Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gıda Güvenliği

Beyoğlu Haber - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de üreticiye süt soğutma tankı desteği Haber

Kocaeli’de üreticiye süt soğutma tankı desteği

Dünyada tarımsal kriz ve gıda güvenliği tartışmaları sürerken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarım ve hayvancılığa yönelik destek ve yatırımlarını artırarak üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Derince Çavuşlu Mahallesi’nde yüzde 50 hibe desteğiyle süt toplama zincirini güçlendiren Büyükşehir, üreticilere sağladığı süt soğutma tanklarıyla sağılan sütün bekletilmeden soğuk zincire alınmasını sağlıyor. Böylece süt uygun koşullarda muhafaza edilerek kalitesi korunurken, toplama ve nakliye maliyetleri de azaltılıyor. SÜT SAĞIMDAN SONRA HIZLA SOĞUTULUYOR Hayvanların sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez sağılmasıyla elde edilen süt, işletmelere yerleştirilen tanklarda kısa sürede soğutuluyor. Sütün üretildiği noktada soğuk zincire alınması, sıcak ortamda beklemesinin ve buna bağlı kalite kaybının önüne geçiyor. 14 SOĞUTMA TANKI ÜRETİCİNİN HİZMETİNDE Proje kapsamında Çavuşlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından yüzde 50 hibeyle alınan 14 süt soğutma tankı, üretim kapasitesi yüksek işletmelere yerleştirildi. Tankların 10’u 300, 4’ü ise 500 litre kapasiteye sahip. GÜNDE 6,5 TON SÜT SOĞUTULUYOR Kooperatif bünyesinde günlük 6,5 ton süt, soğutma tanklarında muhafaza ediliyor. Sütün üretildiği yerde soğutulması sayesinde toplama araçlarının işletmelere günde iki kez gitme zorunluluğu ortadan kalkıyor. Böylece hem nakliye ve toplama maliyetleri azalıyor hem de üreticinin zamanı daha verimli kullanılıyor. “SÜTÜN KALİTESİ KORUNUYOR” Çavuşlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İdris Kara, soğuk zincirin süt kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Hayvanlar günde iki kez sağılıyor. Süt ne kadar dışarıda kalırsa kalitesi o kadar düşer. Bu nedenle bir an önce soğutucuya ulaşması gerekiyor. Yerinde soğutma sayesinde günde iki kez süt toplamak zorunda kalmıyoruz. Sıcakta bekleyen sütte bakteri oluşumu artarken soğuk ortamda muhafaza edildiğinde kaliteli süt elde ediliyor” dedi. Uygulamanın hem süt kalitesine hem de üretime katkı sağladığını ifade eden Kara, “Bu sayede üretici de kazançlı çıkıyor. Büyükşehir Belediyemizin bu destekleri bizi çok memnun ediyor. 14 adet soğutma tankını yüzde 50 hibeli olarak aldık. Toplama maliyetini düşürüp kaliteyi artırdık” diye konuştu. ÜRETİCİNİN SOSYAL HAYATINI DA KOLAYLAŞTIRDI Soğutma tankları, üreticilerin sütü belirli bir saatte teslim etme zorunluluğunu da azalttı. Sağılan sütün güvenli şekilde tanklarda bekletilebilmesi, üreticilerin günlük işlerini daha rahat planlamasına imkân sağladı. Kara, projenin üreticilerin sosyal hayatına da katkı sunduğunu belirterek, “Bir doğa olayı, düğün ya da cenaze olduğunda bile üretici hayvanlarıyla ilgilenmek zorunda kalıyor. Sütün bekletilmeden toplanması gerekiyordu. Bu soğutma yöntemi sayesinde süt güvenli şekilde muhafaza edilebildiği için ertesi gün de toplanabiliyor. Böylece üreticinin hayatındaki önemli bir kaygıyı ortadan kaldırıyoruz. Bizim için çok önemli bir proje” ifadelerini kullandı. “BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR AVANTAJA DÖNÜŞTÜ” Süt üreticisi Gülfide Özcan ise soğutma tanklarının kendileri için önemli bir kolaylık sağladığını söyledi. Özcan, “Süt sağımı bizim için sabah akşam zor oluyordu. Soğutma tankı çok iyi oldu. Eşim şehir dışında çalışıyor, çoğu zaman benim de işlerim olabiliyor. Bu nedenle bizim için zamandan tasarruf sağlayan bir proje oldu. Bu şekilde sütü zayi etmemiş oluyoruz. Bizim için çok büyük bir avantaja dönüştü” dedi. Özcan, sağlanan destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

