Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet

Beyoğlu Haber 24 - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEMAD 42 yıldır hak arama mücadelesinde Haber

TEMAD 42 yıldır hak arama mücadelesinde

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Bursa Şubesi Başkanı Ercan Aktaş ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Üyeler; astsubayların mesleki dayanışmasını, birlik ve beraberliğini simgeleyen ‘17 Ekim Astsubaylar Günü’ etkinliğini ve derneğin kuruluşunun 42. yıl dönümünü büyük bir gurur, heyecan ve sorumluluk duygusuyla kutladılar. Bursa’da Atatürk Anıtına Çelenk bırakarak saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nı okuyan TEMAD Bursa Üyeleri, mesleki sorunlara ve Astsubayların gündem konularına değindiler. "MÜCADELEMİZ HAKLARIMIZI ALANA KADAR DEVAM EDECEK" 42 yıl önce meslektaşların dayanışma iradesiyle temelleri atılan TEMAD; bugün Türkiye genelindeki yaygın teşkilat yapısı, 100 şubesi, binlerce üyesi ve köklü kurumsal birikimiyle emekli astsubayların kurumsal temsilcisi ve hak arama mücadelesinin en güçlü örgütlü sesi haline geldi. TEMAD Bursa Şube Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; 42 yıllık geçmişin emekli astsubayların hak, hukuk, adalet ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin tarihi olduğuna dikkat çekildi. Meslektaşların ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki ve özlük haklarının iyileştirilmesi adına raporlar hazırlandığı, kamuoyu oluşturulduğu, siyasi ve bürokratik makamlarla temaslar kurulduğu ve demokratik haklar çerçevesinde meydanlarda ses yükseltildiği önemle vurgulandı. TEMAD Bursa Şube Başkanı Ercan Aktaş, yapılan açıklamada, "Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki hak arama mücadelesi süreklilik isteyen bir süreçtir. TEMAD olarak dün olduğu gibi bugün de hukukun, demokrasinin ve meşru hak arama yollarının içerisinde mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu mücadele, haklarımızı alana kadar devam edecektir. Talebimiz adalet, emeğimizin karşılığı ve insanca yaşayabileceğimiz şartların oluşturulmasıdır." dedi. Aktaş açıklamasında, TEMAD’ın yalnızca mesleki sorunların çözümüyle sınırlı kalmayıp; ulusal bütünlüğe, Cumhuriyetin kazanımlarına, Atatürk ilke ve devrimlerine yönelik her türlü saldırı karşısında durmayı ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi temel bir görev kabul ettiğini ifade ederek, "Derneğimiz katılımcı demokrasiyi, insan haklarına saygıyı, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal dayanışmayı esas alan yapısıyla Türkiye'nin örnek sivil toplum kuruluşlarından biri olma vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir” dedi. ÖNE ÇIKAN TALEPLER VE ÖNCELİKLİ MÜCADELE ALANLARI Ülkesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine yıllarca sadakatle hizmet etmiş olan astsubayların öncelikli çözüm bekleyen talepleri şu şekilde sıralandı: Özlük ve Eğitim Hakları: Eğitim ve sosyal hakların iyileştirilmesi, görev ve sorumluluklarla uyumlu özlük haklarının sağlanması. Ekonomik Güvence: Ülkesine hizmet etmiş emeklilerin ekonomik kaygılar içerisinde yaşamaya mahkûm edilmemesi, insanca yaşanabilir şartların tesis edilmesi. Söz Hakkı: Astsubayların kendileriyle ilgili alınacak kararlarda ve süreçlerde söz sahibi olması. Sosyal Destek ve Dayanışma: İstihdam, konaklama, barınma, bakım, güvenlik ve hukuki destek imkânlarının genişletilerek hiçbir meslektaşın yalnız bırakılmaması.bu anlamlı günde başta görevleri başında şehit düşen ve ebediyete irtihal eden kahraman meslektaşlarını rahmet ve minnetle andığını, gazilere sağlıklı ömürler dilediğini ve görevdeki ile emekli tüm astsubayların 17 Ekim Astsubaylar Günü'nü kutladığını belirtti.

