Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Erken Tanı

Beyoğlu Haber - Erken Tanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Tanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay’da Deprem Sonrası İlk KOHED Kolposkopi Kursuna 100 Hekim Katıldı Haber

Hatay’da Deprem Sonrası İlk KOHED Kolposkopi Kursuna 100 Hekim Katıldı

Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından ilk kez düzenlenen KOHED Kolposkopi Kursu, 28 Haziran 2026 tarihinde yaklaşık 100 uzman ve asistan hekimin katılımıyla gerçekleştirildi. Kolposkopi ve HPV Derneği Başkanı Prof. Dr. Hanifi Şahin’in öncülüğündeki kursta güncel bilgiler, klinik yaklaşımlar ve pratik uygulamalar ele alındı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı “Kolposkopide Güncel Bilgiler ve Pratik Uygulamalar Kursu”, sağlık profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Kolposkopi ve HPV Derneği Başkanı Prof. Dr. Hanifi Şahin’in öncülüğünde düzenlenen programa yaklaşık 100 uzman ve asistan hekim katıldı. Kurs; Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Türk Jinekolojik Kanser Vakfı, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ile Kolposkopi ve HPV Derneği iş birliğinde gerçekleştirildi. Deprem sonrasında Hatay’da düzenlenen ilk KOHED Kolposkopi Kursu, bilimsel eğitimin devamlılığı ve bölgedeki kadın sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi bakımından özel bir anlam taşıdı. Prof. Dr. Hanifi Şahin öncülüğünde bilimsel buluşma Kolposkopi ve HPV Derneği Başkanı Prof. Dr. Hanifi Şahin’in öncülüğünde gerçekleştirilen kurs, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen değerli hekimleri Hatay’da buluşturdu. Yaklaşık 100 uzman ve asistan hekimin yer aldığı programda, kolposkopi ve HPV alanındaki güncel bilimsel gelişmeler paylaşıldı. Teorik eğitimler, pratik uygulamalar ve örnek vakalarla desteklendi. Kurs, depremden etkilenen Hatay’da bilimsel ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından da önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi. Hatay’da bilimsel dayanışma örneği Depremin ardından Hatay’da ilk kez gerçekleştirilen kolposkopi kursu; akademisyenleri, eğiticileri, uzman hekimleri ve asistan hekimleri bir araya getirdi. Program, afetlerden etkilenen bölgelerde bilimsel faaliyetlerin sürdürülmesinin ve sağlık çalışanlarına yönelik mesleki eğitimlerin desteklenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Kurumlar arası iş birliğiyle düzenlenen kurs, Hatay’ın yeniden yapılanma sürecine bilimsel ve toplumsal açıdan verilen desteğin güçlü örneklerinden biri oldu. Kolposkopide güncel bilgiler ele alındı Kurs kapsamında HPV enfeksiyonlarının değerlendirilmesi, rahim ağzı kanserinden korunma yöntemleri, anormal smear ve HPV testi sonuçlarının yönetimi ile kolposkopik incelemenin temel prensipleri ayrıntılı olarak ele alındı. Programın öne çıkan konu başlıkları şunlar oldu: HPV enfeksiyonunun doğal seyriYüksek riskli HPV tipleriRahim ağzı kanseri tarama yöntemleriHPV testi ve smear sonuçlarının değerlendirilmesiKolposkopi yapılması gereken klinik durumlarNormal ve anormal kolposkopik bulgularTransformasyon zonunun değerlendirilmesiŞüpheli lezyonların belirlenmesiDoğru bölgeden biyopsi alınmasıServikal lezyonlarda