CHP’li Yıldırım Kaya Edirne’den iktidara yüklendi: Çiftçi üretiyor, ama kazanamıyor Haber

CHP’li Yıldırım Kaya Edirne’den iktidara yüklendi: Çiftçi üretiyor, ama kazanamıyor

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Edirne’de basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başlayan Kaya, Büyük Taarruz’un Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık yolunu açtığını belirterek Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını andı. “EDİRNE TÜRKİYE’NİN TAHIL AMBARI” Edirne’nin Türkiye’nin tarım ve gıda güvenliği açısından stratejik bir kent olduğunu belirten Kaya, çiftçinin artan maliyetler karşısında üretimden kopma noktasına geldiğini savundu. Buğday üreticisinin geçen yıl kilogramını yaklaşık 16 liraya sattığı ürünü bu yıl 14 liraya satmak zorunda kaldığını ifade eden Kaya, aynı dönemde mazot fiyatının yaklaşık 40-42 liradan 81-82 liraya yükseldiğini söyledi. Kaya, “Mazot iki katına çıkarken gübre, ilaç, tohum, elektrik ve işçilik maliyetleri de arttı. Üreticinin ürünü aynı ölçüde değerlenmedi” diyerek tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini savundu. AYÇİÇEĞİNDE DÜŞÜŞ, KANOLADA ARTIŞ Kuraklığın özellikle ayçiçeği üretimini olumsuz etkilediğini belirten Kaya, Edirne’de 2026 yılında ayçiçeği ekim alanlarının yaklaşık yüzde 15 azaldığını, kanola ekiminin ise yüzde 100 arttığını söyledi. Kaya, çiftçinin artık “Bu ürünü ekersem zarar eder miyim?” sorusunu sorduğunu belirterek, tarımsal desteklerin ekim öncesinde açıklanması ve zamanında ödenmesi çağrısında bulundu. “KAPIKULE’DEN YÜZ BİNLER GEÇİYOR, ESNAF KAZANAMIYOR” Edirne’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Kaya, sınır kapılarındaki yoğunluğun kent ekonomisine yeterince yansımadığını öne sürdü. CHP'li Kaya, yalnızca Temmuz 2026’da Kapıkule’den 727 bin kişinin geçtiğini belirterek, “Sorun insanların Edirne’ye gelmemesi değil. Asıl sorun, bu büyük insan hareketliliğinin Edirne esnafına ve kent ekonomisine yeterince katma değer bırakmaması” dedi. Türkiye’deki hayat pahalılığının vatandaşları Bulgaristan ve Yunanistan’da alışveriş yapmaya yönelttiğini savunan Kaya, Edirne esnafının yüksek kira, vergi, elektrik ve finansman maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Edirne’nin tarihi ve kültürel zenginliğinin turizm gelirine yeterince yansımadığını belirten Kaya; Selimiye, Karaağaç, Sarayiçi, tarihi köprüler ve külliyeler üzerinden daha kapsamlı bir turizm politikası oluşturulması gerektiğini söyledi. Kaya, İstanbul’a gelen turistlerin Edirne’ye yönlendirilmesi, Balkan ülkeleriyle ortak kültür ve turizm rotalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin de yalnızca birkaç günlük bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini savunan Kaya, Kırkpınar’ın yıl boyunca yaşayan bir kültür ve turizm markasına dönüştürülmesi çağrısında bulundu. EĞİTİM VE TRAKYA ÜNİVERSİTESİ VURGUSU Edirne’de eğitim alanında da sorunların büyüdüğünü belirten Kaya, öğrencilerin beslenme, barınma ve ulaşım, öğretmenlerin ise ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. CHP’nin hedefinin “kamusal eğitim” olduğunu belirten Kaya, her çocuğun nitelikli, parasız, laik ve bilimsel eğitime ulaşması gerektiğini savundu. Kaya ayrıca Trakya Üniversitesi’nin Balkanlar’a açılan önemli bir bilim kapısı olduğunu belirterek, üniversitenin tarım, su yönetimi, iklim değişikliği, sağlık ve Balkan araştırmaları gibi alanlarda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul Maltepe’de zincir marketlere sıkı denetim Haber

