Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

Beyoğlu Haber - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması Haber

Dokuz Eylül'de COP31 buluşması

Dokuz Eylül Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı kapsamında düzenlediği "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı" ile iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında geliştireceği projeler için yol haritasını belirledi. 60'ın üzerinde katılımcının yer aldığı çalıştayda, COP31 sürecine katkı sunacak proje fikirleri ele alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) COP31 çağrısı doğrultusunda düzenlenen "Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Odaklı Proje Bildirimi Çalıştayı", DEÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu Fuaye Alanı'nda gerçekleştirildi. 60'tan fazla katılımcının yer aldığı çalıştaya; DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol'un yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştayda, üniversitenin COP31 sürecine bilimsel ve toplumsal katkı sağlayacak proje önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. COP31'E YÖNELİK STRATEJİLER ELE ALINDI Çalıştayın açılışında konuşan DEÜ Rektör Yardımcısı ve COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, COP31'in üniversite açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bugünkü toplantımızın amacı COP31'in bizim için ne anlama geldiğini öğrenmek ve bizim neler yapmamız gerektiğini ortaya koymaktır. COP31, Birleşmiş Milletler tarafından organize edilen ve ülkemiz tarafından da benimsenen; çevre, iklim, sürdürülebilirlik, ekonomi ve enerji politikalarını şekillendiren önemli bir organizasyondur. Bu organizasyonda üniversitemiz olarak neler yapabileceğimizi belirlemek ve sorumluluklarımızı ortaya koymak üzere bu çalıştayı gerçekleştiriyoruz. Hangi alanlarda ilerleyeceğimizi ve nasıl bir strateji izleyeceğimizi belirlemek amacıyla bir araya geldik. Katılım göstererek destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum,” dedi.” Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol ise Dokuz Eylül Üniversitesinin sürdürülebilirlik alanındaki potansiyeline vurgu yaparak, "Dokuz Eylül Üniversitesi olarak fakültelerimiz, meslek yüksekokullarımız ve enstitülerimizle büyük bir aileyiz. COP31 kapsamında gerek proje gerekse gerçekleştirdiğimiz faaliyetler açısından önemli bir birikime sahibiz. Bu çalıştayı da 'COP31 sürecine Dokuz Eylül Üniversitesi nasıl katkı sağlayabilir?' sorusuna ortak akılla yanıt bulmak amacıyla düzenledik." dedi. 10 ANA TEMA ÜZERİNDE ÇALIŞILDI Çalıştay kapsamında katılımcılar, COP31'in belirlenen 10 ana teması doğrultusunda çalışma gruplarına ayrıldı. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi, Okyanuslar ve Denizler, Gıda Güvenliği ve Su, İklime Dirençli Şehirler, İklim Eylemini Güçlendirme, Gençlik ve Eğitim, Yeşil Sanayileşme, Temiz Enerji Geçişi, Rio Sinerjisi ile İklim Finansmanına Erişim başlıklarında problem tanımları ve çözüm önerileri geliştirildi. Akademisyenler tarafından oluşturulan çalışma grupları; araştırma, teknoloji geliştirme ve girişimcilik, üniversite-sanayi iş birliği, uluslararası ortaklıklar, farkındalık çalışmaları ve yan etkinlikler gibi proje kategorileri kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Oturumlarda ortaya çıkan proje fikirleri, gerçekleştirilen sunumlarla katılımcılarla paylaşılırken, elde edilen çıktılar üniversitenin COP31 sürecine sunacağı proje bildirimlerine temel oluşturacak. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde Dokuz Eylül Üniversitesi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği alanlarında yürüttüğü bilimsel çalışmalar ile ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi, yenilikçi proje önerileri geliştirerek yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Antalya'da sanal gerçeklikle çevre eğitimi Haber

