Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Atatürk

Beyoğlu Haber 24 - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEMAD 42 yıldır hak arama mücadelesinde Haber

TEMAD 42 yıldır hak arama mücadelesinde

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Bursa Şubesi Başkanı Ercan Aktaş ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Üyeler; astsubayların mesleki dayanışmasını, birlik ve beraberliğini simgeleyen ‘17 Ekim Astsubaylar Günü’ etkinliğini ve derneğin kuruluşunun 42. yıl dönümünü büyük bir gurur, heyecan ve sorumluluk duygusuyla kutladılar. Bursa’da Atatürk Anıtına Çelenk bırakarak saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nı okuyan TEMAD Bursa Üyeleri, mesleki sorunlara ve Astsubayların gündem konularına değindiler. "MÜCADELEMİZ HAKLARIMIZI ALANA KADAR DEVAM EDECEK" 42 yıl önce meslektaşların dayanışma iradesiyle temelleri atılan TEMAD; bugün Türkiye genelindeki yaygın teşkilat yapısı, 100 şubesi, binlerce üyesi ve köklü kurumsal birikimiyle emekli astsubayların kurumsal temsilcisi ve hak arama mücadelesinin en güçlü örgütlü sesi haline geldi. TEMAD Bursa Şube Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; 42 yıllık geçmişin emekli astsubayların hak, hukuk, adalet ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin tarihi olduğuna dikkat çekildi. Meslektaşların ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki ve özlük haklarının iyileştirilmesi adına raporlar hazırlandığı, kamuoyu oluşturulduğu, siyasi ve bürokratik makamlarla temaslar kurulduğu ve demokratik haklar çerçevesinde meydanlarda ses yükseltildiği önemle vurgulandı. TEMAD Bursa Şube Başkanı Ercan Aktaş, yapılan açıklamada, "Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki hak arama mücadelesi süreklilik isteyen bir süreçtir. TEMAD olarak dün olduğu gibi bugün de hukukun, demokrasinin ve meşru hak arama yollarının içerisinde mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu mücadele, haklarımızı alana kadar devam edecektir. Talebimiz adalet, emeğimizin karşılığı ve insanca yaşayabileceğimiz şartların oluşturulmasıdır." dedi. Aktaş açıklamasında, TEMAD’ın yalnızca mesleki sorunların çözümüyle sınırlı kalmayıp; ulusal bütünlüğe, Cumhuriyetin kazanımlarına, Atatürk ilke ve devrimlerine yönelik her türlü saldırı karşısında durmayı ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi temel bir görev kabul ettiğini ifade ederek, "Derneğimiz katılımcı demokrasiyi, insan haklarına saygıyı, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal dayanışmayı esas alan yapısıyla Türkiye'nin örnek sivil toplum kuruluşlarından biri olma vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir” dedi. ÖNE ÇIKAN TALEPLER VE ÖNCELİKLİ MÜCADELE ALANLARI Ülkesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine yıllarca sadakatle hizmet etmiş olan astsubayların öncelikli çözüm bekleyen talepleri şu şekilde sıralandı: Özlük ve Eğitim Hakları: Eğitim ve sosyal hakların iyileştirilmesi, görev ve sorumluluklarla uyumlu özlük haklarının sağlanması. Ekonomik Güvence: Ülkesine hizmet etmiş emeklilerin ekonomik kaygılar içerisinde yaşamaya mahkûm edilmemesi, insanca yaşanabilir şartların tesis edilmesi. Söz Hakkı: Astsubayların kendileriyle ilgili alınacak kararlarda ve süreçlerde söz sahibi olması. Sosyal Destek ve Dayanışma: İstihdam, konaklama, barınma, bakım, güvenlik ve hukuki destek imkânlarının genişletilerek hiçbir meslektaşın yalnız bırakılmaması.bu anlamlı günde başta görevleri başında şehit düşen ve ebediyete irtihal eden kahraman meslektaşlarını rahmet ve minnetle andığını, gazilere sağlıklı ömürler dilediğini ve görevdeki ile emekli tüm astsubayların 17 Ekim Astsubaylar Günü'nü kutladığını belirtti.