İstanbul Maltepe’de zincir marketlere sıkı denetim

İstanbul Maltepe Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak ve tüketici haklarını korumak amacıyla ilçedeki zincir marketlerde kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Gıda güvenliği, hijyen ve fiyat uygulamalarının mercek altına alındığı denetimlerde, marketlerde satışa sunulan ürünler ile işletmelerin ruhsat ve diğer belgeleri ayrıntılı şekilde incelendi. Maltepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bazı marketlerde müşteri gibi alışveriş yaparak ürünlerin raflardaki fiyatlarını ve satış uygulamalarını yerinde kontrol etti. Ürünlerin etiket fiyatları incelenirken, raflarda belirtilen fiyatlarla kasa fiyatları arasında farklılık bulunup bulunmadığı da denetlendi. Tüketicilerin doğru fiyat üzerinden alışveriş yapabilmesine yönelik kontroller gerçekleştirilirken, fiyat etiketlerinin görünürlüğü ve güncelliği de gözden geçirildi. SON KULLANMA TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLERE İŞLEM Denetimlerin önemli başlıklarından birini ise gıda ürünlerinin son kullanma tarihleri oluşturdu. Ekipler, market raflarında ve soğutucu bölümlerde satışa sunulan ürünlerin son kullanma tarihlerini tek tek kontrol etti. Yapılan incelemelerde bazı marketlerde son kullanma tarihi geçmiş ürünler tespit edildi. Tarihi geçmiş ürünler tutanak altına alınırken, ilgili işletmeler hakkında gerekli cezai işlemler uygulandı. Tespit edilen ürün ve ihlallere ilişkin hazırlanan tutanakların ise gerekli değerlendirme ve işlemlerin yapılması amacıyla ilgili kurum ve birimlere iletildiği belirtildi. Zabıta ekipleri ayrıca soğuk zincir gerektiren ürünlerin muhafaza koşullarını da kontrol etti. Soğuk hava dolapları ve dondurucu bölümlerde bulunan ürünlerin uygun sıcaklık koşullarında saklanıp saklanmadığı incelenirken, ürünlerin ambalaj ve etiket bilgileri de denetlendi. Özellikle süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ile diğer bozulabilir ürünlerin saklama şartları kontrol edildi. FİYAT, HİJYEN VE RUHSATLAR DA İNCELENDİ Zincir marketlerde gerçekleştirilen denetimlerde yalnızca gıda ürünleriyle sınırlı kalınmadı. Marketlerin genel hijyen koşulları, ürünlerin raf ve reyonlardaki düzeni, soğutucu dolapların durumu ve gıda ürünlerinin uygun şartlarda muhafaza edilip edilmediği de ekipler tarafından kontrol edildi. Marketlerin faaliyetlerine ilişkin ruhsat ve belgeleri de inceleyen ekipler, işletmelerin mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterip göstermediğini değerlendirdi. Ürünlerin tüketiciye sunuluş biçimi, etiket bilgileri ve fiyat uygulamalarına ilişkin kontroller de denetim sürecinin diğer başlıklarını oluşturdu. Maltepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlerle, vatandaşların sağlığının korunması, güvenilir gıdaya erişimin sağlanması ve tüketicilerin ekonomik açıdan mağduriyet yaşamalarının önüne geçilmesi hedefleniyor. İlçedeki zincir marketlere yönelik gıda, hijyen ve fiyat denetimlerinin belirli aralıklarla sürdürüleceği bildirildi.