güncel takip yaklaşımlarıOlgu örnekleri üzerinden klinik değerlendirme Eğitimlerde kolposkopinin yalnızca teknik bir görüntüleme işlemi olmadığına dikkat çekildi. Doğru hasta seçimi, bulguların sistematik biçimde değerlendirilmesi, uygun bölgeden biyopsi alınması ve patoloji sonuçlarının klinik verilerle birlikte yorumlanmasının önemi vurgulandı. Teorik bilgiler pratik uygulamalarla pekiştirildi KOHED Kolposkopi Kursu’nun önemli bölümlerinden birini pratik uygulamalar oluşturdu. Katılımcılar, teorik oturumlarda edindikleri bilgileri örnek vakalar ve uygulamalı eğitimlerle pekiştirme fırsatı buldu. Pratik eğitimlerde kolposkopik görüntülerin sistematik olarak değerlendirilmesi, normal ve anormal bulguların ayırt edilmesi, şüpheli alanların belirlenmesi ve biyopsi yapılacak bölgenin doğru seçilmesi gibi konular üzerinde duruldu. Uygulamalı eğitimlerle uzman ve asistan hekimlerin günlük klinik çalışmalarında karşılaşabilecekleri vakalara daha kapsamlı ve sistematik şekilde yaklaşabilmeleri hedeflendi. Rahim ağzı kanserinde erken tanının önemi vurgulandı Kursun temel gündem maddelerinden biri, rahim ağzı kanserinin önlenmesi ve erken tanısı oldu. Rahim ağzı kanserinin düzenli tarama programları, HPV testi, HPV aşısı ve gerekli durumlarda gerçekleştirilen kolposkopik değerlendirmeler sayesinde büyük ölçüde önlenebilir olduğu belirtildi. Yüksek riskli HPV tiplerinin tespit edilmesi veya smear testinde anormal hücresel değişiklikler belirlenmesi durumunda kolposkopik inceleme, erken tanı sürecinin önemli basamaklarından birini oluşturuyor. Bu nedenle hekimlerin kolposkopi alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri takip etmesi, prekanseröz lezyonların erken dönemde belirlenmesi ve hastaların doğru şekilde yönlendirilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Dört kurumdan güçlü iş birliği Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Türk Jinekolojik Kanser Vakfı, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ile Kolposkopi ve HPV Derneği’nin ortak çalışmasıyla düzenlenen kurs, kurumlar arası bilimsel dayanışmanın başarılı bir örneği oldu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin devam ettiği Hatay’da gerçekleştirilen organizasyon, yalnızca bir mesleki eğitim programı değil, aynı zamanda bölgeye verilen bilimsel ve toplumsal desteğin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kursun hayata geçirilmesine katkı sağlayan akademisyenlere, eğiticilere, organizasyon ekibine ve programa katılan yaklaşık 100 uzman ve asistan hekime teşekkür edildi. KOHED bilimsel eğitim çalışmalarını sürdürecek Kolposkopi ve HPV Derneği’nin sağlık profesyonellerine yönelik bilimsel eğitimlerini, HPV konusunda toplumsal farkındalık çalışmalarını ve rahim ağzı kanserinden korunmaya yönelik faaliyetlerini sürdüreceği belirtildi. Hatay’da yoğun katılımla gerçekleştirilen kursun, hekimlerin kolposkopi alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmesine, bölgedeki kadın sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesine ve rahim ağzı kanserinde erken tanı çalışmalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Üniversitesi’nde gerçekleştirilen KOHED Kolposkopi Kursuna yaklaşık 100 uzman ve asistan hekim katıldı.

