Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Güven

Beyoğlu Haber - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Marmara’nın geleceği Ahmet Akın’a emanet Haber

Marmara’nın geleceği Ahmet Akın’a emanet

Marmara Belediyeler Birliği’nin (MBB) 2026 yılı 1. Olağan Meclis Toplantısı, sadece bir başkanlık değişimi değil; siyasette özlenen "uzlaşma" ve "güven" ikliminin tescili oldu. Farklı siyasi partilere mensup belediye başkanlarının ortak mutabakatıyla MBB Başkanlığına seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "önce hizmet" diyen birleştirici kimliğiyle Marmara’nın yeni dönemine damga vurdu. İstanbul Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tarihi zirvede, sandıktan çıkan sonuçtan ziyade Ahmet Akın isminin etrafında oluşan güven ittifakı dikkat çekti. Siyasi rekabetin ötesine geçerek tüm Marmara bölgesini kucaklayan Akın, konuşmasında ideolojik ayrışmaların yerine bilimsel aklı ve toplumsal faydayı koydu. FARKLI GÖRÜŞLERİN ORTAK PAYDASI GÜVEN OLDU Başkan Akın’ın en dikkat çeken vurgusu, kendisine verilen görevin siyasi bir manevradan ziyade bir “güven nişanesi” olduğuydu. Akın, "Farklı siyasi görüşte olan çok değerli başkanlarımızın ortak kararıyla bu göreve gelmiş olmak, benim için çok büyük bir anlam taşıyor," sözleriyle, kendisine duyulan güvenin siyasi sınırları aştığını ifade etti. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" ilkesini hayat felsefesi olarak tanımlayan Akın, bu duruşuyla tüm Marmara’nın birleştirici başkanı olduğunun altını çizdi. MARMARA İÇİN "DEVLETLE UYUM, MİLLETLE BİRLİK" DÖNEMİ Ahmet Akın, konuşması boyunca çatışmacı siyasetten uzak, çözüm odaklı ve devletin tüm kurumlarıyla eşgüdümlü çalışma kararlılığını sergiledi. Siyaseti halka hizmet için bir araç olarak gördüğünü belirten Akın, “Belediyelerimizin etkili hizmet üretimi için devletimizin tüm kurumlarıyla koordinasyon içinde çalışacağız. Bakanlarımız başta olmak üzere tüm yetkililerle uyum içinde olacağız. Çünkü hepimizin tek amacı vatan ve halka hizmet.” Sözleriyle yeni dönemin parolasını belirledi. YARIM ASIRLIK MİRAS, BİLİMSEL VİZYONLA BULUŞUYOR Birliğin temellerinin atıldığı 1973 yılında, birliğin kurulduğu şehir olan Balıkesir’de doğmuş olmasını "sorumluluk nişanesi" olarak niteleyen Akın, bu manevi bağı modern bir vizyonla taçlandırdı. Ahmet Akın başkanlığındaki Marmara Belediyeler Birliği; ortak aklın, karşılıklı güvenin ve sarsılmaz bir vatan sevgisinin merkezi olma yolunda güçlü bir başlangıç yaptı. Bölgenin geleceği, artık siyasi tartışmaların gölgesinde değil, "Birlik" ruhunun aydınlığında inşa edilecek.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.