Antalya'da sanal gerçeklikle çevre eğitimi

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası’nı geniş kapsamlı bir etkinlikle kutladı. "Dünya Bize Emanet" temasıyla gerçekleştirilen ve Antalya Valisi Hulusi Şahin ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’in katılımıyla düzenlenen etkinlikte "Eko DigiTalya Deneyim Alanı"nın açılışı yapılırken, ‘Daha Yeşil Antalya İçin En Güzel Tasarım ve Uygulama Yarışması’nda dereceye giren katılımcılara da ödülleri takdim edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2026 Yılı Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Karaalioğlu Parkı içerisinde yer alan Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, Çin Halk Cumhuriyeti Hangzhou Belediyesi heyeti, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meslek odalarının başkanları, çevre dostları, gençler ve çocuklar katıldı. EKO DİGİTALYA DENEYİM ALANININ AÇILIŞI YAPILDI Vali Hulusi Şahin, Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, ilk olarak Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nin içerisinde yer alan ve “Antalya’da İklim Değişikliği ile Daha Etkili Mücadele İçin Dijital Uygulamalar Projesi” kapsamında hayata geçirilen Eco-DigiTalya Deneyim Alanı’nın açılışını gerçekleştirdi. Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Özdemir, insan kaynaklı iklim değişikliğine ilişkin senaryoların dijital uygulamalarla üç duvara yansıtıldığı deneyim alanını ziyaret ederek sistemi deneyimledi. Vali Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir, sanal gerçeklik gözlükleri ile çevre bilincine yönelik hazırlanan sanal oyun oynadı. "BÜYÜKŞEHİR’İN PROJELERİ ÖRNEK OLMALI" Daha sonra "Daha Yeşil Antalya İçin En Güzel Tasarım ve Uygulama Yarışması"nın ödül törenine geçildi. Törenin açılışında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın dünyanın en değerli coğrafyalarından birinde olmasına rağmen iklim değişikliği nedeniyle en çok tehdit altında olan şehirlerden biri olduğuna dikkat çekti. Vali Hulusi Şahin, “Antalya olarak ev sahipliği yapacağımız COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi, küresel ısı artışını sınırlama üzerine taahhütte bulunan ülkelerin neler yaptıklarının konuşulacağı bir platform. COP31’in mottosu da ‘Hareket Zamanı.’ Büyükşehir Belediyesinin 50 şehir arasında taahhütlerle devreye girmesi ve ısı artışını sınırlayıcı çalışmaları çok değerli ve çok önemli. Bu çalışma, Antalya’nın COP31’de ortaya koyacağı çevreci vizyonun önemli parçalarından biri olacak. Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre İnovasyon Merkezi’nde incelediğimiz dijital çevre uygulamalarını da çok faydalı buldum. Örneğin okullardaki öğrencilerimiz de bu merkezi ziyaret etmelidir; bu onlara büyük fayda sağlayacaktır. Böylece yeni nesli de çevre hassasiyetiyle yetiştirmiş oluruz. Antalya Büyükşehir Belediyesine de çevreyle ilgili yaptıkları tüm çalışma ve çabalardan dolayı başkanından temizlik görevlisine kadar herkese tek tek teşekkür ediyorum" dedi. "ÇEVRE ALANINDA ATTIĞIMIZ HER ADIM ÇOK ÖNEMLİ" Başkan Vekili Büşra Özdemir ise COP31 İklim Zirvesi’ne bu yıl ev sahipliği yapacak olmalarının, çevre konusunda atılan her adımı daha da önemli kıldığını kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Avrupa Birliği destekli CLIMAAX-MUHİR projesi kapsamında, kentimizin aşırı sıcaklara ilişkin risk analizlerini gerçekleştirdik. Şimdi de Türkiye’de bir ilk olan ‘Antalya Kentsel Isı Adası ve Aşırı Sıcaklara Karşı Eylem Planı’nı hazırlıyoruz. Yürüttüğümüz her başarılı proje, Antalya için yeni fırsatların kapısını aralıyor, yeni uluslararası iş birlikleri ve ortaklıklar doğuruyor. Bu çalışmanın sonucunda Antalya, Birleşmiş Milletlerin ‘50°C’de 50 Şehir’ hareketine en üst düzey taahhütle kabul edildi. Ayrıca ‘Sıcaklarla Mücadele’ ortaklığına katılmaya hak kazandı. Dünya ısınıyor olabilir; ancak alacağımız doğru kararlar ve atacağımız kararlı adımlarla geleceğimizin nasıl şekilleneceğini hep birlikte belirleyebiliriz.” YARIŞMADA KAZANANLARA ÖDÜLLERİ VERİLDİ Etkinlik kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “Daha Yeşil Antalya İçin En Güzel Tasarım ve Uygulama Yarışması”nın ödül töreni gerçekleştirildi. İki ana kategoride birinci olanlara 20 bin TL, ikinci olanlara 15 bin TL ve üçüncü olanlara 10 bin TL ödül verildi. Peyzaj ve kent donatıları tasarımları kategorisinde ise her alt başlıkta ilk beşe giren yarışmacıların her birine 10 bin TL ödül takdim edildi. Kazananlara ödülleri Vali Şahin ve Başkan Vekili Özdemir tarafından verildi. Bu yıl en güzel Apartman/Site Bahçesi kategorisinde Mustafa Güler, Konut Bahçesi kategorisinde Alev Nergiz, Hobi Bahçesi kategorisinde Mustafa Akvar, Açık Balkon kategorisinde Meral Çetin, Kapalı Balkon kategorisinde Ülger İsi ve Teras kategorisinde Elşan Alimoğlu birinci oldu. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin ile beraberindekiler, etkinlik alanında açılan sergi stantlarını gezdi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” programında mevcut dünya düzeninin iflas ettiğini belirterek, insanlığın adil bir küresel mimariye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye–Hollanda ticaretinde yeni hedef: 15 milyar dolar Haber

