Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Abd

Beyoğlu Haber - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri ihracatta güçlü performansını sürdürdü Haber

Kayseri ihracatta güçlü performansını sürdürdü

Büyüksimitci, 2026 yılı temmuz ayında gerçekleştirilen ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,43 oranında artarak 368 milyon 22 bin 980 dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. İhracatta bir önceki aya göre de yüzde 8,76 oranında artış yaşandığını ifade eden Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin ilk yedi aylık ihracatının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,07 oranında artarak 2 milyar 296 milyon 758 bin 902 dolara yükseldiğini söyledi. Büyüksimitci, temmuz ayında Kayseri’den 149 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, ihracatta en fazla paya sahip sektörün kablo olduğunu söyledi. Kablo sektörünü mobilya ve elektrikli ev aletleri sektörlerinin yakından takip ettiğini ifade eden Büyüksimitci, temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ülkelerin ise Almanya, ABD ve Fransa olduğunu kaydetti. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere ve finansman koşullarındaki zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam eden tüm sanayici ve ihracatçılara teşekkür eden Büyüksimitci, ihracatın sürdürülebilirliği açısından finansmana erişimin büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Büyüksimitci, ihracatçılara yönelik desteklerin artırılmasının üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirterek, “İhracatçımızın önünü açacak, rekabet gücünü artıracak her türlü desteği kıymetli buluyoruz. Bu desteklerin önümüzdeki dönemde üretim ve ihracat rakamlarımıza daha güçlü şekilde yansıyacağına inanıyoruz” dedi. Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat'ın 1 Ekim itibarıyla döviz dönüşüm desteğinin artırılacağı yönündeki açıklamasına da değinen Büyüksimitci, "Emek yoğun, katma değerli üretim yapan ve istihdama katkı sağlayan sektörlerimizi güçlendirecek bu düzenlemeyi çok önemli buluyoruz. Küresel rekabetin zorlaştığı bu dönemde, ihracatçımızın rekabet gücünü koruyabilmesi için bu tür desteklerin artırılarak sürdürülmesini önemsiyoruz. İş dünyamızın beklentilerine karşılık veren bu düzenleme için Sayın Bakanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Başkan Büyüksimitci sözlerini, "Üretimden istihdama, ihracattan katma değere kadar ülke ekonomimize değer katan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza teşekkür ediyor, bu başarı çizgisinin yükselerek sürmesini

İzmirli Tuna’nın yeni hedefi Catalina Kanalı Haber

İzmirli Tuna’nın yeni hedefi Catalina Kanalı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün milli ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, dünya çapındaki en zorlu 7 açık deniz kanalı geçişi olarak kabul edilen Okyanus Yedilisi'nde (Ocean’s 7) dördüncü parkur olan Catalina Kanalı’nı geçmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Manş Denizi, Cebelitarık Boğazı ve Kuzey Kanalı geçişlerini başarıyla tamamlayan Tuna Tunca, dördüncü parkur için Amerika Birleşik Devletleri’ne gidecek. Milli yüzücü, hava ve deniz koşullarının uygun olması halinde 1-2 Eylül tarihlerinde Santa Catalina Adası ile Los Angeles kıyıları arasında bulunan yaklaşık 34 kilometrelik Catalina Kanalı’nda kulaç atacak. SIRADA MOLOKAİ KANALI, COOK BOĞAZI VE TSUGARU KANALI VAR Haziran 2025’te Manş Denizi’ni 13 saat 26 dakikada geçen sporcu, Eylül 2025’te Cebelitarık Boğazı’nı 5 saat 32 dakikada geride bıraktı. Tuna Tunca, Temmuz 2026’da ise Kuzey Kanalı’nı yaklaşık 16 saatlik mücadelenin ardından geçti ve serideki üçüncü parkurunu tamamladı. Ocean’s 7 kapsamında geçiş yapacağı dördüncü parkur olan Catalina Kanalı, yaklaşık 34 kilometrelik uzunluğuyla Tuna Tunca için yeni bir mücadele olacak. Geçiş öncesinde ABD’de gece yüzüşü kampına katılacak milli yüzücü, kanalın zorlu koşullarına hazırlanacak. Tunca, Catalina Kanalı’nı da başarıyla tamamlarsa Ocean’s 7 serisindeki hedefi doğrultusunda önemli bir aşamayı daha geride bırakacak. Milli yüzücü, Molokai Kanalı, Cook Boğazı ve Tsugaru Kanalı geçişlerini de gerçekleştirmeyi hedefliyor.