Mübadil torunları aynı sofrada buluştu Haber

Mübadil torunları aynı sofrada buluştu

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı ile Yunanistan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Yunanistan’dan gelen konuklar atalarının bir zamanlar yaşadığı toprakları ziyaret etmekten duydukları duyguları paylaştı. Trakya’nın köklü geleneklerinden biri olan ve hasat sonrasında emeğe teşekkür ile bereketi simgeleyen “Kırçma” buluşmasında, ortak geçmişin hatıraları, kültürel miras ve barış mesajları öne çıktı. Programda konuşan Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği Başkanı Olcay Ceylan, “Kırçma, Rumeli ve Balkan kültüründe, hasadın tamamlanmasını kutlamak ve bereket için şükretmek amacıyla kurulan geleneksel bir sofradır. Bu sofrada tarla emeği karşılığını bulur. Dualar edilir, paylaşmanın, imecenin ve dayanışmanın ruhu birlikte yaşatılır. Bugün Semetli'de bu geleneği yeniden yaşatmanın mutluluğunu ve gururunu duyuyoruz. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine öncülük eden, kültürümüzün ve dayanışma ruhumuzun yaşatılmasına her zaman büyük destek veren Tekirdağ Büyükşehir Belediyemize ve Sayın Başkanımız Dr. Candan Yüceer’e yürekten teşekkür ediyoruz” dedi. NEA RODOSTO BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI LAGOS NİKOS: "DEDELERİMİZİN YAŞADIĞI TOPRAKLARDA OLMAK ÇOK DUYGULANDIRICI" Etkinlikte söz alan Yunanistan Nea Rodosto Belediye Başkan Yardımcısı Lagos Nikos, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti belirterek, “Burada gördüğümüz ilgi, misafirperverlik ve bizlere yardımcı olunması bizleri çok onurlandırdı. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Candan Yüceer olmak üzere muhtarlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Zamanında dedelerimizin yaşadığı bu güzel toprakları ziyaret etmek bizleri çok duygulandırıyor. Bu ziyaretleri yapabildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz” şeklinde konuştu. CANDAN BAŞKAN: "BU SOFRANIN BİR YANINDA TOPRAĞIN BEREKETİ, DİĞER YANINDA İNSANIMIZIN ALIN TERİ VAR" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, buluşmada gerçekleştirdiği konuşmasında hem kırçma geleneğinin anlamını vurguladı hem de Ege'nin iki yakasındaki dostluk ve barış mesajlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ne güzel bir gün, ne güzel bir buluşma, ne güzel bir sofra… Bu sofranın bir yanında toprağımızın bereketi, diğer yanında insanımızın alın teri var. Bu buluşmayı anlamlı kılan ise geçmişten bugüne taşıdığımız mirasımız, hatıralarımız, dostluğumuz ve yeniden bir araya gelen gönüllerimizdir. Bu güzel buluşmada emeği ve katkısı olan başta Semetli ve Işıklar köylerimizin kıymetli insanları olmak üzere muhtarlarımıza, dernek başkanlarımıza, yöneticilerimize ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu sofrada yalnızca ekmeğimizi, lokmalarımızı bölüşmüyoruz; geçmişimizi, hatıralarımızı, acılarımızı, umutlarımızı ve geleceğe dair güzel dileklerimizi de paylaşıyoruz. Kırçma, bu toprakların en güzel geleneklerinden biri. Ekinler ekilir, toprak işlenir, günlerce, aylarca emek verilir. Güneşin altında ter dökülür, yağmur beklenir, ürün yetiştirilir. Hasat tamamlanır, harman kaldırılır. İnsanlar bir araya gelir, ekmeğini bölüşür ve berekete şükreder. Ancak kırçmanın anlamı bizim için yalnızca bundan ibaret değil. Bu sofralar aynı zamanda sevincin ve acının paylaşıldığı, dayanışmanın, kardeşliğin ve dostluğun yaşatıldığı sofralardır. İşte Trakya’mızın ruhu, Rumeli kültürümüzün özü budur.” "MÜBADELE, EGE’NİN İKİ YAKASINDA BÜYÜK ACILAR BARINDIRIYOR" Mübadelenin insan hayatındaki derin izlerine dikkat çeken Candan Başkan, “Semetli ve Işıklar, Balkanların hatırasını taşıyan, Rumeli’nin sesini, kokusunu ve kültürünü bugüne ulaştıran kıymetli