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması Haber

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması

Dokuz Eylül Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı kapsamında düzenlediği "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı" ile iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında geliştireceği projeler için yol haritasını belirledi. 60'ın üzerinde katılımcının yer aldığı çalıştayda, COP31 sürecine katkı sunacak proje fikirleri ele alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı doğrultusunda düzenlenen "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı", DEÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu Fuaye Alanı'nda gerçekleştirildi. 60'tan fazla katılımcının yer aldığı çalıştaya; DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol'un yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştayda, üniversitenin COP31 sürecine bilimsel ve toplumsal katkı sağlayacak proje önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. COP31'E YÖNELİK STRATEJİLER ELE ALINDI Çalıştayın açılışında konuşan DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, COP31'in üniversite açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bugünkü toplantımızın amacı COP31'in bizim için ne anlama geldiğini öğrenmek ve bizim neler yapmamız gerektiğini ortaya koymaktır. COP31, Birleşmiş Milletler tarafından organize edilen ve ülkemiz tarafından da benimsenen; çevre, iklim, sürdürülebilirlik, ekonomi ve enerji politikalarını şekillendiren önemli bir organizasyondur. Bu organizasyonda üniversitemiz olarak neler yapabileceğimizi belirlemek ve sorumluluklarımızı ortaya koymak üzere bu çalıştayı gerçekleştiriyoruz. Hangi alanlarda ilerleyeceğimizi ve nasıl bir strateji izleyeceğimizi belirlemek amacıyla bir araya geldik. Katılım göstererek destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum,” dedi.” Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol ise Dokuz Eylül Üniversitesinin sürdürülebilirlik alanındaki potansiyeline vurgu yaparak, "Dokuz Eylül Üniversitesi olarak fakültelerimiz, meslek yüksekokullarımız ve enstitülerimizle büyük bir aileyiz. COP31 kapsamında gerek proje gerekse gerçekleştirdiğimiz faaliyetler açısından önemli bir birikime sahibiz. Bu çalıştayı da 'COP31 sürecine Dokuz Eylül Üniversitesi nasıl katkı sağlayabilir?' sorusuna ortak akılla yanıt bulmak amacıyla düzenledik." dedi. 10 ANA TEMA ÜZERİNDE ÇALIŞILDI Çalıştay kapsamında katılımcılar, COP31'in belirlenen 10 ana teması doğrultusunda çalışma gruplarına ayrıldı. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi, Okyanuslar ve Denizler, Gıda Güvenliği ve Su, İklime Dirençli Şehirler, İklim Eylemini Güçlendirme, Gençlik ve Eğitim, Yeşil Sanayileşme, Temiz Enerji Geçişi, Rio Sinerjisi ile İklim Finansmanına Erişim başlıklarında problem tanımları ve çözüm önerileri geliştirildi. Akademisyenler tarafından oluşturulan çalışma grupları; araştırma, teknoloji geliştirme ve girişimcilik, üniversite-sanayi iş birliği, uluslararası ortaklıklar, farkındalık çalışmaları ve yan etkinlikler gibi proje kategorileri kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Oturumlarda ortaya çıkan proje fikirleri, gerçekleştirilen sunumlarla katılımcılarla paylaşılırken, elde edilen çıktılar üniversitenin COP31 sürecine sunacağı proje bildirimlerine temel oluşturacak. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde Dokuz Eylül Üniversitesi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği alanlarında yürüttüğü bilimsel çalışmalar ile ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi, yenilikçi proje önerileri geliştirerek yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Bornova’da Reçel Festivali öncesi üreticilere üretim desteği Haber

Bornova’da Reçel Festivali öncesi üreticilere üretim desteği

İzmir Bornova Belediyesi, bu yıl Eylül ayında ikinci kez düzenlenecek Reçel Festivali öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Festival kapsamında reçel üretecek kadınların bilinçli ve güvenli üretim yapabilmesi amacıyla Yakaköy'de kapsamlı bir hijyen eğitimi düzenlendi. İzmir Bornova Belediyesi ile Gıda Mühendisleri Odası iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimde, üreticilere gıda hijyeni ve gıda güvenliği konusunda uygulamalı bilgiler aktarıldı. Gıda Mühendisi Cansu Öz Kelek tarafından verilen eğitimde, reçel üretiminde dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları, güvenli üretim süreçleri ve tüketici sağlığını korumaya yönelik temel uygulamalar anlatıldı. Katılımcılar, eğitim sonunda merak ettikleri konuları uzmanına birebir sorma fırsatı bularak üretim süreçlerine ilişkin önemli bilgiler edindi. Hijyen paketi ve üretim desteği bir arada Eğitimin ardından Reçel Festivali'ne katılacak üreticilere hijyen standartlarını desteklemek amacıyla kapsamlı bir hijyen paketi dağıtıldı. Pakette sıvı el sabunu, şampuan, limon kolonyası, bulaşık deterjanı, çöp poşeti, ped, önlük, bone, maske, mikrofiber bez, bulaşık süngeri, tek kullanımlık eldiven, banyo sabunu, diş macunu ve diş fırçası yer aldı. Ayrıca üreticilere festivalde kullanmaları için reçel yapımında ihtiyaç duyacakları kavanoz ve şeker desteği de sağlandı. Başkan Eşki: "Kaliteli üretim bilgiyle başlar" Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Reçel Festivali'nin yalnızca yöresel lezzetlerin tanıtıldığı bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda kadın emeğini ve yerel üretimi destekleyen önemli bir organizasyon olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerel üreticilerimizin emeklerini en sağlıklı ve en güvenli şekilde vatandaşlarımızla buluşturmasını önemsiyoruz. Kaliteli üretimin temelinde bilgi ve hijyen vardır. Bu nedenle festival hazırlıklarını sadece organizasyon boyutuyla değil, eğitim ve üretim desteğiyle de sürdürüyoruz. Yakaköy Reçel Festivali'nin hem üreticilerimiz hem de Bornova için örnek bir dayanışma ve kalkınma modeli olmasını hedefliyoruz." Bornova Belediyesi, düzenlediği eğitim programlarıyla üreticilerin bilgi düzeyini artırmayı, festival sürecinde hijyen ve gıda güvenliği standartlarını en üst seviyeye taşımayı ve yerel üretimin kalitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı Haber