ABD'de öldürülen Sebahattin Çiftçi'nin eşinden adalet çağrısı: İki yıldır mağduruz Haber

ABD'de öldürülen Sebahattin Çiftçi'nin eşinden adalet çağrısı: İki yıldır mağduruz

ABD'nin California eyaletinde 2023 yılında silahlı saldırıda hayatını kaybeden Türk vatandaşı Sebahattin Çiftçi'nin eşi Dilber Çiftçi, cinayet zanlısının tutuklanmasına rağmen iki yılı aşkın süredir hem hukuki hem de maddi haklarına ulaşamadıklarını belirterek yetkililerden destek istedi. ABD'nin California eyaletine bağlı Oakland kentinde 2023 yılında silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Türk vatandaşı Sebahattin Çiftçi'nin ölümüyle ilgili süreçte ailenin mağduriyetinin sürdüğü öne sürüldü. Sebahattin Çiftçi'nin eşi Dilber Çiftçi, yaptığı açıklamada cinayet zanlısının tutuklanmış olmasına rağmen adalet sürecinin kendileri açısından tamamlanmadığını söyledi. Çiftçi, eşinin ölümünün ardından ne tazminat alabildiklerini ne de ABD'de bulunan banka hesabındaki paraya erişebildiklerini ifade etti. Eşine ait otomobil, kişisel eşyalar ve cep telefonunun da Amerika'da kaldığını belirten Dilber Çiftçi, yaşadıkları süreçte yeterli destek göremediklerini savunarak, "Eşimin banka hesabındaki paramıza ulaşamıyorum. Arabamız, kişisel eşyaları, telefonu... Her şeyi Amerika'da kaldı. Kimse bize yardımcı olmadı." dedi. Eşinin ailesine daha iyi bir gelecek sunabilmek amacıyla ABD'ye gittiğini anlatan Çiftçi, Sebahattin Çiftçi'nin bulunduğu yerleri sürekli kendisiyle paylaştığını belirterek, "Suçsuz yere öldürüldü. Şimdi hem eşimi kaybettim hem de hakkımız olan hiçbir şeye ulaşamıyoruz." ifadelerini kullandı. Sebahattin Çiftçi'nin öldürülmesi, aynı dönemde Oakland'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren bir diğer Türk vatandaşı Emre Bozkurt'un ölümüyle birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. İki olay arasındaki benzerlikler ve iki ismin birbirini tanıyor olması, cinayetlerin uzun süre gündemde kalmasına neden olmuştu. Dilber Çiftçi, tek taleplerinin maddi kazanç elde etmek değil, eşinden geriye kalan yasal haklara ulaşabilmek olduğunu belirterek, tazminat sürecinin sonuçlandırılmasını ve Sebahattin Çiftçi'nin ABD'deki banka hesabında bulunan paranın aileye teslim edilmesini istedi.

Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı Haber

Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 2026 yılı Temmuz ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artarak 25 milyar 621 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,2 yükselişle 32 milyar 989 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-temmuz döneminde dış ticaret hacmi 383,7 milyar dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre, Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 5,2 yükselişle 32 milyar 989 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu dönemde dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artarak 58 milyar 610 milyon dolara çıktı. 2026 yılının ocak-temmuz döneminde ise ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 601 milyon dolara, ithalat yüzde 4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artarak 383 milyar 710 milyon dolar oldu. Temmuz ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı geçen yılın aynı ayına göre 1,7 puan azalarak yüzde 77,7 seviyesinde gerçekleşti. Enerji verileri hariç tutulduğunda bu oran yüzde 89,4, enerji ve altın hariç hesaplandığında ise yüzde 90,8 oldu. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA YAPILDI Temmuz ayında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya'ya 2 milyar 41 milyon dolar, ABD'ye 1 milyar 689 milyon dolar ve İngiltere'ye 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İhracatta en fazla paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 44,8 olarak hesaplandı. İthalatta ise ilk sırada Çin yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 5 milyar 48 milyon dolar olurken, bu ülkeyi 2 milyar 522 milyon dolarla Almanya ve 2 milyar 117 milyon dolarla Rusya takip etti. İlk 10 ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 53,5 oldu. AB, İHRACATTA İLK SIRADA Ülke gruplarına göre temmuz ayında en fazla ihracat Avrupa Birliği'ne (AB-27) yapıldı. AB ülkelerine gerçekleştirilen ihracat 10 milyar 159 milyon dolar olurken, Yakın ve Ortadoğu ülkelerine 4 milyar 1 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 3 milyar 913 milyon dolar ihracat yapıldı. İthalatta da ilk sırayı AB-27 ülkeleri aldı. Bu ülkelerden yapılan ithalat 10 milyar 203 milyon dolar olurken, Asya ülkelerinden 9 milyar 553 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerinden ise 4 milyar 68 milyon dolar ithalat gerçekleştirildi. İMALAT SANAYİNİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 94,4 Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre temmuz ayında en fazla ihracat 13 milyar 327 milyon dolarla hammadde (ara malları) grubunda yapıldı. Bu grubu 7 milyar 920 milyon dolarla tüketim malları ve 3 milyar 654 milyon dolarla yatırım (sermaye) malları izledi. İthalatta ise en yüksek pay 22 milyar 886 milyon dolarla hammadde grubunda gerçekleşti. Sektörel bazda ihracatta en büyük pay imalat sanayisinin oldu. İmalat sanayisi, 24 milyar 190 milyon dolarlık ihracatla toplam ihracatın yüzde 94,4'ünü oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak gerçekleşti. İthalatta ise imalat sanayisi yüzde 82,2'lik payla ilk sırada yer aldı. Bu sektörde ithalat 27 milyar 121 milyon dolar olurken, madencilik ve taş ocakçılığı 3 milyar 644 milyon dolar, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü ise 1 milyar 297 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

Su ürünleri ilk çeyrekte ihracatını yüzde 24 artırdı... Levrek liderliğini sürdürdü Haber

Su ürünleri ilk çeyrekte ihracatını yüzde 24 artırdı... Levrek liderliğini sürdürdü

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ilk üç aylık döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, Çipura ihracatının yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerlediğini belirterek, "Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” dedi. SU ÜRÜNLERİ İHRACATINDA ASLAN PAYI EGELİ BALIKÇILARIN 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir, “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” diye konuştu. İHRACATTA İLK ÜÇ ÜLKE RUSYA, İTALYA VE HOLLANDA OLDU Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu" diye konuştu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderilen Japonya’ya 2026’nın ilk üç aylık döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yapıldığını belirten Demir, "ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” dedi.