köylerimiz. Bu toprakların her köşesinde bir insan hikâyesi var. Kimi Selanik’ten, kimi Balkanların başka bir köşesinden gelmiş, kimi de bu topraklardan ayrılarak Ege’nin öte yakasında yeni bir hayata başlamış. Mübadele, söylemesi kolay ama yaşaması çok zor bir kelime. Düşünün, doğduğunuz evi, büyüdüğünüz toprağı, komşularınızı ve hatıralarınızı geride bırakıyorsunuz. Bir bavula sığdırabildiklerinizle yeni bir başlangıç yapıyorsunuz. Mübadele, Ege’nin iki yakasında yaşayan insanlar için büyük acılar ve zorluklar barındırıyor” ifadelerini kullandı. "BİR ASIR SONRA AYNI EKMEĞİ PAYLAŞABİLMEK TAM OLARAK BARIŞTIR" Geçmişin yaralarını dostlukla sarmanın önemini vurgulayan Başkan Yüceer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bugün bizlere düşen görev, yaşanan acıları unutmamak ama o acıların yeni ayrılıklara değil, yeni dostluklara ve kardeşliklere vesile olmasını sağlamaktır. Aramızda bulunan Yunanistan’dan gelen kıymetli konuklarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Aradan bir asır geçti ama hatıralar silinmedi. Şarkılarımızda, türkülerimizde, yemeklerimizin kokusunda, büyüklerimizin anlattığı hikâyelerde, eski fotoğraflarda ve bugün çevremizde gördüğümüz yapılarda yaşamaya devam ediyor. Bugün de o hatıraların etrafında, Ege’nin iki yakasındaki dost ve kardeş insanlar olarak yeniden buluşuyoruz. Ne mutlu bize ki bir asır önce yolları ayrılan insanların torunları bugün aynı sofranın etrafında birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyor, aynı ekmeği paylaşabiliyor ve birbirlerine dostça el uzatabiliyor. İşte barış dediğimiz şey tam olarak budur.” "ULU ÖNDERİMİZİN 'YURTTA SULH, CİHANDA SULH' İLKESİYLE ÇALIŞIYORUZ" Barışın yalnızca savaşsızlık değil, geçmişin acılarını anlamak ve ortak yaşama kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade eden Candan Başkan, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda bizler de barış ve dayanışma için çalışmaya devam ediyoruz. Bizim için barış, yalnızca savaşın olmaması değildir. Birbirimizin acısını anlayabilmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek ve geçmişin yaralarını yeni kuşaklara düşmanlık olarak bırakmamaktır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras budur. Tekirdağ, büyük bir kültürün ve zengin bir insanlık mirasının kentidir. Bu şehirde Balkanların hatırası, Rumeli’nin türküleri, göç yollarının hüznü ve yeniden hayata başlamanın cesareti var. Bu şehirde alın teri, mücadele ve kardeşlik var. Tekirdağ’ın en büyük zenginliği de işte bu kültürü ve insanıdır” diye konuştu. "YAŞASIN BARIŞ, YAŞASIN DOSTLUK, YAŞASIN KARDEŞLİK!" Geçmişin acılarının bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak birlik ve beraberlik mesajı veren Başkan Yüceer, sözlerini şu dileklerle tamamladı: “Allah bizlere geçmişin acılarını bir daha yaşatmasın. Aynı gökyüzünün altında, farklı dillerde ama aynı barış ve kardeşlik umuduyla yaşayalım. Bu güzel kardeşlik sofrasını kuran Semetli ve Işıklar köylerimizin kıymetli insanlarına, organizasyonda emeği geçen herkese ve uzaktan yakından gelen bütün dostlarımıza bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Toprağımız bereketli, soframız paylaşmaya açık, gönlümüz sevgiyle dolu olsun. Yaşasın barış, yaşasın dostluk, yaşasın kardeşlik! Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.” DOSTLUK GÜVERCİNLERİ UÇURULDU, ZEYTİN FİDANI DİKİLDİ Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan bilgilendirmeler ve okunan şiirlerin ardından, Candan Başkan ve Yunanistan’dan gelen konuklar birlikte barışın simgesi olan beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Ardından iki halkın köklü dostluğunu simgelemesi amacıyla köy meydanında bulunan Atatürk Anıtı’nın önüne zeytin fidanı dikilerek can suyu verildi.