Bakan Kurum'dan COP31 vizyonu... Bonn'da 10 başlığı açıkladı

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’ni açıkladı. Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e kadar iklim eylemini hızlandıracak 10 öncelikli alan ve 6 küresel hedef üzerinde çalışacaklarını belirtti. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’nin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecini “Geleceğin COP’u” vizyonuyla şekillendirdiğini belirterek, hedeflerinin iklim taahhütlerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek olduğunu söyledi. COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf, kapsayıcı ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Kurum, sürecin diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel ilke üzerine inşa edildiğini ifade etti. 10 ÖNCELİKLİ ALAN BELİRLENDİ Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında belirlenen 10 öncelikli alanın; sıfır atık ve metan azaltımı, temiz enerji ve elektrifikasyon, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme, okyanuslar ve denizler, iklim dostu dirençli şehirler, gençlik katılımı, dayanıklı sağlık sistemleri, biyolojik çeşitlilik ve arazi kullanımı ile ulusal katkı beyanlarının uygulanmasının güçlendirilmesi olduğunu açıkladı. Bu başlıkların yalnızca çevre politikaları değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. ELEKTRİFİKASYONDA 2035 HEDEFİ: YÜZDE 35 Bakanlığın resmi internet sitesinde de yer alan habere göe COP31’in küresel uygulama hedeflerini de açıklayan Bakan Kurum, ilk hedefin elektrifikasyon olduğunu belirterek, “2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması için güçlü bir uluslararası iş birliği oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Sıfır Atık Hareketi ve metan emisyonlarının azaltılmasının COP31’in temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kurum, taraf ülkelere 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışı yarı yarıya azaltma çağrısında bulundu. ŞEHİRLERDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE YEŞİL SANAYİ Dirençli şehirler hedefi kapsamında bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035 yılına kadar en az yüzde 25 azaltılmasının amaçlandığını ifade eden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sanayide ise döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Toplumun tüm kesimlerinde iklim bilincinin artırılmasını önemsediklerini vurgulayan Kurum, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Bakan Kurum ayrıca, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerini uygulamaya geçirmelerini kolaylaştırmak amacıyla “İklim Uygulama Köprüsü” adını taşıyan yeni bir iş birliği mekanizmasını devreye alacaklarını duyurdu. Kurum, bu yapının yeni bir fon değil, mevcut iklim finansmanı ve uygulama mekanizmalarını destekleyen tamamlayıcı bir girişim olacağını belirtti. “DÜNYA ARTIK SONUÇ GÖRMEK İSTİYOR” Konuşmasının sonunda iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çeken Bakan Kurum, “Dünya artık yalnızca yeni kararlar değil, alınan kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Kuraklık, seller ve yangınlar milyonlarca insanın yaşamını etkiliyor. Antalya’da yalnızca geleceği konuşmayacak, geleceği birlikte şekillendireceğiz” dedi. Bonn’daki program kapsamında Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