Kocaeli'de 29. yılın ilk perdesi 'Karar' ile açıldı Haber

Kocaeli'de 29. yılın ilk perdesi 'Karar' ile açıldı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin kültür ve sanat hayatına değer katan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kurulduğu günden bu yana sahnelediği birbirinden değerli eserlerle sanatseverlerin gönlünde yer edinen Kocaeli Şehir Tiyatroları, 29. sanat yılına görkemli bir başlangıç yaptı. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleştirilen sezon açılışında müziğin büyüsü tiyatronun heyecanıyla birleşti. Sanatseverlerin bir araya geldiği gecede, önce mum ışıkları eşliğinde müzik ziyafeti sunuldu, ardından izleyicilerin yalnızca seyirci olarak kalmadığı, oyunun sonucuna doğrudan etki ettiği “Karar” sahnelendi. Gece, tiyatronun geçmişine uzanan anlamlı konuşmalarla da ayrı bir değer kazandı. SANAT DOLU GECE MUM IŞIKLARIYLA BAŞLADI Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın 29. sanat yılı açılışı “Candle Concert” ile başladı. Mum ışıklarının oluşturduğu etkileyici atmosferde müziğin büyüsüne kapılan sanatseverler, yeni sezonun ilk dakikalarında unutulmaz bir deneyim yaşadı. Sahnenin ışıkları bu kez müziğin zarafetiyle buluşurken, konserin sıcak atmosferi geceye ayrı bir renk kattı. Sanatseverler, tiyatro perdesi açılmadan önce müzikle iç içe keyifli anlar geçirdi. Özel olarak hazırlanan konserde piyanist Dengin Ceyhan, çellist Esin Şahin ile vokalistler Fatih Kayhan ve Beste Gül Çınar sahne aldı. Piyano ve çellonun uyumuna eşlik eden güçlü vokaller, sanatseverlere müzik dolu bir akşam yaşattı. Mum ışıklarıyla bütünleşen sahne atmosferi yeni sezon açılışının coşkusunu daha da artırdı. Müziğin birleştirici gücüyle başlayan program, Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın yeni sanat yılına yakışan özel bir buluşmaya dönüştü. Konserin ardından sahne sırası tiyatroya geldi. Kocaeli Şehir Tiyatroları, 29. sanat yılının ilk oyununda izleyicileri vicdan, adalet ve sorumluluk kavramları üzerine düşünmeye davet eden “Karar” ile buluşturdu. Ferdinand von Schirach’ın eserinden Yücel Erten tarafından oyunlaştırılan ve Şakir Gürzumar’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, alışılmış tiyatro deneyiminin dışına çıkan kurgusuyla dikkat çekti. Mahkeme salonu atmosferinde ilerleyen oyun, seyircileri yalnızca sahnede yaşananları izlemeye değil, aynı zamanda kendi vicdanlarıyla yüzleşmeye davet etti. BU KEZ SON SÖZÜ SEYİRCİLER SÖYLEDİ Gecenin en dikkat çekici anları ise oyunun sonunda yaşandı. Sahnedeki hikâyenin bir parçası haline gelen seyirciler, bu kez jüri koltuğuna oturdu. Oyun boyunca karşılarına çıkan olayları, savunmaları ve sorgulamaları değerlendiren sanatseverler, gerçekleştirilen oylamaya katılarak sanığın suçlu ya da suçsuz olduğuna ilişkin kararlarını verdi. Böylelikle tiyatro sahnesinde yalnızca oyuncuların değil, izleyicilerin de söz sahibi olduğu farklı bir deneyim yaşandı. Her izleyicinin kendi adalet anlayışı ve vicdanıyla baş başa kaldığı oyun, sanatın düşündüren ve sorgulatan yönünü bir kez daha ortaya koydu. Oyunun ardından gerçekleştirilen konuşmalarda Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın geçmişten bugüne uzanan sanat yolculuğu da gündeme geldi. Kuruluşundan bu yana birçok sanatçının emeğiyle büyüyen ve kentin kültürel hafızasında önemli bir yer edinen Şehir Tiyatroları’nın gelişimi sanat dünyasının önemli isimleri tarafından değerlendirildi. Gecede konuşan sanatçılar, Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın yalnızca bir sahne değil, aynı zamanda yıllar boyunca pek çok sanatçının yetişmesine ve gelişmesine katkı sunan önemli bir kurum olduğuna dikkat çekti.