Manisa’da Hadise rüzgarı esti Haber

Manisa’da Hadise rüzgarı esti

Hakkı İplikçi Parkı’ndan başlayıp Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan Büyük Zafer Yürüyüşü’ne Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun yanı sıra Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve başkan yardımcıları, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ellerindeki Türk bayrakları ve meşalelerle sokakları kırmızı-beyaza bürüyen Manisalılara, evlerinin balkonlarından geçişi selamlayan vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. CUMHURİYET MEYDANI’NDA HADİSE RÜZGARI Zafer Yürüyüşü’nün ardından coşku Cumhuriyet Meydanı’nda zirveye tırmandı. Türk Pop Müziği’nin güçlü sesi Hadise, sahne performansıyla binlerce Manisalıyı adeta büyüledi. En sevilen şarkılarını bayram coşkusuyla bir arada söyleyen ünlü sanatçı, Manisalılara ritmi yüksek bir müzik ziyafeti sundu. BAŞKAN DUTLULU, “MANİSA CUMHURİYET DEĞERLERİNE HER ZAMAN SAHİP ÇIKACAK” Konser sırasında sahneye çıkarak Hadise’yi tebrik eden ve çiçek takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, alandaki coşkulu kalabalığa seslendi. 30 Ağustos’un bağımsızlık ve özgürlük meşalesi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Burası Şehzadeler kenti. Fatih’in, Kanuni’nin yetiştiği yer. Ama aynı zamanda Cumhuriyet’in, Atatürk’ün kenti. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Böyle güzel bir güne Hadise gibi bir sanatçı yakışırdı. Çok güzel geldiniz Manisa’ya. Çok keyif alıyor herkes. Manisa sizi çok seviyor, bizler sizi çok seviyoruz. Hepinize iyi eğlenceler. Sizleri çok seviyorum” dedi.

