İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, polis barikatıyla çevrili Meslek Fabrikası’ndaki nöbetin dördüncü gününde içeriye girdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası ve içindeki demirbaş niteliğindeki donanıma hukuka aykırı biçimde el konulması nedeniyle bugün sabah saatlerinde içerideki mevcut durumun tespitini talep etti.
Başkan Dr. Cemil Tugay başvurucu kurum adına “asil” sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah 10.00 sıralarında Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi.
Başkan Cemil Tugay, nöbetin dördüncü gününde polis barikatını geçerek mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girdi ve tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, “Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa polis eşliğinde işgale karşı bir irade göstermek üzere nöbet tutmaya devam ettik. Ancak sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
“BU BİR UTANÇ VAKASIDIR”
Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, “Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, abluka altına alınmış ve ele geçirilmiştir. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. İzmir’in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi, belediyenin her işini Ankara’da engellemeye çalıştılar. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum” diye konuştu.
Ülkemizde kötülüğün normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Tugay, “Artık, biz bu kötülüğü yapıyoruz, siz de kabullenmek zorundasınız anlayışı var. Bizden bunu istiyorlar. Türkiye’nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Türkiye iyi bir yere gitmiyor. Bu döner dolaşır, herkesin kapısının önüne gelir. Bu şekilde sağlıklı ve normal bir yaşam sürmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Başkan Tugay: Bu utanç vakasıdır
Başkan Tugay: Bu utanç vakasıdır
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, polis barikatıyla çevrili Meslek Fabrikası’ndaki nöbetin dördüncü gününde içeriye girdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası ve içindeki demirbaş niteliğindeki donanıma hukuka aykırı biçimde el konulması nedeniyle bugün sabah saatlerinde içerideki mevcut durumun tespitini talep etti.
Başkan Dr. Cemil Tugay başvurucu kurum adına “asil” sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah 10.00 sıralarında Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi.
Başkan Cemil Tugay, nöbetin dördüncü gününde polis barikatını geçerek mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girdi ve tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, “Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa polis eşliğinde işgale karşı bir irade göstermek üzere nöbet tutmaya devam ettik. Ancak sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
“BU BİR UTANÇ VAKASIDIR”
Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, “Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, abluka altına alınmış ve ele geçirilmiştir. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. İzmir’in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi, belediyenin her işini Ankara’da engellemeye çalıştılar. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum” diye konuştu.
Ülkemizde kötülüğün normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Tugay, “Artık, biz bu kötülüğü yapıyoruz, siz de kabullenmek zorundasınız anlayışı var. Bizden bunu istiyorlar. Türkiye’nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Türkiye iyi bir yere gitmiyor. Bu döner dolaşır, herkesin kapısının önüne gelir. Bu şekilde sağlıklı ve normal bir yaşam sürmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler