Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet

Beyoğlu Haber - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” programında mevcut dünya düzeninin iflas ettiğini belirterek, insanlığın adil bir küresel mimariye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

DMM’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen iddialara açıklama Haber

DMM’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen iddialara açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a atfedilen sosyal medya paylaşımlarının gerçek dışı olduğunu açıkladı. İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya mecralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a atfedilen iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirdi. Açıklamada, “İran veya Lübnan’a bir saldırı olursa bunu Türkiye’ye yapılmış sayarız” ve “Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu” yönündeki ifadelerin gerçek dışı olduğu vurgulandı. DMM, söz konusu içeriklerin Türkiye’nin bölgesel barışa yönelik tutumunu gölgelemeyi, ülkeyi çatışma ortamlarına çekmeyi ve kamuoyunda yanlış algı oluşturmayı amaçlayan dezenformasyon faaliyetleri olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bölgede yaşanan krizlerde her zaman barış, diplomasi ve sağduyuyu önceleyen bir yaklaşım sergilediği ifade edilen açıklamada, ülkenin uluslararası hukuka bağlı kalarak sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için çaba gösterdiği kaydedildi. Manipülatif içeriklere itibar edilmemesi ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği vurgulandığı açıklamada, Türkiye’nin bölgesel istikrar, adalet ve barış hedefleri doğrultusunda dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini de bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.