Bursa Nilüfer'de Müşterek Mekan’da bağımsızlık ve Cumhuriyet söyleşisi Haber

Bursa Nilüfer'de Müşterek Mekan’da bağımsızlık ve Cumhuriyet söyleşisi

Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde Üç Fidan Gençlik Parkı’nda düzenlenen Müşterek Mekan Buluşmaları kapsamında “Bağımsızlık Yolunda Bir Ulusun Onurlu Mücadelesi” söyleşisi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Orhan Şener Deliormanlı’nın üstlendiği etkinlikte, gazeteci-yazar Özlem Özdemir ile gazeteci Ünsal Ünlü, bağımsızlık mücadelesini tarih ve gazetecilik perspektifinden değerlendirdi. Söyleşiye, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve vatandaşlar katıldı. Özlem Özdemir konuşmasında, 30 Ağustos’un bağımsızlığın elde edilmesinin son adımı olduğunu dile getirdi. Özdemir, işgale karşı kadını ve erkeğiyle tek yürek olan Anadolu halkının kenetlendiğine dikkat çekerek, Türk kadınının mücadeledeki rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı. Özdemir, “30 Ağustos, bağımsızlık demek, özgürlük demek, dimdik ayakta durmak demek. Yani bağımsızlık dilenilmez, elde edilir, inat edilir, kazanılır, savaşılır” dedi. Atatürk’ün tüm kararlarını kişisel menfaatlerden uzak, tamamen vatan ve millet için aldığını belirten Özdemir, onun askeri zekâsı ve vatan sevgisinin eşsiz olduğunu ifade etti. “ATATÜRK ÖZGÜVEN AŞILIYOR” Gazeteci Ünsal Ünlü ise Zafer’in ilk günden itibaren planlanan bir inancın sonucu olduğunu ve Cumhuriyet’in süreç ve sonuç bakımından bir kadın devrimi sayılması gerektiğini belirtti. Hayatının büyük bölümünü cephede geçiren Atatürk’ün “Savaş, vatanın zaruri hayatı söz konusu değilse bir cinayettir” sözünü hatırlatan Ünlü, liderlik anlayışına da değindi. Atatürk’ün cephe ziyaretlerinde kararları alırken komutanlarla uzun uzun istişare ettiğini ve emirleri onların kendi imzalarıyla yayımlatmasını sağladığını belirten Ünlü şöyle konuştu: “Burada insanlara özgüven aşılıyor. Yani sadece ben yapmadım, sen de yaptın diyor. ‘Bu bir kişinin zaferi değildir’ der. Sıkça söyler. Bu bir kişinin zaferi değil. Bir milletin zaferi. Çünkü biz hep beraber yaptık bu işi.” Söyleşinin moderatörü Orhan Şener Deliormanlı ise Atatürk’ün psikolojik dayanıklılığa sahip olduğuna dikkat çekti. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, söyleşinin sonunda konuşmacılara teşekkür ederek hediye takdim etti.

Efes Selçuk’ta Büyük Taarruz’un 104. yılı kutlandı Haber

Efes Selçuk’ta Büyük Taarruz’un 104. yılı kutlandı

Efes Selçuk Belediyesi’nin düzenlediği anma programı, Belediye Hizmet Binası önünden Gençlik Bandosu ve Artemis Bandosu eşliğinde başlayan yürüyüşle başladı. Katılımcılar, yürüyüşün ardından Kurtuluş Yolu Anıtı önünde buluştu. Törene Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Yeni Parti İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu ve ilçe örgütü, başkan yardımcıları Bilgi Keskin ve Mehmet Ihlamur, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından tarihçi Tolga Mert, 26 Ağustos’un ve Kurtuluş Yolu Anıtı’nın tarihsel önemine ilişkin konuşma yaptı. Mert, anıtın yalnızca bir sanat eseri değil, bağımsızlık mücadelesinin somut bir hatırası olduğunu belirterek, “Bu anıt, büyük bir mücadelenin sessiz ama güçlü hatırlatıcısıdır” dedi. Mert, Büyük Taarruz’un sadece askeri bir zafer değil, bir milletin yeniden doğuşunun simgesi olduğunu vurgulayarak, 26 Ağustos 1922’de başlayan mücadelenin 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla taçlandığını ifade etti. Efes Selçuk’un 8 Eylül’de özgürlüğüne kavuşmasının da kent açısından ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Törende konuşan Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ise Kurtuluş Yolu Anıtı’nın karşısındaki ve Cumhuriyet tarihinde ilkleri başaran kadınları konu alan duvar çalışmasına dikkat çekti. Sengel, iki eserin birbirini tamamladığını belirterek, “Büyük Taarruz esarete hayır diyen, özgürlüğü esas alanların ruhunu temsil ediyor. Bugün ise yeniden ayağa kalkabilme cesaretini ve Cumhuriyet’e yeniden değer katmayı temsil ediyor” dedi. Sengel ayrıca, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmanın ortak sorumluluk olduğunun altını çizerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasının bu topraklarda yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Tören, Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi’nin zeybek gösterisiyle devam etti. Saat 12.30’da ise her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurtuluş Yolu Anıtı’nda Atatürk silüetinin görünmesi katılımcılara duygusal anlar yaşattı.