Türkiye–Hollanda ticaretinde yeni hedef: 15 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025’te 13,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 sonu için 15 milyar dolarlık hedef koyduklarını açıkladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından “Kral Günü” dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda Türkiye ile Hollanda arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenerek devam ettiğini söyledi. Etkinliğe Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı. İki ülke arasındaki köklü ilişkilerin bugün çok boyutlu bir ortaklığa dönüştüğünü vurgulayan Bolat, diplomatik bağların ekonomi, ticaret, kültür ve savunma alanlarında derinleştiğini ifade etti. Türkiye ile Hollanda’nın NATO, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası platformlarda da yakın iş birliği içinde olduğunu belirtti. Bolat, Hollanda’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olduğuna dikkat çekerek, ikili ticaret hacminin 2015’te 6,4 milyar dolardan 2025’te 13,3 milyar dolara yükseldiğini söyledi. “Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmak” dedi. Hollanda’nın Türkiye’de 32 milyar dolarlık yatırımla ilk sırada yer aldığını belirten Bolat, Türkiye’de faaliyet gösteren 3 binden fazla Hollanda şirketinin ekonomik ilişkileri güçlendirdiğini aktardı. Türk yatırımlarının da Hollanda’da 25 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Karşılıklı turizm ve ulaşım verilerinin de güçlü ilişkilere işaret ettiğini belirten Bolat, 2025’te Türkiye’nin 1,3 milyon Hollandalı turisti ağırladığını söyledi. Öte yandan Bolat, Türkiye’nin savunma sanayisi ve küresel ticarette stratejik rolüne dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde yapılacak temas ve toplantılarla iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da ileri taşınacağını vurguladı.