BTÜ’nün projeleri ÜNİFEST’ten ödülle döndü Haber

BTÜ’nün projeleri ÜNİFEST’ten ödülle döndü

Bursa Teknik Üniversitesi öğrencileri, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ÜNİFEST’te geliştirdikleri projelerle önemli başarılara imza attı. Türkiye’nin 59 üniversitesinden 100 öğrenci topluluğunun katıldığı organizasyonda BTÜ’lü öğrenciler 3 farklı kategoride derece elde etti. Türkiye’nin dört bir yanından üniversite öğrencilerinin toplumsal sorunlara çözüm üreten projelerle yarıştığı Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli ÜNİFEST’te, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrenci toplulukları geliştirdikleri projelerle dikkat çekti. BTÜ’lü öğrenciler; yapay zekâ, çevresel sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik alanlarında hazırladıkları projelerle 3 farklı kategoride derece elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Tarım, Gıda Güvenliği ve Hayvancılık Teknolojileri Teması’nda yarışan Bursa Teknik Üniversitesi Uzay Havacılık ve Savunma Sanayii Topluluğu ise “Yapay Zekâ Destekli TİHA (Tarımsal İnsansız Hava Araçları)” projesiyle ikincilik ödülüne layık görüldü. İKLİM, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, AİLE… İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji Teması’nda Bursa Teknik Üniversitesi Genç TEMA Topluluğu, “RainNova: Kentsel Su Altyapısı ve Mikromobilite İçin Kinetik Bir Akıllı Şebeke” projesiyle üçüncülük ödülünün sahibi oldu. Nitelikli İnsan, Güçlü Aile Teması’nda Bursa Teknik Üniversitesi Edebiyat ve Münazara Topluluğu ile EDEA Derneği iş birliğinde yürütülen “Sesli Kampüs” projesi üçüncülük ödülü kazandı. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN ÖĞRENCİLERE TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, elde edilen başarıların üniversite adına gurur verici olduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin toplumsal fayda üreten, yenilikçi ve sürdürülebilir projelerle ulusal düzeyde başarı elde etmesi bizleri son derece mutlu etti. Üniversitemizi başarıyla temsil eden tüm öğrenci topluluklarımızı ve akademik danışmanlarını gönülden tebrik ediyorum. BTÜ olarak gençlerimizin proje geliştiren, çözüm üreten ve geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmeleri için destek vermeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Cezayir'den stratejik ortaklık mesajı Haber

Türkiye ve Cezayir'den stratejik ortaklık mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun Ankara’da gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti. İki lider, enerji, savunma, tarım ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda iş birliğini güçlendirecek anlaşmalara imza attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladığı Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile baş başa görüşme, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı ve anlaşma töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasındaki ilişkilerin ortak tarih, karşılıklı saygı ve kardeşlik temelinde güçlenmeye devam ettiğini belirterek, 2023 yılında belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda çalışmaların hızlandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir’de faaliyet gösteren 1600’den fazla Türk firmasının yaklaşık 8 milyar dolarlık yatırımla sanayi, tarım, madencilik, altyapı ve ilaç sektörlerinde önemli projeler yürüttüğünü ifade etti. Enerji alanındaki iş birliğine de dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal gaz başta olmak üzere enerji arz güvenliği konusunda Cezayir ile uzun vadeli ortaklığın güçlendiğini kaydetti. Yenilenebilir enerji, madencilik, tarım ve savunma sanayi alanlarında yeni ortak projelerin gündemde olduğunu belirten Erdoğan, “Tarım ve gıda güvenliği konusunda Cezayir’in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız” dedi. Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki saldırılara dikkat çekerek, Türkiye ve Cezayir’in Filistin meselesinde ortak tutum sergilediğini vurguladı. Erdoğan, iki ülkenin bölgedeki şiddet sarmalının sona erdirilmesi konusunda benzer görüşlere sahip olduğunu söyledi. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ise Türkiye ile ilişkileri ekonomik açıdan çeşitlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik ve kültürel alanlarda iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Dezenformasyonla mücadelede uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun’un huzurlarında, Cezayir Dışişleri Bakanı Sayın Ahmed Attaf ile… pic.twitter.com/fj15OpeUKS — Burhanettin Duran (@burhanduran) May 7, 2026 Ziyaret kapsamında ulaştırma, telekomünikasyon, ticaret, afet yönetimi, tarım, medya ve yatırım alanlarında çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.