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor Haber

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor

Dünya genelinde 64 milyon kişiyi etkileyen kalp yetersizliği, Türkiye’de 2016-2022 arasında 2,7 milyondan fazla kişiye tanı konulan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı, tedaviye uyum ve düzenli takibin kritik olduğunu belirtiyor. Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen “Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası” kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti. Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD’de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24’e yükseldi. Türkiye’de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6’sında yeni vakalar ortaya çıkıyor. Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor” dedi. AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, “Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor” ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.

Miyomlarda Modern Cerrahi Dönemi Haber

Miyomlarda Modern Cerrahi Dönemi

Miyom Nedir, Kimlerde Görülür? Miyomlar, rahim kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu kitlelerdir. Özellikle 30-50 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Hormonal faktörler, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı miyom oluşumunda etkili olabilir. En sık görülen belirtiler şunlardır: Yoğun ve uzun süren adet kanamalarıKasık ve bel ağrısıSık idrara çıkmaKarında şişkinlikKısırlık (infertilite) Miyom Tedavisinde Her Hastaya Özel Yaklaşım Uzmanlar, miyom tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguluyor. Her miyom ameliyat gerektirmez. Şikâyet oluşturmayan küçük miyomlar düzenli takip edilebilirken, belirti veren veya büyüyen miyomlar için tedavi şarttır. Prof. Dr. Hanifi Şahin, tedavi planlamasında şu kriterlerin belirleyici olduğunu ifade ediyor: Miyomun boyutu ve sayısıYerleşim yeriHastanın yaşıGebelik planı Miyom Cerrahisi: Hangi Yöntemler Uygulanıyor? 1. Kapalı (Laparoskopik) Miyom Ameliyatı Minimal invaziv yöntemler arasında yer alan laparoskopik cerrahi, küçük kesilerle gerçekleştirilir. Hastalar daha hızlı iyileşir ve günlük hayata kısa sürede dönebilir. 2. Histeroskopik Miyom Ameliyatı Rahim içine doğru büyüyen miyomlarda tercih edilir. Vajinal yoldan girilerek yapılan bu yöntemde kesi yapılmaz. 3. Açık (Abdominal) Miyom Ameliyatı Çok büyük veya çok sayıda miyomlarda uygulanabilir. Daha geniş cerrahi alan gerektiğinde tercih edilir. 4. Rahim Koruyucu Cerrahi (Myomektomi) Gebelik planlayan hastalarda rahmin korunması esastır. Sadece miyomlar çıkarılır, rahim yerinde bırakılır. 5. Histerektomi (Rahim Alınması) Doğum planı olmayan ve ileri derecede miyomu bulunan hastalarda kalıcı çözüm olarak uygulanabilir. Ameliyat Dışı Tedavi Seçenekleri Var mı? Cerrahi dışı yöntemler de bazı hastalar için alternatif oluşturabilir: Hormon tedavileriMiyom küçültücü ilaçlarGirişimsel radyoloji yöntemleri (embolizasyon) Ancak bu yöntemler her hasta için uygun olmayabilir ve mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. Miyom Ameliyatı Sonrası Süreç Ameliyat sonrası süreç uygulanan yönteme göre değişir. Kapalı ameliyatlarda hastalar genellikle birkaç gün içinde normal yaşamına dönebilirken, açık ameliyatlarda bu süre biraz daha uzayabilir. Dikkat edilmesi gerekenler: Doktor kontrollerinin aksatılmamasıAğır kaldırmaktan kaçınılmasıİyileşme sürecine uygun yaşam tarzı Erken Tanı Hayat Kalitesini Artırıyor Miyomlar çoğu zaman rutin jinekolojik muayene sırasında tespit edilir. Bu nedenle düzenli kontroller büyük önem taşır. Erken teşhis edilen miyomlar, daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir. Uzmanından Önemli Uyarı Prof. Dr. Hanifi Şahin, kadınların özellikle adet düzensizliği ve şiddetli ağrı gibi şikâyetleri ciddiye alması gerektiğini belirterek şu uyarıda bulunuyor: “Her miyom ameliyat gerektirmez ancak ihmal edilen miyomlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve doğru zamanda müdahale büyük önem taşır.” Sonuç: Doğru Tanı, Doğru Tedavi Miyom cerrahisi, günümüzde gelişmiş teknikler sayesinde hastaya özel planlanabilen ve yüksek başarı oranına sahip bir tedavi süreci sunuyor. Uzman hekim değerlendirmesiyle doğru yöntem seçildiğinde hem yaşam kalitesi artıyor hem de gereksiz cerrahi işlemlerin önüne geçilebiliyor. Beyoğlu Haber 24 olarak sağlık alanındaki güncel gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Akciğer kanserinde umut artıyor... Uzmanlardan kişiye özel tedavi vurgusu Haber

Akciğer kanserinde umut artıyor... Uzmanlardan kişiye özel tedavi vurgusu

“Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde uzmanlar, erken tanı, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve kişiye özel tedavilerin hastalıkla mücadelede çarpan etki yarattığını belirtti. Dünyada en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alan akciğer kanseri, çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle geç teşhis edilebiliyor. Her yıl dünya genelinde 2 milyonun, Türkiye’de ise yaklaşık 40 bin kişinin bu hastalıkla karşılaştığı belirtiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde, hastalığın tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinlikte uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekerken, kişiye özel tedavi yaklaşımları ve modern tıbbi yöntemlerin umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti. Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp alanlarından uzmanların katıldığı programda, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını artırdığı vurgulandı. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımının en büyük risk faktörü olduğunu ve elektronik sigaraların da sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, risk grubundaki bireylerin düzenli kontroller yaptırmasının önemine dikkat çekerken, Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik PET-CT’nin hastalığın evrelenmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken evrede cerrahinin yüksek başarı oranı sunduğunu ve robotik cerrahi gibi gelişmiş yöntemlerin iyileşme sürecini hızlandırdığını ifade etti. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, günümüzde tümörün genetik özelliklerine göre kişiye özel tedavi uygulandığını ve immünoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin yaşam süresini artırdığını belirtti. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise gelişen radyoterapi teknolojileri sayesinde daha hassas ve etkili tedavilerin mümkün hale geldiğini aktardı. Etkinliğe katılan oyuncu Sevil Akı ise hasta yakını olarak annesinin akciğer kanseriyle mücadelesini paylaşarak, “Tünelin ucunda hep bir ışık vardı” sözleriyle umudun önemine dikkat çekti. Akı, doğru bilgiye ulaşmanın ve güçlü destek sisteminin tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.