Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Halk Sağlığı

Beyoğlu Haber - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de “Tütüne Değil, Hayata Yer Aç” söyleşisi Haber

Nilüfer’de “Tütüne Değil, Hayata Yer Aç” söyleşisi

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği sağlık etkinlikleri kapsamında; tütün bağımlılığı, elektronik sigara tehlikesi ve kapalı alan denetimleri konuşuldu. Toplum sağlığını koruma ve sağlıklı yaşam bilincini artırma çalışmaları kapsamında düzenlenen “Nilüfer’de Sağlık” etkinlikleri kapsamında “Tütüne Değil, Hayata Yer Aç” başlığı ile söyleşi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, tütün kullanımının zararları anlatıldı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Alis Özçakır, tütün endüstrisinin özellikle genç grupları kullandığını dile getirdi. Renkli kartonlar, çeşitli aromalar kullanarak gençlere ulaşıldığını anlatan Özçakır, “Tütün sektörü, her gün kaybettiği insanların yerine yenilerini koyabilmek için tamamen doğal ve zararsız gibi iddialar ortaya atarak, gençleri hemen kendi safına çekmeye çalışıyor” dedi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, tütün kullanımının pandemi kadar önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Özellikle gençler arasında elektronik sigara tehlikesinin artığını dile getiren Uncu, “Çok yaygın bir kullanım var. Elektronik sigaralar, tütün yasasına dâhil edilmediği gerekçesiyle kapalı ortamlarda, her yerde kolaylıkla kullanılabiliyor. Bu sağlık problemiyle mücadele etmenin en önemli ayağı, tabii ki bağımlılık başlamadan önce bunun önüne geçmektir ve hepimizin sorumluluğudur” diye konuştu. TEDAVİYİ ETKİLİYOR Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, sigaranın çok sinsi ve büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Tütün kullanan bir insanın yaşam süresinin en az 10 yıl kısaldığının net olarak kanıtlandığını vurgulayan Dilektaşlı, “Kalp krizi geçirmiş bir hasta dahi sigarayı bıraktığında ölüm riski hızla azalabiliyor. Akciğer kanseri tanısı almış hastaların sigarayı bırakması, tedavi başarısını ve hayatta kalma süresini doğrudan uzatan bir faktör oluyor” dedi. Türkiye’nin dünyada en çok sigara içilen ülkeler arasında yer aldığının bilgisini veren Dilektaşlı, “Kabaca, 15 yaşın üzerindeki her üç insandan birinin maalesef sigara içtiğini görüyoruz. Bundan 10 sene önce daha başarılı bir dönem geçiriyorduk; en azından kafelere, restoranlara gittiğimizde tütün dumanına maruz kalmıyorduk. Çünkü o dönem yasalarımızı daha etkin bir şekilde işletebiliyorduk. Ancak son yıllara baktığımızda bu oranların tekrar artmaya başladığını görüyoruz” dedi.

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor Haber

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor

Dünya genelinde 64 milyon kişiyi etkileyen kalp yetersizliği, Türkiye’de 2016-2022 arasında 2,7 milyondan fazla kişiye tanı konulan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı, tedaviye uyum ve düzenli takibin kritik olduğunu belirtiyor. Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen “Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası” kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti. Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD’de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24’e yükseldi. Türkiye’de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6’sında yeni vakalar ortaya çıkıyor. Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor” dedi. AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, “Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor” ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.

İzmir’in Kamusal Mekan Söyleşileri’nde üçüncü buluşma Haber

İzmir’in Kamusal Mekan Söyleşileri’nde üçüncü buluşma

Güzel İzmir Hareketi tarafından düzenlenen Kamusal Mekân Söyleşileri serisinin üçüncü buluşması “Kentin Ritmi: Kamusal Alanda Hareket ve Bütünsel Sağlık” başlığıyla Şato’da gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Güzel İzmir Hareketi tarafından Kamusal Mekân Söyleşileri serisi kapsamında üçüncü etkinlik düzenlendi. Buluşmada kentte sağlıklı yaşam kültürünün güçlendirilmesi ve kamusal alanların bu doğrultuda daha etkin kullanılmasına yönelik farkındalık oluşturulması amaçlandı. Söyleşide, kamusal alanların yalnızca fiziksel mekânlar olmadığı; sağlıklı, aktif ve kolektif bir yaşam kültürünün oluşmasında önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Güzel İzmir Hareketi Koordinatörü Esra Yılmaz Keskin’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, hareket ve sağlığın kamusal alandaki rolü beden, mekan, toplum ilişkisi çerçevesinde ele alındı. Kent yaşamında nitelikli kamusal alanların artırılmasının bireysel ve toplumsal iyi oluş üzerinde önemli bir etken olduğu ifade edildi. Şehir plancısı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Dalya Hazar, “Sağlıklı Kentler Perspektifinden Kamusal Alanlar” başlıklı sunumunda kent planlaması ile halk sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Sağlıklı kent yaklaşımının, kamusal alanların erişilebilir, hareketi teşvik eden ve sosyal etkileşimi destekleyen biçimde tasarlanması gerektiğini vurguladı. SÜRDÜRÜLEBİLİR SAĞLIK İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilgin Silan ise “Kişisel Devrimini Yapmak” başlıklı sunumunda bireyin yaşam kalitesini artırma sürecini ele aldı. Silan, değişimin yalnızca düşünce düzeyinde değil; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal boyutların bir bütün olarak ele alınmasıyla mümkün olduğunu ifade etti. Sunumda, yaşam tarzı seçimlerinin sağlık üzerindeki etkileri bilimsel ve gözlemsel verilerle değerlendirilerek bireysel farkındalığın önemine dikkat çekildi. Etkinlikte yoga ve fitness eğitmeni Cem Karakoyun da konuştu ve “Hareketi Yaşamın Parçası Yapmak” başlıklı sunumunda hareketin yalnızca spor yapmakla sınırlı olmadığını belirtti. Karakoyun, beden farkındalığı, nefes çalışmaları ve düzenli hareket alışkanlıklarının sinir sistemi dengesi ve sürdürülebilir sağlık açısından önemine değinerek, hareketin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Program kapsamında Şato teras alanında uygulamalı oturum da gerçekleşti. Katılımcılar, Silan ve Karakoyun eşliğinde düzenlenen “Hareket ve Nefes Odaklı Bedensel Pratikler” bölümünde nefes ve hareket temelli uygulamaları deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcıların aktif olarak dahil olduğu uygulama, kamusal alanda birlikte hareket etmenin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının paylaşılmasının önemini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.