paylaşımlara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamasında, söz konusu videonun çekildiği arazide üretim yapan çiftçinin ürününü henüz tarladayken sattığı, ürünleri satın alan kişinin marulların büyük bölümünü hasat ederek pazara sunduğu belirtildi. Tarlada kalan ürünlerin ise kalite standartlarının düşük olması nedeniyle alıcı tarafından hasat edilmediği ifade edilen açıklamada, bu ürünlerin daha sonra küçükbaş hayvanlar tarafından tüketildiği sırada görüntülenerek yanlış bir şekilde sosyal medyada paylaşıldığı kaydedildi. Tarla sahibi üreticinin de ürününü sattığını ve iddialarla ilgisinin bulunmadığını resmi makamlara beyan ettiği aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, açıklamasında ayrıca, üretim sürecindeki olağan hasat artıkları ve ürün değişimlerinin çarpıtılarak kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığı vurgulanarak, “Dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar edilmemelidir” vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.