Av. Yusuf Can Arslan’dan İsrail’in idam yasasına tepki Haber

Av. Yusuf Can Arslan’dan İsrail’in idam yasasına tepki

Hukukçular Derneği Ağrı Temsilcisi Av. Yusuf Can Arslan, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasasına ilişkin basın açıklaması yaparak, söz konusu düzenlemenin insan haklarına, uluslararası hukuka ve işgal hukukuna açıkça aykırı olduğunu söyledi. Hukukçular Derneği Ağrı Temsilcisi Av. Yusuf Can Arslan, yaptığı açıklamada İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında egemen bir devlet gibi kendi hukuk düzenini sınırsız biçimde uygulayamayacağını belirtti. Bu nedenle kabul edilen düzenlemenin bütün hukuk sistemleri bakımından yok hükmünde olduğunu ifade eden Arslan, özellikle “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri” için ölüm cezası öngören bu yasanın Filistinlilere yönelik ayrımcı bir uygulamaya dönüştüğünü kaydetti. Açıklamada, yasayla birlikte infaz süresinin 90 gün gibi kısa bir döneme bağlandığına, karar için oybirliği şartının kaldırıldığına ve temyiz ile itiraz yollarının ciddi biçimde sınırlandırıldığına dikkat çekildi. Av. Yusuf Can Arslan, bu yönüyle düzenlemenin yalnızca ağır bir yaptırım içermediğini, aynı zamanda adil yargılanma hakkını da zedeleyen bir anlayış taşıdığını dile getirdi. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sivillere yönelik saldırılarla ağır insan hakları ihlallerine imza attığını belirten Arslan, yeni yasa ile bu ihlallerin hukuki bir kılıfa büründürülmek istendiğini savundu. Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden insanların hedef alındığını ifade eden Arslan, bu düzenlemenin uluslararası toplum tarafından daha güçlü şekilde gündeme taşınması gerektiğini söyledi. Hukukçular Derneği’nin açıklamasında, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi’ne de atıf yapıldı. İşgalci gücün cezai yetkilerinin sınırlı olduğuna işaret edilen açıklamada, bu yasanın varlığının dahi tek başına bir savaş suçu niteliği taşıdığı görüşü paylaşıldı. Av. Yusuf Can Arslan, dernek tarafından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürleri nezdinde de hukuki girişim başlatıldığını belirtti. Bu kapsamda Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü ile İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğü’ne başvuruda bulunulduğu ifade edildi. Açıklamasının sonunda Türkiye’deki ve dünyadaki hukukçulara, insan hakları savunucularına, sivil toplum kuruluşlarına ve vicdan sahibi herkese çağrıda bulunan Av. Yusuf Can Arslan, İsrail’in bu düzenlemesine ve Filistin halkına yönelik uygulamalarına karşı ortak hukuki ve sivil mücadelenin büyütülmesi gerektiğini kaydetti.

BM’de Türkiye imzası... Atasoy dördüncü kez seçildi Haber

BM’de Türkiye imzası... Atasoy dördüncü kez seçildi

Birleşmiş Milletler’in (BM) uyuşturucu politikalarındaki en üst düzey teknik organı olan Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nda (INCB) Türkiye’nin ağırlığı perçinlendi. Prof. Dr. Sevil Atasoy, en yüksek oyu alarak dördüncü kez kurul üyeliğine seçildi. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (United Nations Economic and Social Council) tarafından gerçekleştirilen seçimlerde, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (International Narcotics Control Board) Başkanı olan Prof. Dr. Sevil Atasoy yeniden Kurul üyeliğine seçildi. Halen Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü olarak görev yapan ve Türkiye tarafından aday gösterilen Prof. Dr. Atasoy, bu seçimle birlikte dördüncü kez 5 yıllık bir dönem için Kurul üyeliğine seçilmiş olup, ilk görev dönemini 2005–2010 yılları arasında yürüttü. Prof. Dr. Atasoy, seçimlerde en yüksek oyu alarak ilk turda seçildi. Toplam 13 üyeden oluşan Kurulda, 3 üye Dünya Sağlık Örgütü tarafından aday gösterilen uzmanlar arasından seçilirken, diğer üyeler hükümetler tarafından önerilen adaylar arasından belirleniyor. Bununla birlikte, Kurul üyeleri ülkelerini temsil ederken, görevlerini tam bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde, yalnızca bilimsel ve teknik uzmanlıklarına dayanarak yerine getiriyor. Bu çerçevede, Prof. Dr. Atasoy’un yeniden seçilmesi, yalnızca adaylık süreciyle sınırlı olmayıp, uzun yıllara dayanan bilimsel birikimi, uluslararası deneyimi ve Kurul çalışmalarına yaptığı teknik katkıların üye devletler nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Oylama sonuçlarına göre Kurul, Mayıs 2027 itibarıyla Türkiye, Cezayir, Çad, Kolombiya, Çin, Hindistan, Güney Afrika, Fas, Uganda, Hollanda, Paraguay, Tayland ve Fransa’dan seçilen üyelerden oluşacak. Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu, Birleşmiş Milletler uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde faaliyet gösteren bağımsız ve teknik bir organ. Kurul, kontrollü maddelerin tıbbi ve bilimsel amaçlarla erişilebilirliğini sağlarken, aynı zamanda bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesinin önlenmesine yönelik çalışmaları izliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.