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri Haber

Dünya Finansal Sisteminde paradigma değişimi: Doların seyri

İzmir Ekonomi Kulübü’nün düzenlediği “Ortak Gelecek için Ortak Akıl, Vizyon Arayışları” toplantısı Başkan Dr. Sıddık TOPALOĞLU'nun açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, küresel enerji piyasalarındaki kırılmaları ve doların dünya ticaretindeki sarsılan tahtını değerlendirdi. Akçaoğlu, "Enerji ticaretinin Yuan gibi yerel para birimlerine kayması, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ABD hegemonyasının sonu anlamına gelebilir" dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Ekonomi Kulübü, stratejik öneme sahip "Vizyon Arayışları" toplantı dizisi kapsamında bu ay Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’nu ağırladı. Moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülviyye Sanılı Aydın’ın üstlendiği toplantıda; iş dünyası, akademi ve kamu temsilcilerine küresel sistemin yeni yol haritası anlatıldı. Bretton Woods’tan Petrodolar Sistemine: Tarihsel Bir Kırılma Prof. Dr. Emin Akçaoğlu, konuşmasına 1945 sonrası ABD önderliğinde kurulan Bretton Woods sistemini hatırlatarak başladı. Bu düzenin NATO, IMF ve Dünya Bankası gibi yapılarla desteklendiğini belirten Akçaoğlu, sistemin 1971’de Başkan Nixon’un kararıyla altın standardından kopmasıyla yeni bir evreye geçtiğini ifade etti. 1973 petrol kriziyle birlikte doğan "Petrodolar" sisteminin altını çizen Akçaoğlu, "Petrol zengini ülkelerin gelirlerini ABD finansal varlıklarına (tahvil ve hisse senetleri) geri yatırması, doların küresel hakimiyetini perçinleyen temel mekanizmaydı. Ancak bugün bu döngü, jeopolitik riskler ve alternatif ticaret blokları nedeniyle ciddi bir tehdit altında," değerlendirmesinde bulundu. Enerji Arz Güvenliği ve Stratejik Riskler Toplantıda "İran Savaşı, Politik Riskler ve Küresel Enerji Piyasaları" başlıklı bir sunum yapan Akçaoğlu, enerji arz güvenliğine dair şu kritik uyarılarda bulundu: Hürmüz Boğazı ve Tedarik Zinciri: Küresel petrol ticaretinin ana damarı olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak herhangi bir aksama, enerji maliyetlerini öngörülemez seviyelere çıkarabilir. İran ve Bölgesel Çatışma: ABD ve İsrail’in İran eksenli hamlelerinin çok boyutlu olduğunu belirten Akçaoğlu, İran'ın ambargolara rağmen geliştirdiği "kendi kendine yeten ekonomi" modelinin direnç noktası oluşturduğunu söyledi. Enerji Bağımlılığı ve Türkiye: AB ve Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerin, bu küresel türbülanstan doğrudan etkileneceğini vurgulayan Akçaoğlu, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden cari dengeleri sarsabileceğine dikkat çekti. Doların Sonu mu? Yuan ve Dijital Paraların Yükselişi Prof. Dr. Akçaoğlu’na göre ABD için asıl tehdit, Çin’in ticaret ve teknoloji alanındaki istikrarlı büyümesi. Çin’in yenilenebilir enerji yatırımlarında liderliğe oynaması ve enerji ithalatında kendi para birimi olan Yuan’la yapması, küresel finansal sistemde bir paradigma değişikliğine işaret ediyor. "Enerji ticaretinin dolar dışı unsurlarla yapılması, sadece ekonomik bir tercih değil, siyasi bir meydan okumadır. Doların egemenliği, ABD'nin küresel yaptırım gücünün ana kaynağıdır. Bu sistemin sarsılması, küresel güç dengelerinin yeniden dağıtılması, ABD hegemonyasının kaybedilmesi demektir." Vizyoner Yaklaşım ve Gelecek Projeksiyonu Dünyadaki petrol rezervlerinin bittiği yönündeki yaygın söylemlere katılmadığını belirten Akçaoğlu, asıl meselenin rezervlerin varlığı değil, bu rezervlere erişim ve ticaretinin hangi kurallarla yapılacağı olduğunu ifade etti. İklim değişikliği anlaşmalarının ve enerji geçiş süreçlerinin önündeki engellerin, aslında büyük güçlerin pazar paylaşım mücadelesiyle ilgili olduğunu ekledi. Toplantı, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından, Prof. Dr. Emin Akçaoğlu’na sunulan teşekkür plaketi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.