TEMAD Bursa Şubesi’nden astsubayların hakları için sert çağrı Haber

TEMAD Bursa Şubesi’nden astsubayların hakları için sert çağrı

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Bursa Şube Başkanı Ercan Aktaş, muvazzaf ve emekli astsubayların yaşadığı hak kayıplarına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Aktaş, TBMM, Millî Savunma Komisyonu ve ilgili bakanlıklara seslenerek, biriken mağduriyetlerin giderilmesi için acilen yasal adım atılması gerektiğini söyledi. “TALEBİMİZ AYRICALIK DEĞİL, ADALET” Astsubayların Türk Silahlı Kuvvetlerinin bel kemiği olduğunu vurgulayan Aktaş, meslek grubunun yıllardır hak ettiği statüye kavuşamadığını belirtti. Aktaş, kendilerinin ayrıcalık değil, üstlendikleri sorumluluğun karşılığını talep ettiklerini ifade etti. Ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun emekli astsubayları zor durumda bıraktığını dile getiren Aktaş, mevcut maaşların mesleki onurla bağdaşmadığını savundu. Görev ve makam tazminatlarındaki adaletsizliklerin son bulmasını isteyen Aktaş, fiilî risk, kıdem ve sorumluluğu esas alan yeni bir tazminat düzeni kurulması çağrısında bulundu. Aktaş, yapılacak iyileştirmelerin sadece görevdeki personeli değil, emeklileri de kapsaması gerektiğini söyledi. EK GÖSTERGE VE DERECE MAĞDURİYETİ TEMAD Bursa Şube Başkanı, ek gösterge sisteminin eğitim, görev niteliği ve kıdem dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Aktaş, intibak düzenlemelerinin geçmişi de kapsayacak şekilde yapılmasını istedi. Aktaş, astsubayların görev şartlarının zorluğuna dikkat çekerek nöbet yükü, yıpranma payı, terfi ve görev tazminatlarında adalet talep etti. Sağlık, barınma, eğitim ve sosyal tesis imkânlarının da meslek onuruna uygun seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca atama ve görevlendirmelerde aile bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayan Aktaş, görev kaynaklı sağlık kaybı yaşayan personele özel statü tanınmasını istedi. DÖRT MADDELİK ACİL EYLEM ÇAĞRISI TEMAD Bursa Şubesi adına yapılan açıklamada, çözüm bekleyen başlıklar dört maddede toplandı: Astsubayların özlük ve sosyal haklarını güvenceye alacak yasal düzenleme Görev/makam tazminatı, ek gösterge ve derece-kademe sorunlarının bütüncül çözümü TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik bünyesindeki astsubaylar için çalışma, atama ve terfi adaleti Maaş kayıplarının giderilmesi ve lojman, sağlık, eğitim, sosyal tesis imkanlarında eşitlik “MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ” Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Ercan Aktaş, sadaka değil, emeklerinin karşılığını istediklerini belirterek mücadeleyi hukuk ve demokrasi çerçevesinde sürdüreceklerini söyledi.

Mmeduh Büyükkılıç'tan Mevlid Kandili mesajı Haber

Mmeduh Büyükkılıç'tan Mevlid Kandili mesajı

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Mevlid Kandili münasebetiyle yayımladığı mesajında, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) dünyaya teşrifinin insanlık tarihindeki anlamına dikkat çekti. Başkan Büyükkılıç, Mevlid Kandili’nin yalnızca bir kutlama vesilesi olmadığını, aynı zamanda Hz. Muhammed’in örnek hayatını, insanlığa çağrısını ve bıraktığı eşsiz ahlak mirasını yeniden hatırlamak için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Büyükkılıç, Peygamber Efendimizin hayatının sevgi, merhamet, adalet, sabır, kardeşlik ve hoşgörü ekseninde şekillendiğine işaret ederek, bugün insanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların çözümünde bu değerlerin yol gösterici olması gerektiğini vurguladı. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz, insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkışının en güçlü sembollerinden biridir” mesajı veren Büyükkılıç, Hz. Muhammed’in (sav) yalnızca yaşadığı döneme değil, çağlar ötesine uzanan bir medeniyet ve ahlak anlayışının rehberi olduğunu belirtti. “İnsan Onurunun Korunması, Hepimizin Ortak Sorumluluğudur” Başta Filistin, Gazze olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden savaşlara, çatışmalara ve insanlık dramlarına da dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, özellikle masum insanların hayatını kaybettiği, çocukların ve ailelerin acı çektiği gelişmeler karşısında insanlığın ortak vicdanına daha fazla ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. “Mevlid Kandili, Gönüllerimizi Yeniden Buluştursun” Başkan Büyükkılıç, mesajının sonunda Mevlid Kandili’nin Kayseri’den başlayarak Türkiye’ye ve bütün İslam âlemine huzur, bereket ve kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu. Büyükkılıç, “Bu mübarek gecenin gönüllerimizi iyiliğe, merhamete ve kardeşliğe daha fazla yaklaştırmasını; ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa huzur ve esenlik getirmesini diliyorum” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” programında mevcut dünya düzeninin iflas ettiğini belirterek, insanlığın adil bir küresel mimariye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.