Ziya Gökalp'in düşünce mirası Keçiören'de konuşuldu Haber

Ziya Gökalp'in düşünce mirası Keçiören'de konuşuldu

Keçiören Belediyesi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde, TÜRKSOY koordinatörlüğünde düzenlenen çalıştay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Ziya Gökalp’in doğumunun 150. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen çalıştayda; Gökalp’in düşünce dünyası, eserleri, yaşadığı dönem ve ortaya koyduğu fikirler alanında uzman akademisyenlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Millet, milliyet, kültür, medeniyet, dil, eğitim ve toplum gibi pek çok temel mesele üzerine ortaya koyduğu fikirlerle Türk düşünce hayatında önemli bir yer edinen Gökalp’in, kendisinden sonraki dönemlere bıraktığı güçlü düşünce mirası değerlendirildi. “BİZLERE BUGÜN BİLE REFERANS OLABİLECEK NİTELİKTE ESERLER ORTAYA KOYDU” Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Atila Zorlu, Ziya Gökalp’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve sonrasında birden fazla alanda sağladığı katkıya vurgu yaptığı konuşmasında şunları kaydetti: “Ziya Gökalp’in bıraktığı izlerin bugün Türk dünyasında hâlâ güçlü bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Bugün Türk dünyasında ortak alfabe çalışmaları yürütülüyor, ortak üniversiteler ve farklı alanlarda iş birlikleri üzerine önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor. Günümüzde bilgiye ulaşmak oldukça kolay. Van’daki bir üniversite öğrencisi, akademisyen adayı ya da doktora öğrencisi; İstanbul veya Ankara’daki bir arşive gitmeden, internet üzerinden belgelere ve bilgilere ulaşabiliyor. Bizlerin zamanında bu süreç daha zordu, bizden önce çok daha zordu. Benim Ziya Gökalp’e olan şahsi hayranlığım da tam olarak burada ortaya çıkıyor. Ziya Gökalp’in yaşadığı dönemin şartlarında hangi kaynaklara ulaşarak bugün hâlâ bize referans olabilecek nitelikte eserler ortaya koyduğu üzerinde düşünmek gerekiyor. Bunun bile tek başına büyük bir saygıyı hak ettiğini düşünüyorum. Tarihî şahsiyetleri yaşadıkları dönemin şartları içerisinde değerlendirmek gerekir. Atatürk gibi bir dünya liderinin düşünce dünyasında önemli bir yere sahip olan büyük bir mütefekkirden bahsediyoruz. Ziya Gökalp, yalnızca 48 yıllık kısa ömrüne çok önemli çalışmalar sığdırmış, bugün dahi düşünce dünyamıza referans ve mihenk taşı olabilecek eserler bırakmıştır. Bu çalıştayın da Ziya Gökalp’in düşünce dünyasının, eserlerinin ve Türk fikir hayatına bıraktığı mirasın farklı yönleriyle ele alınması açısından son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Burada birbirinden değerli akademisyenlerimizi dinlemekten ve onların değerlendirmelerinden istifade etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Keçiören Belediyemizin tüm imkânlarıyla öğrenci ve akademisyen olan, eğitim için emek harcayan herkese sonuna kadar açık olduğunu belirtmek isterim. Sizleri ilçemizde ağırlamak bizler için büyük mutluluk olur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.